T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM T…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...A.Ş. tarafından müvekkili...'e ...Noterliği 02.09.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı '' Düzenleme Şeklinde Vekaletname” verildiğini, davalı işveren ... ile davacı yüklenici ... arasında 03.08.2016 tarihli yapım sözleşmesi imzalandığını, 01.12.2016 tarihinde ... tarafından ... şirketine 100.000,00 TL sıva ve şap işçilik avansı gönderildiğini, sıva ve şap işleri imalat bedeli olarak ... Şirketine, ... tarafından toplam 159.146,00 TL ödeme yapıldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında tespit edildiğini, davacı ... tarafından alt yüklenici ... şirketine ödenen 59.146,00 TL’nin ... tarafından müvekkiline ödenmediğini, ... Şirketi tarafından 29.09.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağının tahsili için .... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, mahkemece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın 166.808,65 TL yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl işveren / davalı ... şirketi yönünden ise husumet yönünden davanın reddine karar verildiğini, ... Şirketi tarafından 'İcranın Ertelenmesi'' talebiyle '' dosyaya sunmuş olduğu “Banka Kati Teminat Mektubu'' nedeniyle, ipotek ve komisyon bedeli ödediğini ve dava sonuçlanıncaya kadar da ödemeye devam edeceğini, davalı ...’dan alacağını alamaması sebebiyle alacağından fazla zarara uğradığını, munzam zarar karşılığı şimdilik 21.983,00 TL zararın davalıdan tahsili için dava açıldığını, ... şirketi tarafından ... şirketine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi alacak hesabına göre asıl alacak 166.808,65 TL (... Şti. tarafından önceki yapılan ödemeleri mahsup ettikten sonra) ile birlikte diğer faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri (munzam zararlar) ile birlikte 301.000,00 TL tutarı aştığını, bu nedenlerle alt yüklenici ... şirketine sıva ve şap işçilik/maliyet ücreti olarak ödenen 59.146,00 TL’nin 16.12.2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacı ... şirketine ödenmesine, ... şirketinin uğradığı 21.983,00 TL munzam zararı karşılığı (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile) davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacı ... şirketine ödenmesine, ... şirketi tarafından dava dışı ... şirketine .... İcra Md.... Esas sayılı takip dosyası ve açılan ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas dosyası nedeniyle (Fazlaya Dair Hakları Saklı kalmak üzere) ödeyeceği şimdilik 300.000,00 TL dahil 03.08.2016 tarihli ''Yapım Sözleşmesi'' 9.ncu madde hükmüne göre davalı şirkete ait inşaat maliyet bedelinden ödenmeyen şimdilik 400.000,00 TL alacağın ticari faiziyle, davalı ...’dan tahsil edilerek, davacı şirkete ödenmesine, 03.08.2016 tarihli ''Yapım Sözleşmesi '' 9.ncu madde hükmüne göre, (Fazlaya Dair Hakları Saklı kalmak üzere) şimdilik 200.000,00 TL, %2 kar bedelinin ticari faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsil edilerek, davacı şirkete ödenmesine, gecikme sebebiyle, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, imkânsız hale geleceği nedenle, davalı şirket adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii Ada no:..., Parsel no:..., ... İli ... ilçesi ... Mahallesi Ada no:..., Parsel no:... sayılı taşınmaz tapu kayıtları üzerine davanın öncesi ve niteliği de gözetilerek teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 03.08.2016 tarihinde imzalandığını ve sözleşmenin 10. Maddesine göre işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin 22.08.2016 - 30.05.2017 olduğunu, dava dışı ... firması ile imzalanan sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin 29.09.2016 - 20.12.2016 olduğunu, dava dışı ... şirketi vekilinin müvekkilinin söz konusu işi 20.12.2016 tarihinden önce yapıp teslim ettiğini, davacı vekilinin ise ... şirketinin işi yarım bırakıp gittiğini ve söz konusu işin dava dışı 3. kişilere tamamlattırıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin davacının munzam zararından sorumlu