Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasınakarar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; Derik Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında tasarlayarak adam öldürme, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal ve yasak silah taşıma suçlarından çıkarılan 24/2/2009 tarihli yakalama kararı üzerine24/4/2011 tarihinde Eyüp Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır. Derik Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda 10/8/2011 tarihli fezleke ile dosya Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve hazırlanan 24/8/2011 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yargılamaya Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/160 sayılı dosyası üzerinden başlanmıştır. Mardin Ağır Ceza Mahkemesi yargılamayı başvurucu yönünden tutuklu olarak devam ettirmiş ve 16/12/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu tarafından bu karara yapılan itiraz Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan karar29/12/2014 tarihinde başvurucu tarafından öğrenilmiştir. Başvurucu 12/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mardin Ağır Ceza Mahkemesince devam edilen yargılama sonunda 26/6/2015 tarihli kararla başvurucunun, çocuğu tasarlayarak öldürme suçundan müebbet hapis, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan(dokuz kez) 13 yıl 4 ay hapis, nitelikli konut dokunulmazlığını bozma suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5 yıl hapis ve 000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay Ceza Dairesi 13/12/2017 tarihinde bir kısım eksiklikler giderildikten sonra gerekirse ek tebliğname de düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. Eksiklikler giderildikten sonra anılan karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Ceza Dairesinin 23/5/2018 tarihli ve E.2018/989, K.2018/2466 sayılı ilamı ile çocuğu tasarlayarak öldürme, nitelikli konut dokunulmazlığını bozma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları yönünden onanmıştır. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.