8. Hukuk Dairesi 2018/8675 E. , 2018/13609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; 01.10.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 20.03.2009 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 2009 yılı m
**8. Hukuk Dairesi 2018/8675 E. , 2018/13609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; 01.10.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 20.03.2009 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 2009 yılı mart ayı ila 2014 yılı eylül ayı arası ödenmeyen kira bedelleri ile ödenmeyen bakiye kira bedellerinin toplamı olan 29.882,00 TL'nin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davacı vekili icra mahkemesine başvururak takibe konu borcun yasal süre içinde ödenmediğinden bahisle davalının taşınmazdan temerrüt nedeniyle tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, vekil edeninin davacıya borcu bulunmadığını, ödemelerin büyük bölümünün davacının oğlunun banka hesabına yapıldığını, bir kısmının davacının talimatı ile sözleşmeyi imzalayan aynı zamanda davacının akrabası olan ... elden teslim edildiğini, bir kısmının da evin tadilatları nedeniyle davacının da onayı alınarak kiradan kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafından sözleşme tarihinden itibaren gerek takip tarihine gerekse dava tarihine kadar her ayın kirasının ilgili ay içeresinde düzenli olarak sözleşmede belirtilen hesaba yatırılmış olduğu ve bu tutarların herhangi bir itiraz şerhi bulunmadan hesap sahibi tarafından nakit olarak çekilmiş veya ödemelerinde kullanılmış olduğu, ekstrede görülmeyen bazı aylar kiralarının da sözleşmede kiralayan olarak imzası bulunan kişiye ödenmiş oldukları gerekçesi ile davalının kira borcu bulunmadığı belirterek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. İ.İ.K'nun 269/a maddesi “Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.” hükmünü içerir. Davalı, yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak, ödenmediği iddia olunan kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen takibe, sözleşmenin varlığına ve aylık kira miktarına itiraz etmemiştir. Bu durumda kira ilişkisi ve talep konusu aylık kira bedelleri ile takip konusu miktar kesinleşmiştir. Ödeme emrindeki yasal 30 günlük sürede borcun ödendiği davalı tarafca ispat edilemezse temerrüt olgusu gerçekleşir. Somut olayda mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da aylık 600-TL üzerinden talep edilen 2009 – 2010 yılı kira dönemi için mart ayı ödemesinin yapılmadığı, nisan ayı ödemesi olarak 300,15 TL, eylül kirası olarak 470-TL, yine aylık 651-TL üzerinden talep edilen 2010 – 2011 yılı kira dönemi için borçlu tarafında 2010 yılı mart ve ağustos ayları için 550-TL, diğer aylar için 600-TL yatırıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekili davalı tarafından bazı aylar kirasının tadilat nedeniyle kiradan mahsup edildiği iddiasına da karşı çıktığına davalı da bu hususu yazılı belge ile ispatlayamadığına göre mahkemece temerrüt olgusunun gerçekleşmesi sebebi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.