11. Ceza Dairesi 2012/13658 E. , 2012/14688 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 2-765 sayılı TCK'nun 503/1, 522, 59/2. md.leri uyarınca erteli 2.619 YTL adli para cezası I-Sanık müdafiinin 'dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza …
**11. Ceza Dairesi 2012/13658 E. , 2012/14688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 2-765 sayılı TCK'nun 503/1, 522, 59/2. md.leri uyarınca erteli 2.619 YTL adli para cezası I-Sanık müdafiinin 'dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık müdafiinin 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince; a-Hesap sahibi ...'na ait iki adet çek yaprağının sanık tarafından doldurulup imzalanarak aldığı mal karşılığında katılana ciro edilerek kullanıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; hesap sahibi ...'in sanığın kayınvalidesi olduğu ve sanık ile aynı işyerinde çalışan oğlu ...'na kendisi adına düzenlenen çek tanzim etme yetkisini içerir vekaletname verdiği, tanık sıfatıyla dinlenen ...'in sanığın annesi adına düzenlenen çek karnesini bir şekilde bankadan teslim alıp kendisinden ve annesinden habersizce imzasını taklit ederek kullandığını beyan ettiği, sanığın ise kayınvalidesi ...' e ait elektronik eşya mağazasında kayınbiraderi ... ile birlikte ortak olarak çalıştıklarını,şirket işlerinin yoğunluğu nedeniyle ...'in yerine bir iki çeki imzaladığını, kimsenin imzasını taklit etmediğini, çeklerin bir kısmını ödediğini savunduğu, suça konu çeklerin incelenmesinde ön yüzlerindeki keşideciye atfen atılmış imzalar ile arka yüzlerdeki sanığa ait ciro imzalarının benzer olduğu ve sanığın çekleri kendi imzası ile imzaladığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılan ...'nın tekrar beyanı alınarak, suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında hangi tarihte aldığı, karşılığında hangi malları verdiği hususlarının sorulması, çek karşılığı alınan malların şirket ihtiyaçları için mi yoksa, sanığın kendi özel ihtiyaçları için mi alındığının tespitine çalışılması, sanık tarafından, suç tarihinden önceki tarihlerde ...' e ait başkaca çeklerin de keşide edilip edilmediğinin, keşide edilmişse ödenip ödenmediğinin sanıktan sorulması ve ... ile ...'nun bu hususta yeniden dinlenmeleri, sonucuna göre gerekmesi halinde anılan hesaba ait suç tarihinden önceki tarihlerde keşide edilip de ödemesi yapılan çek asıllarının ilgili bankadan istenerek keşideci imzalarının sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın sahtecilik kastı ile hareket edip etmediği tartışılarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, b- Kabule göre de; suça konu 10.10.2000 ve 07.10.2000 keşide tarihli iki adet çekin sanık tarafından alışveriş karşılığında katılana verilerek kullanıldığı ancak çeklerin katılana ne zaman verildiğinin belirlenmediği, sanığın ve katılanın bu husustaki ifadelerinin de yeterince açık olmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilerek; çeklerin katılana aynı anda verilerek kullanılıp kullanılmadığı açıkça tespit edildikten sonra 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.