Ceza Genel Kurulu 2016/191 E. , 2016/288 K. "" Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza İftira suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 267/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2011 gün ve 46-803 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.10.2014…
**Ceza Genel Kurulu 2016/191 E. , 2016/288 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza İftira suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 267/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2011 gün ve 46-803 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.10.2014 gün ve 17473-10613 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.11.2015 gün ve 339183 sayı ile; “Sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan belgelerden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/65683 soruşturma sayılı dosyasında bilirkişi raporunu hazırlayan adli tıp uzmanı ....'ın Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu uzman doktor olduğu anlaşılmaktadır. Grafoloji uzmanı olmayıp adli tıp uzmanı olduğu bildirilen ....'ın raporunun tek başına hükme esas alınamayacağı değerlendirilmektedir. Nitekim aynı konuya benzer nitelikteki Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2007 gün ve 139-202 sayılı kararında '...1412 sayılı CYUY’nın 66 ve benzer düzenlemeyi içeren 5271 sayılı CYY’nın 63. maddeleri uyarınca, hâkimin genel ve hukuki bilgisiyle çözemeyeceği, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulması zorunludur. 5271 sayılı CYY’nın 64. maddesinin 4. fıkrasında ise yasaların belirli konularda görevlendirdiği resmi bilirkişilerin öncelikle atanacağı hükmüne yer verilip, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasasının 23. maddesinde de; Fizik İhtisas dairesinin görevi 'Mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen silah, mermi, yazı (Grafolojik-daktiloskopik), fotoğraf, resim, imza, imza niteliğini taşıyan parmak izleri ile radyolojik, radyoizotop, klimatolojik, diğer fiziksel materyal ve olaylarla ilgili olarak incelemeler yaparak sonucunu bir raporla tespit etmek' şeklinde belirtilmiştir. Belgede sahtecilik suçlarında sahtecilik olgusunun saptanması özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, bu tür bir incelemenin öncelikle bünyelerinde grafoloji uzmanı bulunduran resmi kurumlara, bu mümkün olmadığı taktirde ise incelemenin grafoloji uzmanlarına yaptırılması zorunludur. Somut olayda, grafoloji uzmanı olmayıp, adli tıp uzmanı olduğu saptanan M. .... tarafından düzenlenen raporun bilirkişinin uzmanlık alanı ve yemininin yaptırılmamış olması dikkate alındığında hükme esas alınması hukuken olanaksızdır. Bilirkişi Muhittin Kaya tarafından düzenlenen 26.05.2003 tarihli rapora gelince, bu bilirkişinin de, grafoloji uzmanı olmadığı, konunun uzmanı olduğu belirtilerek inceleme yaptırılmış ise de uzmanlık konusunun grafoloji olduğuna ilişkin bir bilgiye yer verilmemesi,