Başvurucu, Sancaktepe Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, imar uygulaması sonucu el konulan taşınmaz bedelinin ödenmesi davası sonunda hükmedilen bedelin tahsili amacıyla yaptığı icra takibine rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle Belediye tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmek zorunda kaldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, Sancaktepe Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, imar uygulaması sonucu el konulan taşınmaz bedelinin ödenmesi davası sonunda hükmedilen bedelin tahsili amacıyla yaptığı icra takibine rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle Belediye tarafından yapılan kısmi ödemeyi kabul etmek zorunda kaldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 11/10/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 11/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 30/5/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 25/12/2009 tarihinde, Belediye aleyhine, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, Sancaktepe ilçesinde bulunan 711 parsel numaralı taşınmazın hissedarı olduğunu, davalının yaptığı imar uygulaması sonucu taşınmazın elinden alındığını ve bedelinin ödenmediğini, Belediye tarafından takdir edilen bedelin düşük olduğunu belirterek, taşınmaz bedeli olarak 990,00 TL’nin ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, 3/3/2011 tarih ve E.2009/672, K.2011/38 sayılı kararla; başvurucunun taşınmazının bulunduğu alanda davalı tarafından yapılan imar uygulaması sonucu başvurucuya ait taşınmazdan “düzenleme ortaklık payı” (DOP) kesildiği, bunun karşılığında başvurucuya yeni arsa verilmediği ve bedel de ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 072,06 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 15/12/2011 tarih ve E.2011/11894, K.2011/21266 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır. Başvurucu, anılan ilâma dayalı olarak Belediye aleyhine 21/4/2011 tarihinde Kartal İcra Müdürlüğünün E.2011/3507 sayılı dosyasında başlattığı icra takibinde, asıl alacak, faiz ve yargılama giderleriyle birlikte toplam 371,35 TL'nin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonra, başvurucunun talebi üzerine davalıya ait taşımazlara haciz konulmuştur. Belediye, 28/2/2012 tarihinde, başvurucu aleyhine Kartal İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı şikâyet davasında, taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 15/11/2012 tarih ve E.2012/120, K.2012/788 sayılı kararla; davanın açılmasından sonra taşınmazlar üzerine konulan haciz şerhlerinin kaldırıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Başvurucunun talebi üzerine davalıya ait tüm hak ve alacaklara haciz konulmuştur. Belediye, 24/6/2013 tarihinde, başvurucu aleyhine İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı şikâyet davasında, hak ve alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması talebinin İcra Müdürlüğünce reddedildiğini, hacizlerin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 7/11/2013 tarih ve E.2013/466, K.2013/767 sayılı kararla; başvurucu vekili tarafından icra dosyasında bulunan bütün hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, İcra Müdürlüğünce 5/8/2013 tarihinde başvurucu vekilinin talebi üzerine dosyadaki tüm hacizlerin kaldırıldığı, davacı Belediye vekilinin hacizlerin kaldırılması nedeniyle davadan feragat ettiğini bildirdiği, bu şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kartal Adliyesinin kapatılmasından sonra icra takibine, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün E.2011/3507 sayılı dosyasında devam edilmiştir. Başvurucu vekili, 22/7/2013 tarihinde Belediyeye verdiği dilekçesinde, İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün E.2011/3507 sayılı dosyasında toplam 975,00 TL alacaklarının olduğunu, bu alacaklarına karşılık 000,00 TL ödenmesini kabul ettiklerini, ödeme yapılması karşılığında icra dosyaları ve fazlaya ilişkin haklarla ilgili tüm alacaklardan feragat ettiklerini, Belediyeyi ibra ettiklerini bildirmiştir. Başvurucunun alacağına karşılık 11/9/2013 tarihinde, başvurucu ve vekilinin bankadaki hesaplarına 000,00 TL ödeme yapılmıştır. Başvurucu, ödeme yapıldığını, 7/10/2013 tarihinde öğrendiğini belirtmiştir. Başvurucu, 11/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 10/12/2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” 5018 sayılı Kanun’un “Taşınır ve taşınmaz edinme” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı durumlarda gereken nicelikte ve nitelikte taşınır ve taşınmazları, yurt içinde veya yurt dışında, bedellerini peşin veya taksitle ödeyerek veya finansal kiralama suretiyle edinebilirler. Kamu idareleri, taşınmaz satın alma veya kamulaştırma işlemlerini yetki devri yoluyla bir başka kamu idaresi eliyle yürütebilir. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar Maliye Bakanlığı tarafından yönetilir. Bu tescil işlemleri, adına tescil yapılan idarenin taşınmazın bulunduğu yerdeki ilgili birimine bildirilir.” 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…” 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 18/6/2010 tarih ve 5999 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la eklenen “Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazmin” kenar başlıklı geçici maddenin son fıkrası şöyledir: “Bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez." 2942 sayılı Kanun’un, 24/5/2013 tarih ve 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değiştirilen, “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” kenar başlıklı geçici maddesinin sekizinci ve onbirinci fıkraları şöyledir: “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.…. Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.” 3/7/2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” kenar başlıklı maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”