olmadığını, kendilerine herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, teminat mektubu için ödenen 21.983,00 TL tutarın munzam zarar olmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ile davacı ... şirketi arasındaki sözleşmesel ilişkinin tarafı olmadığını, davacının dava dışı ... firmasına ödeyeceği ve ödediği tutarı müvekkilinden talep edemeyeceğini, müvekkilinin bünyesinde ...isminde herhangi bir kimsenin çalışmadığını, şirket kayıt ve belgelerinde bahsi geçen 03.08.2016 tarihli sözleşme örneğinin bulunmadığını, bu nedenle söz konusu sözleşmeyi inkâr ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine yargılama giderlerinden başka müvekkili ile aralarında kararlaştırılan 100.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine, davacının 500.000,00 TL disiplin para cezasına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 26/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; davaya konu inşaat maliyet bedeli olan 100.000,00 TL dava değerini 3.950.000,00 TL'ye ıslah ettiğini, yine talebine konu kar bedeli olarak 200.000,00 TL'lik dava değerini, 965.788,00 TL'ye ıslah ettiğini beyan etmiş, talebini harçlandırmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları ile bilirkişi heyet raporu ve ek raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle; "A- DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1- SIVA VE ŞAP MALİYETİ İÇİN ALT YÜKLENİCİYE ÖDENEN BEDEL YÖNÜNDEN DAVANIN 48.921,71 TL YÖNÜNDEN KABULÜ İLE; 48.921,71 TL nin dava tarihi olan 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-.... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN...ESAS SAYILI DOSYASINA SUNULAN BANKA TEMİNAT MEKTUBU KARŞILIĞI ÖDENEN BEDEL YÖNÜNDEN davanın 20.937,47 TL yönünden kabulü ile; 20.937,47 TL nin dava tarihi olan 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-.... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN ...ESAS SAYILI TAKİP DOSYASI İLE İLGİLİ AÇILAN ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DOSYASI KAPSAMINDA ÖDENEN BEDEL YÖNÜNDEN 300.000,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 07/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-İNŞAAT MALİYET BEDELİ YÖNÜNDEN davanın 755.957,94 TL yönünden kabulü ile; 755.957,94 TL nin dava tarihi olan 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-KAR PAYI BEDELİ YÖNÜNDEN davanın 190.212,88 TL yönünden kabulü ile; 190.212,88 TL nin dava tarihi olan 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davaya cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, yerel mahkeme kararının alenen eksik incelemeye dayalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın her iki tarafının da tacir olduğunu, davacının alt taşeronlarla yaptığı sözleşmeler göz önüne alındığında davacının iddia ettiği kalemlerdeki alacak miktarını tespit edememesi, ticari defter tutmakla yükümlü davacının müvekkilden alacaklı olduğunu iddia ettiği kalemlerden özellikle inşaat maliyet tutarı ve müteahhitlik karını bilmemesi yahut bilememesinin mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkeme davada davacının hukuki yararının olup olmadığını incelemeksizin doğrudan esasa girerek hüküm tesis etmesinin başlı başına kararın eksik ve hatalı olduğunun en net göstergesi olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, daha da vahimi; davacı tarafından dilekçesinde açıkça davanın Belirsiz Alacak Davası olduğunu belirtilmemesine rağmen Sayın Mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi açık, net ve kesin olarak HMK ve yüksek yargı kararlarına aykırı olduğunu, mahkemece işin teslim tarihine dair hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, teslim tarihini haksız ve hatalı olarak 09.12.2018 olarak kabul ettiğini, Dosyada mevcut "TOPLANTI NOTU" başlıklı belge "excel" formatında hazırlanan imzasız bir belge olup belgedeki imzalar bölümünde sözde katılımcıların hiçbirinin imzasının bulunmadığını, sözde toplantı tutanağını gönderen...; e-mail altında belirtildiği üzere ... isimli şirketin Mali Ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı