Başvuru, gözaltında kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltında kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 31/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla elde edilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeliğinden Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 11/8/2016 tarihinde Ankara’da gözaltına alınarak Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü nezarethanesine konulmuştur. 12/8/2016 tarihinde doktor raporu alındıktan sonra kapısında “Aranan Şahıslar Büro Amiri” yazılı bir odaya alınarak üç polis memurunun işkence yaptığını öne sürmüştür. 13/8/2016 tarihinde yapılan muayene esnasında yanında polis de bulunduğu için yalnız bel ağrısı olduğunu söyleyebildiğini belirtmiştir. Başvurucu 14/8/2016 tarihinde Bursa Emniyet Müdürlüğüne getirilmiştir. A. Doktor Raporları Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinde tanzim edilen raporlar:- 11/8/2016 saat 22: Darp ve cebir izi yoktur.- 13/8/2016 saat 15: Darp ve cebir izi yok, bel ağrısı şikâyeti bulunmaktadır. Bursa Devlet Hastanesinde düzenlenen raporlar:- 14/8/2016 saat 22: İki bölgede ekimoz bulunduğu anlaşılmıştır. Hekimin yazısı okunaksız olduğundan rapordaki ayrıntılar anlaşılamamıştır.- 15-18/8/2016 tarihleri arasında yapılan muayenelerde yeni darp ve cebir izi bulunmamıştır.- 19/8/2016 saat 44: Sol omuz ve boyun solda, bel orta alt kısımda eski sıyrıklar bulunmakta; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir, yeni darp ve cebir izine rastlanmamıştır.- 20-22/8/2016 tarihli raporlarda yeni darp ve cebir izi tespit edilmemiştir. B. Olayla İlgili Yapılan İlk İşlem Başvurucu 21/8/2016 tarihinde kollukta ifadesi alınırken avukatına işkence gördüğünü söylemiş, avukatı da 22/8/2016 tarihinde Bursa Baro Başkanlığına bildirimde bulunmuştur. Bursa Baro Başkanlığı, Ceza ve Tutukevleri İzleme Kuruluna (İzleme Kurulu) dilekçeyi göndermiştir. İzleme Kurulu ise Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunmuştur. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 8/9/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. 23/8/2016 tarihli şikâyet dilekçesiyle başvurucu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunmuştur. Başvurucu şikâyet dilekçesinde 11/8/2016 tarihinde saat 00’de Ankara’daki evinden gözaltına alınarak Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü nezarethanesine götürüldüğünü, nezarethaneden saat 25’te çıkarıldığını, adli rapor aldırıldıktan sonra saat 35’te kapısında “Aranan Şahıslar Büro Amirliği” yazılı odada ayrıntılı eşkâllerini verdiği üç polis memurunun darp, tehdit ve hakaretlerine maruz kaldığını, olaylara Bakanlıkta memur olarak çalışan ve aynı suçlamayla gözaltına alınan İ. isimli kişinin de tanık olduğunu, muayene olurken yanında polis memuru da olduğu için doktora sadece belinin ağrıdığını söyleyebildiğini, polisin doktora bir şeyler fısıldadığını, daha sonraki raporlarında ise darp izlerinin tespit edildiğini ifade etmiştir. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 9/9/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı her iki dosyayı birleştirerek 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işleme koymama kararı vermiştir. 10/10/2016 tarihli kararın ilgili kısmı şöyledir: “…Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi'nin 11/08/2016 tarih ve 5/2098 numaralı raporunda "Darp, cebir yoktur" şeklinde doktor kanaati görülmüş, müştekinin iddialarını doğrulayacak derecede başkaca herhangi bir delile de rastlanılmamıştır. Bu nedenle müştekinin işkence ve tehdide maruz kaldığı yönündeki genel ve soyut nitelikte olan, ciddi bulgu ve belgelere dayanmayan şikâyet dilekçesinin 4483 Sayılı Yasanın 5232 Sayılı Yasa ile değişik 4/son maddesi gereğince İŞLEME KONULMAMASINA,Kararın müşteki vekiline bildirilmesine,Danıştay Dairesinin 03/03/2005 tarihli 2004/794 Esas ve 2005/301 karar sayılı içtihadı gereğince kesin olarak karar verildi.” Kararın başvurucuya tebliğ edildiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır Olayla İlgili Olarak Yapılan İkinci İşlem Başvurucu vekilinin Bursa Baro Başkanlığına yaptığı ihbar sonucunda Bursa Barosu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2/12/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: “Müşteki vekilinin Bursa Baro Başkanlığına vermiş olduğu şikayet dilekçesinde müştekinin Bursa TEM'deki ifadesine CMK görevlendirmesi ile girdiğini, müştekinin 12/08/2016 tarihinde Ankara’da göz altına alındığını, 13 veya 14 Ağustos 2016 tarihinde Ankara’da gözaltında bulunduğu esnada Asayiş Büroda görevli polis memurlarının kendisine fiziki olarak işkence yaptıklarını, ailesine zarar vermekle tehdit ettiklerini, bu hususları müşteki ifadesinden tespit ettiğini beyan ettiği, Bursa Baro Başkanlığınca evrakın Başsavcılığımıza gönderildiği, ancak aynı olayla ilgili olarak Başsavcılığımızın 2016/135780 soruşturma nolu dosyasında soruşturma yapılarak dilekçenin işleme konulmama kararı verildiği, kararın gerekçesinde Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinin 11/08/2016 tarih ve 5/2098 no lu raporunda müştekinin vücudunda darp cebir izinin bulunmamasının gerekçe gösterildiği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmıştır.NETİCE: Müştekinin işkence ve tehdite maruz kaldığına dair iddiasının genel ve soyut nitelikte kaldığı, bu hususta daha önce Başsavcılığımızca soruşturma yapıldığı anlaşıldığından, şüpheli polis memurları hakkında mükerrer soruşturma nedeni ile CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA…” Bu karara yapılan itiraz Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/1/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. 4/10/2017 tarihinde tebliğ edilen karara karşı başvurucu 31/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4483 sayılı Kanun'un , , ve maddelerinin ilgili kısımları şöyledir: “Amaç Madde 1 – Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.""KapsamMadde 2 – Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır. … (Ek: 2/1/2003-4778/33 md.) 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245 inci maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.""Olayın yetkili mercie iletilmesi, işleme konulmayacak ihbar ve şikayetler Madde 4 – Cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar veya şikayette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler. Diğer makam ve memurlarla kamu görevlileri de, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini ihbar, şikayet, bilgi, belge veya bulgulara dayanarak öğrendiklerinde durumu izin vermeye yetkili mercie iletirler. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2004-5232/2 md.) Bu Kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar veya şikâyetlerde kişi veya olay belirtilmesi, iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması, ihbar veya şikâyet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur. (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2004-5232/2 md.) Üçüncü fıkradaki şartları taşımayan ihbar ve şikâyetler Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikâyette bulunana bildirilir. Ancak iddiaların, sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olması halinde ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgâh adresinin doğruluğu şartı aranmaz. Başsavcılar ve yetkili merciler ihbarcı veya şikâyetçinin kimlik bilgilerini gizli tutmak zorundadır.""İtiraz Madde 9 – Yetkili merci, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildirir. (Değişik ikinci fıkra: 20/8/2016-6745/4 md.) Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçi, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür. İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), g (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir.”