14. Ceza Dairesi 2014/4116 E. , 2016/4128 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya iç…
**14. Ceza Dairesi 2014/4116 E. , 2016/4128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 tarih ve 142-240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada arttırım nedeni olabilmesi için hasarda devamlılık olması ve Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre de, suç tarihinde onsekiz yaşını ikmal etmeyen mağdurların ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin muayenenin suç tarihinden itibaren en az altı ay süre geçtikten sonra yapılması gerektiği, dikkate alınmadan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Kurulunun 13.01.2012 günlü raporuna göre post travmatik stres bozukluğu tanısıyla mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, mevcut raporda anılan süreye uyulmadığı anlaşılmakla yeniden Üniversite hastanesi ya da Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin rapor alınarak sanık hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.