olup, davalı müvekkil ... AŞ'nin yetkilisi yahut temsilcisi olmadığını, müvekkil şirket yetkilisi...nun katıldığı her hangi bir toplantı bulunmadığı gibi, söz konusu e-mailin de kendisine gönderilmediğini, dinlenen davacı davacı tanıkları da e-mailin varlığını ve/veya otelin 09.12.2018 tarihinde teslim edileceğini beyan etmediklerini, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının da teslimin mahkemece kabul edilen tarihten önce yapıldığını gösterdiğini, eksik işlerin varlığından bahsedebilmek için öncelikle davacı tarafından teslimin yapılması, eksikliğin müvekkil tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, teslim olmadan eksikliğe dair tespitin bulunmasının mümkün olmadığını, hele hele davacının ve davacı tanıklarının "işin eksik bırakıldığı tamamının yapılmadığına" dair açık beyanları karşısında işin teslim tarihinin 09.12.2018 olarak sayın mahkemece kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının delil olarak dayandığı e-mail ve yazışmalar işin 31.05.2018 tarihinden önce eksik bırakılarak teslim edildiğini gösterdiğini, sayın mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin haksız ve hatalı hüküm tesis edildiğini, raporlardan yalnızca 27.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınarak tesis edilen hüküm açık, kesin ve net olarak hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme açık hatayla müvekkilini inşaat maliyetine dair mükerrer olarak mesul tuttuğunu, Mahkemece şayet davacının inşat maliyetine dair her iki talebi de kabul görecekse 755.957,94 TL'nin 300.000,00 TL'si ... ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sy. takip dosyası ve itiraz üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. (Bozma Öncesi ... E.) Sy. dosyası kapsamında, bu bedelin toplam inşaat maliyetinden mahsubu ile 455.957,94 TL'nin sonuç ve talep kısmının 3. Paragrafının 2. cümlesi kapsamında kabul ederek müvekkilimin tek bir inşaat maliyetinden mesul tutması gerekirken, hem 300.000 TL'den hem de inşaat maliyet bedelinin tamamından (755.957,94 TL) mesul tuttuğunu, usul ve esas gereği müvekkilinin yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri ile faizinden mesul tutulamayacağını, mahkemece davacının usule uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtları hükme esas alındığını, bu nedenlerle öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesinin gerekli görülür ise duruşmalı olarak yapılmasını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarihli,... Esas ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasını, davanın tüm fer'ileriyle birlikte reddini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davacı şirket tarafından davalı şirket mülkiyetinde olan ... ilçesi ... Mahallesi ... Pafta ... parselde bulunan arsa üzerine A,B,C Blok olmak üzere 1380 m2 inşaat yaptırıldığını, otel inşaatının davacı şirket tarafından imal ve inşa edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, davalıya ait inşaat imalatının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davanın bir konusunu teşkil eden ... şirketinin işlerini tamamlamasından sonra, tekniğine uygun olarak elektrik tesisat ve diğer işler devam etmiş, işverenle yapılan toplantı sonrası eksik işler tutanakla belirlenmiş, bunlar tamamlandıktan sonra teslim aşamasına gelindiğini, açıklanan nedenle, iddia ve beyanların değiştirilmesi diye bir durum olmadığı gibi, usul hükümlerine göre, davacı olarak davanın 'ıslahı' Temyiz aşamasına kadar yapılabileceğini, iddia ve savunmalarını asıl değiştiremeyecek olan davalının kendisi olduğunu, bu nedenle davalı yanın savunma ve beyanlarını değiştirmesine 'muvafakatlarının' bulunmadığını, zamanaşımı hakkında ise davalı yanın ifade ettiği gibi, sözleşme bitiş tarihinde iş de bitecek ve zamanaşımı başlayacak diye bir yasal düzenleme ve uygulama bulunmadığını, davalı şirketin "Zamanaşımı" itirazının gerçeği yansıtmadığını ve yasal olmadığını, ... A.Ş., bir HOLDİNG şirketi olduğunu, holding bünyesinde birden fazla şirket olup, ... A.Ş. nin faaliyet alanı ise turizm, otelcilik ve gayrımenkul olduğunu, ... A.Ş. adına hareketle e-mail gönderen ... (vefat etmiştir), Holding bünyesindeki "..." şirketinde Mali ve İdari İşler Müdürü olup, ... şirketinin işlerini de yürütmekte olduğunu, yine davalı yanın bizim çalışanımız değil diyerek itirazda bulunduğu ..., Holding bünyesinde bulunan "... İnş.Turz.ve Yatçılık San ve Tic.Ltd. Şti" bünyesinde çalışmakta olup, aynı zamanda ... A.Ş. nin de "sorumlu müdürü" olarak görev yaptığını, bu nedenle 03.08.2016 tarihli Yapım Sözleşmesini imzaladığını, ... şirketine ait Ticaret Sicil Gazetesi ekte sunulmuş olup, şirket müdürü... olduğunu, aynı kişi ... A.Ş. ve Holding bünyesindeki diğer şirketlerinde yetkili müdürü/sahibi olduğunu, sözleşme tarafı da olsa, hiçbir kişi karşı şirketin "kişisel verilerini" talep edemeyeceğini, kaldı ki, müvekkil şirket yetkilisi, işin başından sonuna kadar asıl şirket yetkili müdürü ...ile muhatap olduğunu, vekalet verende adı geçen olup, tüm talimatları kendisinden almış olduğunu, davalı yanın, ..., şirketimiz çalışanı değildir savunması yasaların tanımladığı dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığını, eser sözleşmesi ile yapılan otel davalı ... A.Ş ye ait olduğu, otel inşaatını davacı ... Şirketinin yaptığı hususlarında ihtilaf bulunmadığını, bu nedenlerle davalı tarafın kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvuru isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, TBK'nın 470 vd. maddelerine göre açılmış, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ve diğer alacakların tahsiline ilişkin yüklenici tarafından iş sahibine açılan alacak davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesinde; davalı /işveren ... A.Ş. ile davacı/yüklenici ... İnş. Turz. İç ve Dış Tic. Ldt. Şti. arasında tanzim olunan 03.08.2016 tarihli “ Yapım Sözleşmesi “ ile; -. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi .... Cad. adresindeki ... Pafta ... parselde bulunan arsa üzerine A,B,C Blok olmak üzere 1380 m2 inşaat yaptırılacağı, yüklenicinin sadece yapım işini yapacağı, malzemenin iş sahibine ait olacağı, işin bedelinin maliyet+%2 kar olduğu; -işin başlangıç tarihinin 22/08/2016, bitiş tarihinin ise 30/05/2017 olduğunun belirlendiği; -davacı yüklenicinin bu sözleşme kapsamında alt taşeronlar/yükleniciler ile işin yapımına ilişkin “ Kaba İnşaat, Boyacı, Elektrik, Mekanik, Seramik sözleşmeleri v.s. yaptığı, - davacı şirket ile alt taşeronlardan olan dava dışı ... ... İnşaat Tekstil Tic.Ltd.Şti arasında da 29.09.2016 başlangıç tarihli “ Tamir Tadilat ve Dekorasyon İşleri “ sözleşmesi olup; bu sözleşmenin de işbu davaya konu ... Otel Projesinde tamir, tadilat ve dekorasyon işlerinin yapımına ilişkin yüklenici ... ... İnşaat Tekstil Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan bir sözleşme olduğu, -davalı ... A.Ş. tarafından davacı şirkete 100.000,00 TL sıva ve şap işçilik avansı gönderildiği, -Davalı/... A.Ş. ye ait “... Otel Projesinde …sıva ve şap işleri” imalat bedeli olarak dava dışı alt yüklenici ... Şirketine, davacı şirket tarafından toplam 159.146,00 TL ödeme yapıldığı; bu miktardan davalı ... A.Ş. Tarafından davacı ... İnş. Şirketine sıva ve şap işçilik avansı olarak gönderilen 100.000,00 TL'nin mahsubu ile davacı/... Ltd. Şirketi tarafından alt yüklenici ... şirketine ödenen 59.146,00 TL sıva ve şap işçilik ücretinin iş bu davanın konularından birini oluşturduğu; -yine alt yüklenici dava dışı ... şirketi tarafından “ 29.09.2016 başlangıç 20.12.2016 bitiş tarihli, Davalı şirkete ait otelin tamir, tadilat, dekorasyon işleri konulu sözleşmelerden kaynaklı mal/hizmetin tesliminden doğan bakiye alacağın tahsili“ sebebine dayanılarak, ....İcra Dairesinin ...E.sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takibe davacı ile davalı ... A.Ş. tarafından yapılan itiraz nedeniyle, ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas...Karar sayılı dosyada açılan itirazın iptali davasında, yerel mahkemece, ... .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına davalı ... İnşaat Turizm İç ve Dış Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan itirazın 166.808,65 TL yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl işveren/davalı sandıma şirketi yönünden ise davanın husumetten reddine karar verildiği; -karara karşı istinaf yoluna müracaat edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından 27.01.2023 tarihli kararla. ‘…Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir…” gerekçesiyle, esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kaldırılmasına, husumete yönelik istinaf isteminin uygun görülmediğine karar verildiği; -davacı ... İnşaat Turizm İç ve Dış Tic.Ltd. Şti tarafından yukarıda anılan .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına ilgili dava dosyasına yönelik kararın istinaf aşaması için “İcranın Ertelenmesi“ talebiyle Banka Kati Teminat Mektubu sunulduğu ve bu teminat mektubu için ipotek ve komisyon bedeli ödediği, davacının davalı iş sahibinden alacağını alamaması sebebiyle alacağından fazla zarara uğradığı iddiası ile iş bu davada munzam zarar olarak 21.983,00 TL davalıdan iş bu dava ile talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın ise, husumet ve zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin Ticaret Sicili kayıtları incelendiğinde tek ortaklı limited şirket olup, 18/04/2001 tarihinden bu yana şirketin tek ortağının ve tek yetkilisinin .... olduğu anlaşılmaktadır. 1-Dava dilekçesi nazara alındığında, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadığı, kısmi dava olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde değildir. 2-Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. ( Yargıtay 15. HD 20.03.2017 tarih ve 2017/526 E- 2017/1199 K) Eser sözleşmesinden doğan davalarda teslimi ve teslim tarihini ispat yükü yükleniciye aittir. Teslim, maddi vakıa olup hukuki işlem niteliği taşımadığından tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür. ( Yarg. 15. HD 2012/5363- 2012/8002 Karar sayıl ilamı) Bilindiği üzere; Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında; kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, TBK 147/6 maddesinde hükmüne göre ayıplı imalat dışındaki eser sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükmü gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (Yargıtay 15. HD. Başkanlığı'nın 2020/750 E., 2020/2390 K.; 2020/11 E, 2020/2552 K; 2020/1166 E, 2020/2875 K). Yargıtay 6.H.D.'nin 2024/789 E. 2024/928 K. sayılı ilamında da; "Eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talepli davalarda zamanaşımı süresinin başlangıcının eserin teslim edilip edilmemesine ve sözleşmenin feshedilip edilmemesi haline bağlı olarak değiştiği gözden uzak tutulmamalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 479.maddesinde eser sözleşmelerinde iş sahibinin edimini oluşturan iş bedelinin muacceliyeti teslim şartına bağlanmıştır. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talepli davalarda, zamanaşımı süresinin işin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği tarihten itibaren başladığı kabul edilmektedir. Dairemizin ve kapatılan Yargıtay 15. ve 23. Hukuk Dairelerinin yerleşmiş uygulamalarında kabul edildiği ve kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2011 T. 2011/6282-7054 E.K.r sayılı ilamında net bir şekilde 'Eser sözleşmelerinde zamanaşımının başladığı tarih, eserin sözleşmesine uygun biçimde teslim edildiği tarihtir.' ifadesine yer verilmek suretiyle vurgulandığı üzere zamanaşımı, teslimden itibaren başlar." denilmiştir. Taraflar arasındaki yapılan eser sözleşmesinin tarihi 03/08/2016 olup dava tarihi 27/03/2023'tür (dava ticari dava olmakla arabuluculuk zorunlu dava şartı olup arabuluculuk başvuru tarihi: 06/03/2023- arabuluculuk son tutanak tarihi: 24/03/2023). Davacı işin 2019 yılı 2. Yarısından sonra teslim edildiğini beyan etmektedir. Davalı vekiline dava dilekçesinin tebliği itibari ile süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş, işin 2017 yılı içinde yapılıp teslim edildiğini, dava tarihi itibari ile davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını beyan etmiş; davacı tarafça yapılan 