3. Hukuk Dairesi 2024/3422 E. , 2025/3320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2428 E., 2024/1489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/218 E., 2021/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafın
**3. Hukuk Dairesi 2024/3422 E. , 2025/3320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2428 E., 2024/1489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/218 E., 2021/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum ile her yıl yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi hastalara hizmet verdiğini, davalı Kurum tarafından gönderilen 23.03.2017 tarihli yazıyla ... Eczanesinin muvazaalı olarak işletildiği gerekçesiyle taraflar arasında imzalanan Protokolün (5.3.12) maddesi gereği 15.02.2017 tarihi itibariyle 5 (beş) yıl süreyle sözleşme yapılmayacağını, ayrıca aynı madde gereği sözleşme tarihinden itibaren davalı Kurumca müvekkiline yapılan ödeme tutarı olan 3.365.932,44 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkilinden tahsil edileceğinin bildirildiğini, bu nedenle ruhsatın iptaline ilişkin verilen karara karşı İdare Mahkemesine dava açıldığını, davalı Kurum tarafından müvekkiline uygulanan gerekçesiz fesih ve reçete bedeli tahsili işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin haksızlığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkil Kurum tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde davalının sahibi olduğu ... Eczanesinin muvazaalı olarak işletildiğinin anlaşıldığı ve taraflar arasında imzalanan 2016 yılı Protokolünün (5.3.12) maddesi gereğince davacıya ödenen 3.365.932,44 TL'nin müvekkili Kuruma ödemesine ilişkin işlem tesis edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; müvekkili Kurum tarafından ödenen 3.35.932,44 TL'nin ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davada; davacının müvekkili Kurum ile imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.12) maddesini ihlal ettiğini, müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davada; davacı Kurum tarafından müvekkiline uygulanan reçete bedeli tahsili işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2016/2040 E., 2017/1582 K sayılı dosyasında davacının işlettiği eczanenin muvazaalı işletildiğine dair İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 03.11.2016 tarih ve 4979 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 2018/29 E.,141 K. sayılı ilamı ile başvurunun reddine karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde Danıştay 10. Dairesinin 2019/5381 E., 4490 K. sayılı ilamı ile istinaf kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 2019/2009 E., 1623 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve işlemin iptaline karar verildiği, işbu istinaf kararının Danıştay 10. Dairesinin 2020/925 E.,1283 K. sayılı ilamı ile onandığı, davacı hakkında uygulanan Protokolün (5.3) maddesinde eczanenin muvazaalı işletildiğinin tespiti halinde sözleşmenin feshedileceği, ödemelerin durdurulacağı ve yapılan ödemelerin geri alınacağı hususlarının hüküm altına alındığı, eczanenin muvazaalı olarak işletildiğine dair kararın idari yargı kararı ile iptal edildiği, bu haliyle Protokolün (5.3) maddesi kapsamında davacı hakkındaki uygulamanın dayanağının kalmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan fesih ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemin iptali ile muarazanın bu şekilde giderilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ve birleşen davanın reddi yönünden verilen kararın yerinde olduğu, ancak davalı Kurumun harçtan muaf olduğu, buna rağmen asıl dava yönünden verilen kararın (b) bendinde davalı Kurum aleyhine harca hükmedildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden asıl davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan fesih ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemin iptali ile muarazanın bu şekilde giderilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı vekili; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı-birleşen dava davalısı eczacının Protokol hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada muvazaalı eczane işletildiği iddiasıyla sözleşmenin feshi ve fatura bedellerinin iadesine yönelik Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise muvazaalı eczane işletildiği iddiasıyla davalıya ödenen fatura bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle İstanbul Bölge İdare Mahkemesince asıl dava davacısı hakkında muvazaalı eczane işlettiğine ilişkin uygulanan işlemin iptaline dair verilen kararın Danıştay tarafından onanarak kesinleşmesine, muvazaa iddiasının davalı Kurum tarafından ispatlanamamış olmasına, hüküm altına alınan miktar üzerinden belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.