(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/4892 E. , 2013/14702 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalının kendisi hakkında Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2005/1935-1936 Esas sayılı dosyalarından ta…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/4892 E. , 2013/14702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalının kendisi hakkında Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2005/1935-1936 Esas sayılı dosyalarından takibe geçtiğini, ancak davalıya bu miktar borcunun bulunmadığını, davalıdan 29/06/1998 tarihinde 1.000 YTL' sı bedelli borç para aldığını, karşılığında ise aynı bedelli imzasını ve adres bilgilerini taşıyan ancak hiçbir tarih kaydı taşımayan bir senet verdiğini,13/02/2004 tarihinde bu borcuna mahsup edilmek üzere 2.000 YTL' sını banka havalesi yoluyla ödediğini, davalının borcu döviz kuru üzerinden istemesi üzerine Bodrum 2. Noterliğinin 15329 yevmiye numaralı ihtarnâmesini keşide ettiğini, davalının daha önce almış olduğu 1.000 YTL' sı bedelli senede keşide ve ödeme tarihi ilave ederek faiz talebi ile birlikte takibe koyduğunu belirterek davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2005/1936 Esas sayılı takip dosyası için açılan menfi tespit davasının reddine,takip konusu alacağın %40' ı oranında icra inkâr tazminatının davacıda tâhsili ile davalıya verilmesine,Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2005/1935 Esas sayılı takip dosyası için açılan davanın kabulü ile, davacının takibe konu edilen alacak miktarı kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karar başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. 2013/4892-14702