Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. şirketi ile müvekkilimiz arasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/359 Esas sayılı dosyası ile alacak davası görüldüğünü, ilgili dilekçeler usulüne uygun şekilde davalı şirket ve vekiline tebliğ edilmesine rağmen, dava sonucu beklenmeden şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve şirket ticaret sicilinden de terkin edildiğini, alınan tasfiye kararının, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, şirkete ait olan bazı aktiflerin tasfiyede dikkate alınmamış olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını teminen Mahkemenizden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek ... Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; her ne kadar huzurda tasfiyesi tamamlanmış ve sicilden terkin edilmiş "... Ltd. Şti." nin yeniden ihyası talepli dava açılmışsa da bu davanın konusuz ve yersiz olduğunu, "... Ltd. Şti." yasa ve usule uygun olarak tasfiye sürecini tamamlayarak terkin edildiğini, 12.02.2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi' nde tasfiye sürecine girdiği ilan olmuş ... T.C. Nolu ...'ın tasfiye memuru olarak atandığını, üç farklı tarihte alacaklılara çağrıda bulunulduğunu, alacaklılara TTSG’de yapılan son ilanın ardından altı ay geçtikten sonra şirketin tasfiyesinin gerçekleştiğini ve sicilden terkin edildiğini, usulüne uygun atanmış tasfiye memuru ile sürecin yasaya uygun olarak ilerlemiş olduğunu; alacaklılara üç kez çağrı yapıldığını , son çağrıdan 6 ay sonra tasfiye sürecinin sonlandırıldığını ve alacaklılara tüm ödemeler yapıldığını, bu nedenle huzurda açılan dava konusuz kaldığını, davacı tarafın tasfiye olunan "... Ltd. Şti." den herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.