10. Hukuk Dairesi 2024/16074 E. , 2025/1620 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/337 E., 2024/327 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vek…
**10. Hukuk Dairesi 2024/16074 E. , 2025/1620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/337 E., 2024/327 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı Kurumdan 01.11.2015 tarihinden itibaren, ....sicil numarası ile emekli babası ... üzerinden yetim aylığı aldığını, davalı Kurumdan kendisine yine sözlü olarak muvazaalı boşanması nedeniyle aylığının kesildiğinin söylendiğini, müvekkilinin kendisine yetim aylığı bağlanması için hileli davranışlarda bulunduğunun söylenemeyeceğini, yetim aylığının bağlanmasının sebebinin babası ...’ın vefat etmesinden dolayı olduğunu, babasının ölüm tarihi ile yetim aylığının başlanma tarihi arasında beş sene gibi uzun bir süre bulunduğunu, aylığın kesilmeden önce aldığı son net aylık tutarın 484.48 TL olup 4 çocuğa sahip bir annenin bu meblağla geçimini sağlaması ve bu tür yollara başvurmasının gerçeklikten uzak olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan araştırmanın eksik olduğunu belirterek, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının, kesilme tarihi itibariye yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine, müvekkilin davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenince hazırlanan 30.04.2018 tarih ve 2018/Sarıtaş-103 sayılı rapor incelendiğinde davacının ikametgah adresi olan İstasyon Mah. Şehit Gürkan Arıtürk Sk. N.23A/1 .../Konya adresinde bulunan apartmanda çevre soruşturması yapıldığını, yapılan araştırmada davacının ikametgah adresinde boşandığı eşi ...'ün annesi ... ile görüşüldüğünü, Söğütlü Mahallesinde eski eşi ... ile birlikte ikamet ettiğini beyan ettiğini, Söğütlü Mahallesinde yapılan araştırmada da bu hususun ispatlandığını, davacının alınan ifadesinde "ikametgah adresinin Akşehir olmamasına rağmen bu adreste olmasının sebebinin evin tapusu ve arka tarafında bulunan arazinin tapusunun üzerinde olduğunu" beyan ettiğini, davacının kendisine bu kadar rahatsızlık veren eski eşinin yakınında bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kurum müfettişlerince yapılan araştırmada davacı ve dava dışı boşandığı eşi üzerinde farklı su abonelikleri olduğuna ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından Kurumca yersiz ödenen yetim aylıkları nedeniyle borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının kesilen yetim aylığının kesildiği tarih olan 09.10.2015 tarihi itibari ile yeniden bağlanmasına, aksine tesis edilen 10.09.2018 tarih ve 60991618-HTİ.3/1523447 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararıyla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her ne kadar davalı Kurumca davacının boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespiti üzerine davacının ölüm aylığının durdurulmasına karar verilerek davacı aleyhine yersiz ödeme nedeniyle borç çıkarılmış ise de toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının, yersiz ödemenin oluştuğu iddia edilen 18.11.2015 - 20.07.2018 tarihleri arasında, çocukları, kayınvalidesi ve kayınbabası ile birlikte yaşadıkları; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmanın gerçekleştiği tarihten sonra fiilen birlikte yaşamadıkları, dolayısıyla davalı Kurumun, davacının ölüm aylığının kesilmesi ve davacıya yersiz ödeme nedeniyle borç çıkartılması işlemlerinin yerinde olmadığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Eldeki davada davacının eşinden 09.10.2015 tarihinde boşandığı, Kurumca yapılan denetimde eski eşinin annesi ...'ün alınan beyanında davacı ile aynı evde kaldıklarını belirttiği, çevre araştırmasında beyanda bulunan mahalle muhtarı ...'ün de davacı ile eski eşi İbrahim'in beraber yaşadıklarını belirttiği, davacının MERNİS adresinde yapılan araştırma adreste Cansu Kılıç'ın yaşadığı, öğrenci olduğu ve davacı ile ev arkadaşı oldukları yönünde beyanda bulunduğu, davacı ile eski eşi ...'ün 2007-2019 tarihleri arası dönem Akşehir Söğütlü ve İstasyon Mah. Şehit Gürkan Arıtürk Sk. No.23A, İçkapı N.1 ..../Konya adreslerinde oy kullandıkları, Akşehir İlçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazısında; Söğütlü Mah. 38803 Sk. N.3 adresinde ikamet eden eski eşin ikametine davacının ara sıra gelip gittiği, ekseriyetle Akşehir merkezde kaldıklarının tespit edildiği dikkate alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir. Aylığın kesilme işlemine ilişkin Kurum işlemi yerinde olduğundan davanın reddi gerekirken, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının eşinden 09.10.2015 tarihinde boşandığı, Kurumca yapılan denetimde eski eşinin annesi ...'ün alınan beyanında davacı ile aynı evde kaldıklarını belirttiği, çevre araştırmasında beyanda bulunan mahalle muhtarı ...'ün de davacı ile eski eşi İbrahim'in beraber yaşadıklarını belirttiği, davacının MERNİS adresinde yapılan araştırma adreste Cansu Kılıç'ın yaşadığı, öğrenci olduğu ve davacı ile ev arkadaşı oldukları yönünde beyanda bulunduğu, davacı ile eski eşi ...'ün 2007-2019 tarihleri arası dönem Akşehir Söğütlü ve İstasyon Mah. Şehit Gürkan Arıtürk Sk. No.23A, İçkapı N.1 ..../Konya adreslerinde oy kullandıkları, Akşehir İlçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazısında; Söğütlü Mah. 38803 Sk. No:3 adresinde ikamet eden eski eşin ikametine davacının ara sıra gelip gittiği, ekseriyetle Akşehir merkezde kaldıklarının tespit edildiği dikkate alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit görülmüş, 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup kontrol memuru raporunun aksi ispat edilememiş, iş bu nedenle aylığın kesilme işlemine ilişkin Kurum işlemi yerinde olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde, davacının boşandığı eşiyle yaşamadığını kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.