T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1109 - 2026/601 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1109 KARAR NO : 2026/601 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2025 NUMARASI : 2023/912 E.- 2025/187 K. DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 22/04/2026 Mah…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1109 - 2026/601 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1109 KARAR NO : 2026/601 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2025 NUMARASI : 2023/912 E.- 2025/187 K. DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 22/04/2026 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait A... adresinde bulunan fabrikada 17/07/2023 tarihinde meydana gelen yangının çevresi tel örgülü alan içerisinde bulunan fabrika kiracısı ... tarafından geri dönüşüm amacıyla kullanılan demir profilden inşa edilmiş yapı ve bu yapının yakınında bulunan, geri dönüşüm amacıyla öbeklenmiş halde tutulan sair malzemenin üzerinde bulunan, bakım-onarım yükümlülüğü davalı şirkete ait elektrik hatlarının bir ya da birden fazla telinin kopması veya kıvılcım atması sonucu çıktığını, yangının geri dönüşüm malzemelerinin bulunduğu alanda başladığını, fabrikada üç ayrı kapalı bölüm olduğunu, 2700 m2 demir profilden inşa edilmiş olan çalışma alanının tamamen yandığını ve yıkıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fabrikanın yanması ve yıkılması zararı açısından şimdilik 10.000,00 TL, alan temizliği ve yeniden inşa için yapılmış masraflar açısından 10.000,00 TL, fabrika kullanılamaz hale geldiğinden elde edilemeyen kira vb. gelir kaybı dolayısıyla 10.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, Ankara Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen Jandarma Teknik Analiz Raporu ve kamera kayıtlarına göre yangının elektrik hatlarının kopmasından önce başladığını, dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, elektrik kesintisinin yangından yaklaşık 30 dakika sonra meydana geldiğini, kablo kopmasının yangın sonucu gerçekleştiğini, normal işletme koşullarında hatlardan kıvılcım çıkmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın ve kiracının yangına karşı gerekli önlemleri almadığını, zararın kapsamının ve yanıcı malzemelerin niteliğinin ispatlanamadığı belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, davacı şirkete ait fabrikada 17/07/2023 tarihinde meydana gelen yangının, davalı ... A.Ş.'ye ait yüksek gerilim hatlarının kopması veya kıvılcım atması sonucu çıktığının itfaiye raporuyla da desteklendiğini, ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ve çelişkili değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi kök raporunda yalnızca tel kopması ihtimali üzerinde durulduğunu, buna karşılık kıvılcım atlaması ihtimalinin teknik olarak yeterince incelenmediğini, ek raporda ise iletken altındaki istifli malzemelerin yüksekliğinin mevzuata aykırı olması halinde yangına sebebiyet verebileceğinin kabul edilmesine rağmen bu hususun kusur değerlendirmesinde gereği gibi dikkate alınmadığını, ayrıca bilirkişinin hukuki nitelendirme yaparak kusur yokluğu sonucuna ulaşmasının HMK'nin 279 md'sine aykırı olduğunu, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, davalı şirketin faaliyetinin tehlike arz eden işletme niteliğinde olduğunu, bu nedenle kusursuz sorumluluk hükümleri gereğince yalnızca uygun illiyet bağının bulunmasının sorumluluk için yeterli olduğunu, dosya kapsamındaki delillerin yangının elektrik hattı kaynaklı olduğuna işaret ettiği halde mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verildiğini, oysa Yargıtay içtihatları doğrultusunda benzer olaylarda elektrik hatlarından kaynaklanan yangınlarda işletmenin sorumluluğunun kabul edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE; Davada, davalı şirkete ait elektrik iletim hattından kaynaklandığı iddia edilen yangın nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiştir. 6098 sayılı yeni TBK’nın 69’uncu maddesinde “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, başka bir deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir. Buna göre, elektrik iletim direkleri de maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan, elektrik iletim direklerinin sahibi tesisin korunmasından ve bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Somut olayda; davacıya ait fabrikada 17/07/2023 tarihinde yangın meydana gelmiş olup uyuşmazlık, yangının davalı şirkete ait elektrik iletim hattından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda toplanmaktadır. Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 03/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, "Yangın olayının yaşandığı ve davacı şirketin mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinden davalı ...' a ait 34,5 kV çalışma gerilimi olan havai enerji hat iletkenlerinin geçmekte olduğunu, dosyaya sunulan Bakım Formlarına göre söz konusu davalı ...' a ait havai enerji hat iletkenlerine ve direklerine ait periyodik bakımların düzenli olarak yapıldığı, Jandarma Kriminal Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen görüntü analizlerine göre yangının 10.19.43'de başladığı, CD içerisindeki video görüntüleri analizlerine göre davalı ...' a ait havai hat iletkenlerinden 3 tanesinin saat 10.49.19'da, 1 tanesinin ise saat 10.49.57'de koptuğu, video görüntülerindeki iletken kopma saatinin Kesinti Yönetimi Sistemi (OMS) enerji kayıtlarındaki enerji kesilme saati ile birebir örtüştüğü, tüm bunlara istinaden yangının başlamasında davalı ...' ın herhangi bir kusurunun olmadığı" belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine alınan 03/02/2025 tarihli ek raporda ise; kamera kayıtları, tanık beyanları ve Kesinti Yönetimi Sistemi (OMS) kayıtlarına göre havai hat iletkenlerinin yangın sonrasında koptuğunun açık olduğunu, davaya konu olan yangının havai hat iletkenlerinden kıvılcım atmasından kaynaklanma ihtimalinin de bulunmadığını, zira havai hat iletkenlerinden dolayı meydana gelen yangınların büyük bir kısmının iletkenlerin direklere bağlandığı noktalardaki gevşeklikler sebebiyle oluşan arklardan kaynaklandığını, ancak davacı tarafın talebi üzerine mahallinde yapılan keşif incelemelerine istinaden düzenlenen Ankara Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/100 D. İş sayılı dosyasına alınan 07.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre iletkenleri taşıyan 2 adet diregin davaya konu olan geri dönüşüm fabrikasının içerisinde olmadığını, olay günü iletkenlerin direğe bağlandığı noktalarda bir kıvılcım oluşmuş olsa dahi yangının geri dönüşüm fabrikasının dışında başlayacağını, ayrıca olay günü havai hat iletkenlerinde kıvılcım meydana gelmiş olsaydı bu kıvılcımların hattın enerjisi kesilene kadar (saat 10.49.21) devam edeceğinden oluşan bu kıvılcımların hem tanıklar tarafından hem de itfaiye görevlileri tarafından rahatlıkla görülebileceğini, ancak gerek tanıklar gerekse itfaiye raporunda devam eden bir kıvılcım atlamasından bahsedilmediğini ve yine yangın raporunda koparak yere düşen bir çelik ya da alüminyum parçasının tespit edilmediğini, bu durumun da teknik olarak yangının kıvılcım atmasından kaynaklanmadığını gösterdiğini, diğer yandan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44/h maddesinde verilen Çizelge-8 gereği iletkenin alt noktası ile iletkenlerin altına istiflenmiş geri dönüşüm malzemelerinin üst noktası arasındaki mesafenin en az 2,5 metre olmak zorunda olduğunu, bu mesafenin 34,5 kV değerindeki gerilimin en yakın başka bir ağaca, malzemeye, ürüne, canlıya vb. atlama mesafesi olduğunu, mahallinde inceleme yapan görevliler tarafından iletken altındaki malzemelerin yaklaşık yüksekliğinin ölçülmemiş olduğunu, ancak böyle bir sebeple yangın başlamış olsa dahi iletken altına olması gerekenden daha yüksek kotta tehlikeli bir şekilde malzeme istifleyen işletmenin kusurlu olacağı" belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarının; hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmış olup, tüm dosya kapsamı itibariyle 17/07/2023 tarihinde meydana gelen yangının, davalı şirkete ait elektrik hattından kaynaklandığı ispat edilememiştir. Aynı olaya ilişkin olarak dava dışı kiracı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davası Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2025 tarih, 2023/905 E.- 2025/670 K. sayılı dosyası karara bağlanmış, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 22/04/2026 tarih, 2026/44 E- 2026/602 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 22/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır