T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/594 - 2026/232 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/594 KARAR NO : 2026/232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2024 NUMARASI : 2022/1213 Esas 2024/195 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.03.202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/594 - 2026/232 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/594 KARAR NO : 2026/232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2024 NUMARASI : 2022/1213 Esas 2024/195 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Sigorta AŞ vekili 13.08.2024 tarihli Dairemize gönderdiği istinaftan feragat dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat etmiş olduğundan, diğer istinaf edenler yönünden başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.11.2021 tarihinde davalı ...’ın sürücüsü olduğu, mülkiyeti ...’a ait, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile , davalı ... Sigorta AŞ tarafından ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan araç ile ...’ın sürücüsü olduğu ve ...’ın yolcu olarak bulunduğu aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kaza sonucunda sürücü ... ve ...’ın yaşamını yitirdiğini, vefat edenlerin davacıların, anne ve babaları olduğunu ve vefatları nedeniyle davacıların desteklerinden yoksun kaldıklarını, manevi olarakta zarar gödüklerini, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca davacıların her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde; aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davacının destek tazminatı yönünden ZMSS poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta Şirketinden 143.333,33 TL, İMMS poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta Şirketinden 333.333,33 TL, ... ve ...'ten 141.483,75 TL olmak üzere toplamda 618.150,41 TL olarak her bir davacı için bu miktar kadar olacak şekilde ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davacıların manevi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, davacıların destek ihtiyaçlısı konumunda olduklarının ispat edilmesi gerektiğini, davacı yanın avans faizi talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı açısından sorumluluğun kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta Şirketinde olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun öncelikle tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacıların tamamının yetişkin ve kendi bağımsız yaşamlarını kurduklarını, anne ve babalarının desteğine ihtiyaçlarının bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkin olduğu; dava konusu kazanın 05.11.2021 günü saat 07:39 sırasında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan kamyonu ile aynı yönde seyreden ... idaresindeki otomobilin arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile sağ şerit üzerinde çarpması daha sonra aynı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile tekrar çarparak taşıt yolu üzerinde aracının önünde sürüklenmesi sonucunda meydana geldiği ve otomobil sürücüsü ... ve aynı aracın sağ ön koltuğunda yolcu olarak bulunan ...'ın araç içerisinde sıkışarak kaza yerinde vefat ettiklerinin anlaşıldığı, trafik kazası tespit tutanağında, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında bulunan kusur raporunda ve aynı dosyada mevcut diğer bir kusur raporunda da; ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, ...'ın kusurunun bulunmadığının belirtildiği; mahkemece üç kişilik karayolları fen heyeti ile birlikte yapılan keşif neticesinde düzenlenen rapora göre de; aşırı hız ve yakın takipten dolayı önünde kendisininden az bir hızla düz seyreden araca arkadan iki kez çarparak onun sürüklenmesinde ve içerisinde yolcu olan sürücüyle birlikte olay yerinde aracın içinde sıkışarak ölümlerine sebep olan sürücü ...'in hadisede tam %100- oranında kusurlu bulunduğu, tek yönlü yolda en sağ şeridinden seyir etmekte iken aracının arka kesimine iki defa çarpılmayı önleyemediği kazada ...'ın kural ihlali ve kusurunun bulunmadığının bildirildiği, raporun karar vermeye elveriliş olduğu; davalıların maddi tazminat sorumluluklarının belirlenmesi açısından dosya bilirkişiye gönderilerek destek zararı hesaplatılmış ise de; dosya incelendiğinde davacıların anne ve babalarının ölüm tarihi itibariyle vefat edenlerin herhangi bir desteğinden mahrum kalmadıkları, destek yaşlarını geçtikleri, desteğe buna rağmen muhtaç olduklarını kanıtlayamadıkları, dinlenen tanığın da somut olarak parasal destekte bulunulduğunu ifade etmediği anlaşıldığından, maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, manevi tazminata yönelik talepleri yönünden ise; davacıların meydana gelen kaza ile birlikte duydukları acı ve üzüntü nedeniyle manevi olarak zarara uğradığına mahkemece vicdanen kanaat getirildiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli göz önüne alınarak manevi tazminata hükmedildiği, hüküm kurulurken sehven teminat dışı olmasına rağmen davalı ... Sigorta ayrılmadan hüküm fıkrası yazıldığı, bu duruma gerekçeli kararda değinilmekle yetinildiği gerekesiyle; "Davacı tarafın açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacı tarafın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, Miras bırakan ...'ın ölümü için davacı ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, miras bırakan ...'ın ölümü için davacı ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, davalılardan sigorta şirketlerinden ... Sigortanın sorumluluğunun 11.03.2022, ... Sigortanın sorumluluğunun 07.