06/03/2024 tarihli ıslaha ilişkin de süresinde zamanaşımı definde bulunarak davacının ıslah ile artırdığı kısım için de ıslaha konu alacak miktarının zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Dosyada teslim tarihini kanıtlayan yazılı bir belge bulunmamakta; davacı tanığı proje mimarı ...beyanında inşaatın 2019'da tamamlandığını belirttiği; davalı tanıklarından kalite kontrol görevlisi olduğunu beyan eden ...'un sözleşme konusu otelin 2018 yılında kiraya verildiğini beyan ettiği, davalı tanıklarından sözleşme konusu oteli kiraladığını ve otelin işletmecisi olduğunu beyan eden ...'un oteli 2018 yılında kiraladıklarını, oteli 2019 yılının ilk aylarında hizmete açtıklarını, oteli hizmete açana dek tadilat yaptıklarını beyan ettiği, davalı tanıklarından sözleşme konusu otelin genel müdürü olduğunu beyan eden ,,,'nın oteli 2018 yılının başında kiraladıklarını, 2019 yılı nisan ayından beri otelde çalıştığını, otel açılana dek 8-9 ay tadilat yapıldığını, kendisi otele geldiğinde davacı şirketin otelde çalışmasının bulunmadığını beyan ettiği; davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde sunduğu e-posta yazışmaları, otelin kira sözleşmesinin 30/01/2019 tarihli olması, 23/11/2018 tarihli toplantı tutanağı başlıklı imzasız belge, 31/05/2018 tarihli otel eksiklikler listesi, tanık beyanları ile tarafların teslim tarihi hususundaki iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmeye konu otelin 2019 yılının ilk aylarında hizmete açıldığı da nazara alındığında, otelin teslim tarihinin en geç 2018 yılı sonu olduğu kabul edilerek davanın açılış tarihinin 27/03/2023 olduğu da gözetilerek, davaya konu edilen iş bedeli alacağının dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır. Bu husustaki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; ıslah tarihinin 06/03/2024 olduğu ve davalı vekilinin, ıslah dilekçesinin tebliği sonrasında süresinde zamanaşımı definde bulunduğu nazara alındığında, ıslah ile artırılan başka bir deyişle ıslaha konu edilen alacak miktarı bakımından mahkemece zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu yerindedir. 3-Kabule göre ise; Eser sözleşmesi ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faizin borcun ifa edileceği günün taraflarca kesin olarak kararlaştırılması halinde o tarihten (kesin vadeden), aksi halde davalı borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürüldüğü tarihten başlatılması gerekir. Kesin vade veya ihtar yoksa temerrüdün dava tarihinde oluştuğu kabul edilerek faiz dava tarihinden başlatılmalıdır. Davadan önce davalı iş sahibinin temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu sebeple, davanın kısmi dava olarak açıldığı da nazara alınarak, inşaat maliyet bedeli ve kar bedeli olarak talep edilen alacaklar yönünden, dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden dava tarihi, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ise ıslah tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmelidir. Mahkemece, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olmuştur. 4-Sözleşmeye konu ... Otel Projesindeki sıva ve şap işleri için dava dışı alt yüklenici ... Şirketi ile davacı yüklenicinin imzaladığı sözleşme uyarınca ödenmeyen iş bedeli için dava dışı alt yüklenici ... ... İnşaat Tekstil Tic.Ltd.Şti tarafından iş bu dava davacısı ve davalısına karşı başlatılan, ..,İcra Dairesinin ,,, E.sayılı ilamsız takibine davacı ile davalı ... A.Ş. tarafından yapılan itiraz nedeniyle, ....Asliye Hukuk Mahkemesi... esas ...Karar sayılı dosyada açılan itirazın iptali davasında, yerel mahkemece, ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına davalı ... İnşaat Turizm İç ve Dış Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan itirazın 166.808,65 TL yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl işveren/davalı sandıma şirketi yönünden ise davanın husumetten reddine karar verildiği; karara karşı istinaf yoluna müracaat edilmesi üzerine davacı ... İnşaat Turizm İç ve Dış Tic.Ltd. Şti tarafından yukarıda anılan ... ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına ilgili dava dosyasına yönelik kararın istinaf aşaması için tehiri icra kararının alınması için Banka Kati Teminat Mektubu sunduğu ve bu teminat mektubu için ipotek ve komisyon bedeli ödediği, davacının davalı iş sahibinden alacağını alamaması sebebiyle alacağından fazla zarara uğradığı iddiası ile iş bu davada munzam zarar olarak 21.983,00 TL talep ettiği; mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise bu talebin 20.937,47 TL olarak kabul edildiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddedildiği; davalı vekilince davalının davacının iddia ettiği bu munzam zarardan sorumlu olmadığı, davacının ilgili dosyada teminat mektubu karşılığı ödediği faizin munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği hususunda istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Para alacaklarının zamanında ödenmemesine ilişkin giderim yükümlülüğünün yaptırımı kanunda temerrüt faizi ve aşkın (munzam) zarar hükümleriyle düzenlenmiştir. 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmüne göre; bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, geçmiş günler için kanunda belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 120. maddesinde de uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun'un (TBK) 122. madde hükmüne göre ise alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen “gecikme faizi” ödeme yükümü altına girer. Bu durumda alacaklının mutlak ve tartışmasız bir zarara uğradığı kabul edilmektedir. O nedenle alacaklıya, uğradığı zararı ispat yükümü verilmeksizin, en önemlisi borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın yasa gereği kabul edilen zararı temerrüt faiziyle giderme hakkı tanınmıştır. Bunun dışında, alacaklının uğradığı zararın temerrüt faizinin üstünde gerçekleşmiş olması durumlarında ise, davada uygulanması gereken TBK'nın 122. maddesi gündeme gelir. Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabilir. Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Farklı bir anlatımla, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Munzam zarar; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 122/1. maddesinde de "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Para borcu nedeniyle temerrüde düşen borçlu, alacaklının temerrüt faizini aşan zararını karşılamakla yükümlüdür. Para borcunun kaynağı önemli olmayıp herhangi bir sözleşme nedeniyle ortaya borç olabilir. Munzam zararın oluşması için borçlunun kusuru ile temerrüdün oluşması ve zararla borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Alacaklının isteyebileceği munzam zarar para borcunun zamanında ifa edilmemesinden kaynaklanan ve temerrüt faizi ile karşılanamayan eksilme şeklinde ortaya çıkan zarardır. Bu zarar, alacaklı borçlunun ödemede gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılmak zorunda kalınan ödemelere ilişkin bedeli değerlendiremediği için ortaya çıkan zarardır. Yargıtay HGK’nun 2021/11-938, 2022/sayılı kararında “…Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt I, 2012, s. 810). Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. " Uyuşmazlık çerçevesinde üzerinde durulması önem arz eden bir diğer husus ise, aşkın (munzam) zararın ispatı olup esasen aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre mal varlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Temerrüt faizi başlangıç tarihi yönünden; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur (TBK'nın 117. madde). Kesin vade olmadığı gibi temerrüde düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir (11.12.1957 tarih, 17/29 sayılı İBK). Temerrüde esas icra takibi de bulunmuyorsa dava tarihinde temerrüt gerçekleşir. Kesin vadeden söz edilebilmesi için taraflarca kararlaştırılan ifa gününün takvime bakıldığında tarih olarak açıkça belirli olması veya kesin olarak hesaplanabilir olması gerekir. Sözleşmede hakedişlerin hangi aylarda ve tarihlerde düzenleneceği açıkça belirtilmediğinden, belirli olmayan hakediş tanzim tarihleri başlangıç alınarak belirlenen ödeme süresi de kesin vade sayılamaz. Sözleşmede kararlaştırılan süre, borcun ifa edileceği günü (kesin vadeyi) değil, borcun muaccel (istenebilir) hale geldiğini gösterir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 03/08/2016 tarihli sözleşmede iş bedelinin ne zaman ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısı ile somut olayda kesin vade bulunmadığı için temerrüt gerçekleşerek temerrüt faizi işlemeye başlamış değildir. Hal böyle olunca davacının temerrüt faizi ve geç ödeme nedeniyle uğranılan zarara dair munzam zararın istenebilmesi için öncelikle temerrüt ihtarı ile temerrüt gerçekleşmiş ve temerrüt faizi işlemeye başlamış ancak temerrüt faiziyle karşılanamayan bir zararın varlığı ispatlanmış ise aşkın (munzam) zarar alacağı olarak istenebilecektir. Temerrüt ihtarıyla temerrüt gerçekleşmeden doğan zararın ise munzam zarar adı altında istenebilmesi de mümkün değildir. Zira temerrüt faiziyle karşılanmayan bir zarardan söz edebilmek için öncelikle temerrüt faizi alacağının doğmuş olması gerekir. Yerel mahkemece temerrüdün gerçekleşmediği halde davalı iş sahibinin iş bedeline ilişkin ödeme yapmaması nedeniyle davacı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına teminat mektubu sunarak munzam zararının oluştuğundan bahisle talepte bulunmasının hukuki temeli bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki hesaplamanın esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/323 Esas, 2025/995 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) Davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu yerindedir. 5-Davalı taraf, davacının alt yüklenici ... Ltd Şti'ye sıva ve şap işleri işçilik ve maliyeti için ödediğini iddia ettiği ve davalıdan tahsilini talep ettiği 59.146,00 TL'ye ilişkin Mahkemece SMM bilirkişi raporuna göre kısmen kabul edilen 48.921.71 TL alacağa da mükerrer olarak hükmedildiğini, bu alacağın zaten ... İcra Müd dosyasındaki Mahkemece 300.000,00 TL olarak hükmedilen alacağa dahil olduğunu, ayrıca usule uygun tutulmayan davacı defter kayıtlarının hükme esas alınamayacağını istinaf sebebi olarak ileri sürmekte olup; ... şirketinin alacaklı ve davacı konumda olduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... şirketinin aşamalardaki beyanlarındaki kabulüne ve bilirkişi incelemesine göre davacı ... şirketince davalı ... şirketine 19/08/2016 tarihinde 55.000,00 TL, 09/09/2016 tarihinde 29.000,00 TL (... Ltd Şti temsilcisi ..... hesabından), 23/11/2016 tarihinde 49.200 TL ve 16/12/2016 tarihinde 25.946 TL olmak üzere toplam 159.146 TL ödeme yaptığının kabul edildiği; ... şirketinin sözleşmeli ve sözleşme dışı imalatlarının toplam 300.706,00 TL olduğunun ve bu miktardan ödeme yapıldığı kabul olunan 159.146,00 TL 'nin mahsubu ile bakiye 141.560,00 TL üzerinden icra takibinin devamına Mahkemece karar verildiği; istinaf incelemesine konu iş bu dosyada ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı ... şirketine toplam iş bedeli için icra dosyasına ödenen bedelin 300.000,00TL 'sinin davacı tarafça davalıdan talep edildiği, bu miktarın da zaten alt yüklenici ... şirketince yapılan toplam iş bedeli kadar olduğu, bu durumda Mahkemece hem ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasına konu .. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasına ödenen bedelin 300.000,00TL'sine hem de hükmün 1 nolu bendi gereği 48.921,71 TL sıva ve şap maliyeti için ödenen bedele hükmetmesi mükerrer tahsilata neden olmuştur. Hükmün 1 nolu bendi gereği 48.921,71 TL sıva ve şap maliyetinin, hükmün 3. Bendinde yer alan ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasına konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen bedelin 300.000,00TL'si içinde değerlendirilmesinin düşünülmemesi hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf nedenleri bu aşamada değerlendirilmeksizin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf nedenleri bu aşamada değerlendirilmeksizin, KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan 22.474,51 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.09/04/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.