4. Hukuk Dairesi 2009/6493 E. , 2010/3704 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 04/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ... yönünden İdari Yargının görevli olduğuna, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 13/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle t…
**4. Hukuk Dairesi 2009/6493 E. , 2010/3704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 04/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ... yönünden İdari Yargının görevli olduğuna, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 13/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacılar, desteğin sürücüsü olduğu aracın davalılardan ... Belediyesi sınırları içerindeki Devlet Su İşleri’ne ait sulama kanalına düşerek yaşamını yitirmesi nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Yerel mahkemece, davalılardan ... hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, desteğin sürücüsü olduğu aracın virajı alamayarak belediye sınırları içerisinde bulunan sulama kanalına düştüğü ve araç içerisinde sıkışan desteğin boğularak öldüğü anlaşılmaktadır. Davacılar, davalılardan ...’nın, yerleşim yerine komşu (mücavir) alan içerisinde bulunan sulama kanalının etrafına çit çekmek, korkuluk koymak gibi güvenlik önlemlerini almadığını ve yol üzerine gerekli trafik işaretlemelerini yapmadığını ileri sürerek sorumlu tutulmasını istemişlerdir. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacılar; açıkça, davalı idarenin hizmet kusuruna dayanmışlardır. Hizmet kusurundan doğan isteklerin, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince, idareye karşı idari yargı yerinde açılacak tam yargı davasında ileri sürülmesi gerekir. Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...’nın öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.