3. Hukuk Dairesi 2021/5850 E. , 2021/11218 K. "" MAHKEMESİ : HAYRABOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesini…
**3. Hukuk Dairesi 2021/5850 E. , 2021/11218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HAYRABOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 28/02/2011 başlangıç tarihli ve on beş yıl süreli kira sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre davalının kira sözleşmesine konu taşınmazlarda armut fidanı yetiştireceğini, ilk beş yıl kira bedeli ödemeyeceğini, beş yıldan sonra tarlalardan elde edilen mahsulün belirli bir oranının kendisine verilmesi gerektiğini, ancak davalı kiracının elde ettiği mahsulün belirli oranını vermediği gibi, tarlalara gerekli bakımı yapmaması nedeniyle düşük miktarda mahsul elde edilmesine sebep olduğunu ileri sürerek; 2016 yılı hasat zamanından ödenmesi gereken şimdilik 4.000 TL ile aynı yıl için davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle elde edilememiş ürünün rayiç bedelinden şimdilik 1.000 TL'nin hasat sonu tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında davasını ıslah ederek talebini 97.247 TL'ye çıkarmıştır. Davalı; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, sözleşmeden kaynaklanan kira borçlarını usulüne uygun ödediğini, davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davalı kiracının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması nedeniyle davacının uğramış olduğu 97.247,05 TL kazanç kaybının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; taraflar arasındaki tüm sözleşmelerde elde edilecek ürüne ilişkin alt limitin belirlenmediği, kiracı tarafından taahhüt edilmiş sabit bir kira bedelinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. TBK'nın 112. maddesi, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlini düzenlemektedir. Buna göre; borç, hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.