DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1247 E. , 2024/150 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1247 Karar No : 2024/150 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Rezistans Isı Elektrik Endüstri ve Yapı Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyize
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1247 E. , 2024/150 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1247 Karar No : 2024/150 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Rezistans Isı Elektrik Endüstri ve Yapı Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2008 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden anılan yılın tüm dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri, vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2013 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı: Re'sen tarh edilen katma değer vergileri yönünden yapılan inceleme: İnceleme elemanına süresinde ibraz edilmeyen 2008 yılına ait defter ve belgelerin mahkemeye ibraz edilebileceğinin dava dilekçesinde belirtilmesi üzerine ara kararıyla davacıdan 2008 yılına ait defter ve belgeleri istenmiş, defter ve belgelerin ibrazı üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup taraflarca rapora itiraz edilmemiştir. Anılan rapor hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte bulunmuştur. Bilirkişi raporunda, 2008 yılına ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinde indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edilen tutarlarla incelemeye ibraz edilen faturalardan tespit edilen indirilecek katma değer vergisi tutarları arasında farklılıklar bulunduğu belirtilmiştir. Vergi inceleme raporunda yer alan ve davacı tarafından beyan edilen indirilecek katma değer vergisi tutarları yerine davacının mahkemeye ibraz ettiği ve kanuni defterlere kayıtlı mal ve hizmet alış faturalarında yer alan indirilecek katma değer vergisi tutarları esas alınarak davacının beyan tablosu yeniden düzenlenmiştir. Ara kararı ile davalı idareden, bilirkişi raporu ekinde yer alan ve davacı tarafından Mahkemeye ibraz edilen alış faturaları ve gider belgelerinin listeler halinde dökümü gönderilerek söz konusu belgeleri düzenleyenler hakkındaki görüş ve itirazları sorulmuş, varsa haklarında düzenlenen raporlar istenilmiştir. Bunun üzerine davalı idarece İbrahim Bayrak hakkında sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı nitelikte fatura düzenlediğine ilişkin vergi tekniği raporu bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, bilirkişi raporu ekinde bulunan ve davacının Mahkemeye ibraz ettiği yasal defterlere kayıtlı alış faturalarına ilişkin listede adı geçen mükellefçe düzenlenmiş faturaya rastlanılmamıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen beyan tablosu dikkate alındığında dava konusu tarhiyatın kısmen kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Re'sen tarh edilen katma değer vergilerinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan inceleme: Matrah farkının davacının beyanlarından bulunması ve defter ve belgelerin mahkemeye ibraz edilmiş olması hususları dikkate alındığında üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının bir kata indirilmesi gerekmektedir. Özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan inceleme: Davacının yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği sabit olup Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Karar Sonucu: Mahkeme bu gerekçeyle Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak bilirkişi tarafından yeniden düzenlenen beyan tablosunda belirtilen tutarlardaki katma değer vergileri, anılan vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir kata isabet eden kısımları ile özel usulsüzlük cezası yönünden davayı reddetmiş, bunlar dışındaki vergi ve cezaları kaldırmıştır. Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 15/02/2019 tarih ve E:2016/4108, K:2019/1053 sayılı kararı: Kararın, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle hukuka uygun görülmüştür. Defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacının daha sonra dava aşamasında bunları mahkemeye ibraz etmesi üzerine bu defter ve belgeler üzerinde sadece idareye inceleme yaptırılarak karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yaptırılarak düzenlenen rapora dayanılarak tarhiyatın azaltılmasına ve vergi ziyaı cezasının bir kata indirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle, davalının temyiz istemini kabul ederek kararın, tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş; tarhiyat yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemini bu nedenle reddetmiş; özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını ise onanmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , … sayılı ısrar kararı: Mahkeme, bu aşamada uyuşmazlığın üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin olduğunu belirterek bu yönden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/09/2021 