3. Hukuk Dairesi 2012/2224 E. , 2012/3727 K. MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, yardım nafakası istemine ilişkindir. Davalı baba tarafından açılan boşanma davası nedeniyle annenin ayrı yaşama hakkı bulun…
**3. Hukuk Dairesi 2012/2224 E. , 2012/3727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, yardım nafakası istemine ilişkindir. Davalı baba tarafından açılan boşanma davası nedeniyle annenin ayrı yaşama hakkı bulunduğu, davacı ...'in kısıtlanmasına karar verilerek anne ve babanın velayeti altına alındığı, daha önce açılan nafaka davası sonucunda anneye tedbir nafakası verilmesine, ... hakkında ise vesayet kararı bulunmadığından istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; boşanma davasının kesinleşmediği, ...'in velayetinin anne ve babada bulunduğu ve adı geçen için önceden nafaka takdir edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Yardım nafakası, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan yakına yaşaması için gerekli yardımın teminine yönelik ahlaki ve hukuki bir yükümlülük olup, TMK.'nun 364.vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı ...'in onsekiz yaşını bitirdiği, özürlü durumu nedeniyle kısıtlanmasına karar verildiği ve annesiyle birlikte kaldığı, daha önce ...'e nafaka verilmediği anlaşılmaktadır. Adıgeçenin belirtilen durumu, geliri ve mal varlığının bulunmaması, ekonomik ve sosyal olgular ile yardım nafakasının niteliği gözetildiğinde davalı babanın özürlü ve kısıtlı bulunan çocuğuna yardımda bulunması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Boşanma kararının kesinleşmemesi, velayetin anne ve babada bulunması olguları çocuğun yardım ihtiyacını etkilemez. Mahkemece takdir edilecek yardım nafakası ile davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.