6. Hukuk Dairesi 2011/9747 E. , 2011/9156 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :16.6.2005 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali takibin devamı ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin işlemiş faiz istemi y…
**6. Hukuk Dairesi 2011/9747 E. , 2011/9156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :16.6.2005 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali takibin devamı ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin işlemiş faiz istemi yönünden reddine karar verilmiş, hüküm reddine karar verilen kısım yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasının gerektiği öngörülmüştür. Asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 16.06.2005 tarihli kısa kararda, “davanın kısmen kabulü ile, davalının Kartal 2.İcra Müdürlüğünün ... takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 15.000.000.000 TL kira alacağı, 5.400.000.000 TL KDV, 1.000.000.000 TL gecikme zammı, 1.389.600.000-TL KDV faiz alacağı ve 20.400.000.000-TL nin takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz yönünden talebin reddine, takibin devamına karar verilen 20.400.000.000-TL nin % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine...” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “davanın kısmen kabulü ile, davalının Kartal 2.İcra Müdürlüğünün ... takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 15.000.000.000 TL kira alacağı, 4.500.000.000 TL KDV, 1.000.000.000 TL gecikme zammı, 1.389.600.000-TL faizi ve 20.400.000.000-TL nin takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz yönünden talebin reddine.Takibin devamına karar verilen 20.400.000.000-TL nin % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine...” karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında KDV alacağı yönünden çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.