tarih ve E:2020/24, K:2021/1210 sayılı kararı: Davacı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir ticaret şirketidir. Ticaret şirketleri kendisini oluşturan şahıslardan ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliği haizdir. Bunun sonucu olarak davacı şirket, hak ehliyeti ve fiil ehliyetine sahiptir. Dolayısıyla, borç altına girme veya haklarını kullanmaya yönelik olarak hukuki işlem yapma ve dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Kanunlar ya da şirket sözleşmesi genel kurula yetki vermediği sürece, limited şirketin amacı ve işletme konusuna giren her türlü hukuki işlem, kendisine temsil yetkisi verilen müdür ya da müdürler tarafından şirket adına yapılabilir ve bunun için şirket ünvanı kullanılabilir. Şirket müdürü tarafından şirketi temsilen yapılan bir işlemden söz edebilmek için ise öncelikle şirket adına hareket edilmiş olması gerekmektedir. Temsilci, hukuki işlemi yaparken şirket adına değil de kendi adına hareket etmekteyse bu işlemle doğrudan doğruya kendisini bağlamış olacaktır. Olayda, davacı şirketi her hususta en geniş şekilde temsil etme yetkisi şirket müdürü … 'ya verilmiştir. Davacı adına şirket müdürü tarafından dava açılmış ve verilen kararın aleyhe olan kısımlarına yönelik taraflar temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz incelemesi sürerken Av. … 'nin mahkemeler önünde açılmış veya açılacak olan davalarda şirket müdürü adına vekil tayin edilmesine ilişkin 26/09/2013 tarihli vekaletname dava dosyasına ibraz edilmiştir. Ancak, şirket müdürü adına düzenlenen vekaletname ile Av. … 'nin müdür adına vekil tayin edilmesi, şirket adına açılan davalarda bu vekaletnameye istinaden şirketin vekil ile temsil edilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Bu nedenle, Dairenin kısmen onama, kısmen bozma kararının tebliğ edildiği tarih itibarıyla şirket müdürü tarafından şirket adına usulüne uygun olarak bir vekaletname ile tayin edilmiş vekil olmadığından, şirketin bu tarihte vekille temsili söz konusu değildir. Daire kararının taraflara tebliğ edildiği tarihte davacı taraf vekil ile temsil edilmediğinden, kararın Tebligat Kanunu uyarınca davacı şirketin bilinen adresinda tebliğe çıkarılması gerekirken şirket yetkilisinin vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesinde usul ve kanuna uygunluk bulunmamaktadır. Davacı adına usulüne uygun olarak Av. … ile Av. … 'nin vekil tayin edilmesine ilişkin olarak düzenlenen 15/09/2021 tarihli vekaletnamenin 16/09/2021 tarihinde dava dosyasına eklenmesi, bu tarihten önce anılan avukatlara yapılan tebligatları usule uygun hale getirmeyeceği gibi söz konusu usulsüz tebligat üzerine davacının karar düzeltme yoluna başvurmadığı dikkate alındığında Dairenin bozma kararı davacı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden yargılamanın devam etmesi davacının adil yargılanma hakkının ihlâl edilmesine sebep olacaktır. Bu durumda, bozma kararı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin ısrar kararı verilmesi yargılama usulü kurallarına aykırı olduğundan ısrar kararının bozulması gerekmiştir. Kurul, bu gerekçeyle ısrar kararını bozmuştur. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı ısrar kararı: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine Danıştay Üçüncü Dairesinin 15/02/2019 tarih ve E:2016/4108, K:2019/1053 sayılı kararı davacı şirket vekiline 30/05/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan aynı tarihli dilekçede tebliğ edilen karara karşı kanun yoluna başvurulmayacağı belirtilmiştir. Vergi Mahkemesi, yukarıda belirtilen durum karşısında yargılamanın, Mahkemelerinin ilk kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 15/02/2019 tarih ve E:2016/4108, K:2019/1053 sayılı kararı ile bozulduğu aşamaya döndüğü tespitinde bulunarak önceki ısrar kararında belirtilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle aynı yönde ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla, davacılar tarafından mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde bu defter ve belgeler davacıdan istenilip defterlerdeki kayıtlar incelenip bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi idaresinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen defter ve belgeler davalı idareye gönderilmemiş, defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor dikkate alınarak ısrar kararı verilmiştir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına göre ise davacının defter ve belgelerinin davalı idareye gönderilmek suretiyle idarenin görüşü ve saptamaları alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiğinden ısrar kararının temyiz istemine konu hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir. Diğer taraftan, bozma üzerine verilecek kararda defter ve belgeleri saklama yükümlülüğünün, kanun yolu aşaması da dahil olmak üzere bir bütün olarak yargılama sona erinceye kadar devam ettiğinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.