8. Hukuk Dairesi 2010/4825 E. , 2011/2041 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.07.2010 gün ve 253/124 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, tapuda Hazine adına kayıtlı 113 ada 19 parselin murisi babası Kamil'den kaldığı…
**8. Hukuk Dairesi 2010/4825 E. , 2011/2041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.07.2010 gün ve 253/124 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, tapuda Hazine adına kayıtlı 113 ada 19 parselin murisi babası Kamil'den kaldığını açıklayarak tüm mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, muris Kamilin diğer mirasçıları açılan davaya muvafakatlarını bildirmişlerdir. Hazine, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın Bünyan ilçesi, Sılgın köyü sınırları içerisinde bulunduğunu 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uygulama kapsamında kaldığını bu nedenle beş yıl süreyle kısıtlı bulunduğunu açıklayarak 3083 sayılı Yasanın 13/5. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu 113 ada 19 numaralı parsel 19.11.1999 tarihinde kadastro çalışmaları sonucunda tarla vasfı ile Hazine adına tespit görüp tapuya tescil edilmiştir. Mahkemenin kararına esas aldığı “…3083 sayılı Kanun gereğince devir, temlik, ipotek edilemez ve satış vaadine konu olamaz…” şerhi 9.3.2010 tarihinde verilmiştir. Dava ise 26.11.2007 tarihinde açılmıştır. Bu şerh dava görülmekte iken konulmuştur. Mahkemenin hükmüne esas aldığı 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi 3083 sayılı Kanunun uygulama alanında kalan yerlerle ilgili tapuya tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar özel kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliğinin devir ve temlik edilemeyeceğini düzenlemiş kısıtlama süresini de beş yıl olarak belirlemiştir. Beş yıllık süre içerisinde mahkemeler tarafından devir ve temliki gerektiren bir karar verilemez hükmü; davacının TMK.nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre kadastrodan önceki sebeplere dayanarak taşınmaz üzerindeki zilyetlikten kaynaklanan ayni hakkının tanınmasını ve taşınmazın adına tapuya tescilini talep etmesini engelleyen bir hüküm değildir. Davacı eldeki davada 1999 yılında yapılan kadastrodan önceki zilyetliğine dayanmaktadır. Açılan bu dava 3083 sayılı Kanunun 13/5. maddesinde açıklandığı biçimde satış vaadi bunun gibi sözleşmelerden kaynaklanan devir ve temliki amaçlayan bir dava değildir. Mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş toplanan delilleri değerlendirmek, davacının taşınmazı kadastrodan önceki zilyetliği sebebiyle iktisap edebileceği sonucuna varıldığı taktirde davanın kabulüne karar vermek olmalıdır.