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta poliçesi kapsamında sınırlı tutulmasına, diğer davalılar açısından faizin başlangıç tarihinin 05.11.2021 tarihi olarak belirlenmesine," karar verilmiş hüküm davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş, davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından da istinaf yoluna başvurulmuş ise de, 13.08.2024 tarihli dilekçesiyle, davalı vekili istinaf başvurusundan feragat ettiklerini belirtmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davacıların destek zararının hesaplandığını, davacıların vefat edenlerin çocukları olduğunu, yetişkin dahi olsalar anne babanın çocuklarına destek olabileceğini, ayrıca destekliğin sadece para ve maddi olarak olması da gerekmediğini, diğer taraftan vefat edenlerin davacılara maddi olarak da destek olduğunu, buna ilişkin olarak ulaşabildikleri bir kısım banka dekontlarını istinaf dilekçesi ekinde dosyaya sunduklarını, yine vefat eden ...’ın Esnaf ve Kefalet Kooperatifinden çektiğine ve bu kredinin ... aracılığıyla oğlu olan davacı ...’a gönderdiğine dair dekontu da sunduklarını, tanıklar ile de desteklik durumunun kanıtladığını, bu nedenle taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden; manevi tazminatın düşük takdir edildiğini, davalının tam kusuru ile meydana gelen kazada davacıların anne ve babalarını kaybettiklerini, bu nedenle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının, diğer davalılar ile birlikte toplam 600.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların vefat edenlerin desteklik durumunu kanıtlayamadığını, manevi tazminatın da fahiş olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının, diğer davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, davacıların da davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talepleri bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının maddi tazminat talebini 3.425.668,83 TL olarak ıslah ettiğini, dolayısı ile bu miktar üzerinden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkeme verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle; destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, kaza tarihinde yetişkin ve evli olan davacıların, vefat eden anne ve babalarının düzenli olarak desteğinden mahrum kaldığını kanıtlayamadığından maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminatın da kısmen kabulüne karar verilmiştir. I--Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusu yönünden; mahkemece bu davalıya yönelik olarak kısmen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, akabinde davalı şirket vekili Av. ...'ın 13.08.2024 kayıt dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiklerine dair dilekçe sunduğu, vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 349.maddesinin 2. fıkrasında; “…Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapıldıktan sonra feragat edilmesi nedeni ile HMK'nın 349/2.maddesi uyarınca, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeni ile istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. II- Davacılar ve diğer davalıların istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Olay tarihinde, davalı ... sevk ve idaresindeki kamyon ile ön ilerisinde seyreden, davacıların babasının sürücüsü olduğu, annelerinin ise yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarparak, davacıların anne ve babasının vefatına neden olduğu, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporda, kazanın meydana gelmesinde, ön ilerisinde seyreden araca arkadan çarpan davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından, taraf delilleri toplandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde, kaza tarihinde 28, 35 ve 36 yaşlarında ve evli olan davacıların, vefat eden anne ve babalarının kendilerine desteklik durumunu kanıtlayamadığından, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminata yönelik olarak ise davacıların her biri için annesinin vefatı nedeniyle 100.000,00 TL, babanın vefatı nedeniyle 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği görülmüştür. Davacılar vekili, davacıların anne ve babasının desteklik durumunu kanıtlandığından bahisle maddi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacılar, vefat edenlerin çocukları olmakla birlikte, yetişkin ve evli olduğu anlaşılmaktadır. Reşit olmayan çocuklar TMK'nın 185/2 maddesine göre ana ve babanın, eşler ise TMK'nın 186/3 maddesine göre diğer eşin bakma zorunluluğu altında bulunurlar. Buna karşılık reşit olan çocuk, ana, baba, kardeş, nişanlı ve kanun ya da sözleşme ile verilmiş bir görev olmadan devamlı ve düzenli bir şekilde ölenden yardım gören veya gelecekte yardım göreceği umut edilen hizmetçi, kapıcı, evlatlık, vs. gibi kişiler yasalar gereği desteğin bakım sorumluluğu altında bulunmamaktadırlar. Bunun sonucu olarak bu tür davalarda, reşit olmayan çocuklar ana ve babanın, eşler ise diğer eşin kendilerine destek olacağını ispat etmek zorunda değildir. Buna karşılık yasa gereği desteğin kendilerine bakma zorunluluğu olmayan kişiler ise, açacakları destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ile aralarındaki bağlantıyı ölmeden önce desteğin kendilerine devamlı ve düzenli olarak ne miktarda ve ne şekilde baktığını, gelecekteki farazi destek için kendilerinin gelir durumu ile bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısını, desteğin gelir durumu ve bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı itibariyle kendilerine devamlı ve düzenli olarak hangi miktar ve ne şekilde bakacağını ispat etmeleri gerekir. Zira, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır şeklindeki genel hukuk prensibi yanında, TBK'nın 50. maddesi gereğince de zarar gördüğünü iddia eden zararını ispatlamakla yükümlüdür. Somut olayda, yetişkin birey olan davacılara vefat eden anne ve babalarının destek olma yükümlülüğünün bulunmaması yanı sıra, devamlı ve düzenli desteklik durumunun da kanıtlanmamış olmasına, düzenli olmayan ve ne için yapıldığı anlaşılmayan banka havalesinin ve davacıya verilmek için çekildiği iddia edilen kredinin düzenli desteklik durumunu kanıtlamaya yeterli olmamasına göre davacıların, maddi tazminata yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar ve davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacılar 05.11.2021 tarihinde meydan gelen trafik kazasında, anne ve babalarını kaybetmiş olup, her biri için ayrı ayrı manevi tazminat talep edebilecektir. Taraflarca manevi tazminatın olaya uygun takdir edilmediğini ileri sürmüş iseler de; manevi tazminatın yargısal içtihatlarla belirlenen amacı ve niteliği de gözetildiğinde, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutulduğunda, takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı vekili reddedilen maddi tazminat yönünden, ıslah ile artırılan dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiş ise de, tazminat istemli davanın reddi durumunda, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine karar verileceğinden, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmiş olasında isabetsizlik bulunmadığından davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4-Davalının, hakkında manevi tazminata yönelik dava olmaksızın manevi tazminata yönelik hüküm kurulduğuna yönelik istinaf sebebine gelince; ilk derece mahkemesi kararında, davalı sigorta şirketinin de manevi tazminattan sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında sehven sorumlu tutuğunu belirtmiştir. Davacıların davalı ... Sigorta Şirketinden manevi tazminata yönelik bir talebi olmaması yanı sıra davalının ZMMS kapsamında manevi tazminattan sorumluluğu da bulunmamasına rağmen, bu davalının manevi tazminattan sorumlu tutulmuş olması doğru olmadığından, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin buna yönelik istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusundan feragat nedeniyle reddine, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta Şirketinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeninden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın, bu davalı yönünden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararındaki bu davalının manevi tazminattan sorumluluğuna ilişkin kısımlar düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak yeninden esas hakkında hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurduktan sonra istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeni ile HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, II-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, III- Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacı tarafın açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE, 2-Davacı tarafın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, Miras bırakan ...'ın ölümü için davacı ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, Miras bırakan ...'ın ölümü için davacı ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL'nin davalılar ... Sigorta AŞ, davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, Davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun 07.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta poliçesi kapsamında sınırlı tutulmasına, diğer davalılar açısından faizin başlangıç tarihinin 05.11.2021 tarihi olarak belirlenmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden; a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70TL ve ıslah ile alınan 11.701,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.354,10TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davalılar ..., ... Sigorta Şirketi, ... Sigorta AŞ kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, 4-Manevi tazminat davası yönünden; a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 40.986,00TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.995,30TL harcın mahsubu ile bakiye 37.990,70TL harcın davalılar ... Sigorta AŞ, davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul oranına göre hesap ve takdir olunan davacı ... için 32.000,00TL, ... için 32.000,00TL, ... için 32.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta AŞ, davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, c)Davalılar ..., ... Sigorta AŞ'nin kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın ret oranına göre hesap ve takdir olunan ...'den 17.900,00TL, ...'den 17.900,00TL, ...'dan 17.900,00TL vekalet ücretinin alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, 5-Davacılar tarafından sarf edilen 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 2.156,50TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.656,50TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.290,20TL'sinin davalılar ... Sigorta AŞ, davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.600,00TL'den davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 238,47TL'sinin takdiren ... Sigorta AŞ'den, 1.361,53TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, IV- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusundan feragat etmiş olması nedeniyle yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 2- Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusu kabul edilen davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde iadesine, 4-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 1.169,40 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 316,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.485,40 TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-İstinaf başvurusu reddedilen davacılardan alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 304,40 TL'nin davacılardan alınarak, Hazineye irat kaydına, 6-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinden bırakılmasına, 7-İstinaf başvurusu reddedilen davalı ...'tan alınması gerekli 40.986,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 10.673,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 30.312,80 TL'nin davalı ...'tan alınarak, hazineye irat kaydına, Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinden bırakılmasına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.