T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1301 - 2025/1482 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1301 KARAR NO : 2025/1482 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2024 NUMARASI : 2023/842 Esas - 2024/746 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1301 - 2025/1482 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1301 KARAR NO : 2025/1482 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2024 NUMARASI : 2023/842 Esas - 2024/746 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.09.2023 tarihinde, davalı ... A.Ş.'ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ... sulama kanalına düştüğünü, araçta yolcu konumundaki eşi ...'ın ve 2 çocuğunun kazada vefat ettiğini, davacıların müteveffa ...'ın anne ve babası olduklarını, ölümle desteklerini kaybettiklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, ... plakalı araca sigorta yapan davalı şirkete 07.11.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, meydana gelen zarardan kazaya karışan aracın ZMMS yapan sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu cevap verilmemesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalılardan şimdilik kaydıyla 1.000'er TL'lik maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 14/06/2024 tarihinde dava değer artırım dilekçesinde; anne ... için talep edilen 1.000,00 TL'nin 716.367,10 TL artırılarak 717.367,10 TL, baba ... için talep edilen 1.000,00 TL'nin 481.632,90 TL artırılarak 482.632,90 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL maddi tazminat bedelinin, temerrüt tarihi olan 18.11.2023'den itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163., 2918 Sayılı KTK’nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde , dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 04.11.2022-04.11.2023 tarihleri arasında ZMS(Trf.) Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, bir tazminata hükmedilmesi halinde SGK ya da sair kurumlardan yapılan ve geçici olarak alınan her türlü ödemenin hesaplanacak tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dosya kapsamına göre 08.09.2023 tarihinde müteveffa ...’ın da içerisinde yolcu olarak bulunduğu, müteveffanın eşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... sulama kanalına düşmesi ile meydana gelen tek taraflı kazada müteveffanın kusursuz yolcu konumunda bulunduğu anlaşılmış olup, usul, yasaya uygun olarak düzenlenmiş olan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin son dönem emsal nitelikteki kararları sonrasında tazminat hesabında TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl % 10 artırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, müteveffanın kazada 2 çocuğu ile birlikte hayatını kaybettiği, geriye davacı anne ve babası ile kazaya sebep olan eşinin kaldığı, eş için destek payının ayrılarak tazminat hesabına ve garame hesabına dahil edilmeden ve sigorta limiti de dikkate alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle bilirkişi raporu hükme esas alınarak; "Davanın kabulü ile; davacı anne ... için 717.367,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 20.11.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacı baba ... için 482.632,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 20.11.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, müteveffanın destek olgusu ve destek payları hatalı hesaplandığını,dava yapılan hesaplamalarda müteveffanın anne-babası için pay ayrılmadığını ve hatalı hesaplama yapıldığını, kaza tarihinde 26 yaşında olan müteveffanın yeniden çocuk sahibi olma ve hatta (çocuklarının vefatı göz önüne alındığında mevcut eşinden boşanma ihtimaline binaen) tekrar evlenme olasılığı da bulunduğunu, dolayısıyla hesaplama yapılırken müstakbel çocuklar ve (duruma göre) muhtemel-müstakbel başka eş yönünden pay ayrılması gerektiğini, yine SGK tarafından ödenen bedellerin ZMMS trafik poliçesi limitinden düşülmesi gerektiğini, davacı yan destek şahsı müteveffa kişinin müterafik kusuru ile zararın artmasına sebep olduğundan müterafik kusur indirimi yönünden inceleme yapılması gerektiğini, müteveffanın ileride doğacak çocuk ve eşi için pay ayrılması gerekliyken bu husus atlandığını, kusur durumunun açıkça şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması gerektiğini, kararda hükmedilen faiz ve yargılama giderlerine de hatalı hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, desteğin evli ve çocukların vefat ettiği anlaşılmakla çocuksuz olduğu anlaşıldığından desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay vererek yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16'şar pay ayrılması gerektiğinin gözetilmesi gerekmekte olup, bilirkişi raporunda da belirtilen şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Dosya kapsamında bulunan belgelerden; davacıların desteğinin ölümü sebebiyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Müterafik kusura gelince, müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olmasını ifade etmektedir. Somut olayda; müterafik kusura ilişkin bir saptamanın bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamış olması isabetli görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 81.972,00 -TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 20.498,00 -TL harcın mahsubu ile bakiye 61477,00 -TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.