8. Hukuk Dairesi 2019/2073 E. , 2021/3031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil İ Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 04.05.2018 tarihli ve 207/221 Esas, 208/258 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne 19 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men'ine ve 15.340,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlik
**8. Hukuk Dairesi 2019/2073 E. , 2021/3031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil İ Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 04.05.2018 tarihli ve 207/221 Esas, 208/258 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne 19 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men'ine ve 15.340,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, Yerel Mahkeme kararının ve 11.06.2018 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 19 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men'ine ve 15.340,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkili şirketin 1 parsel nolu taşınmazın maliki olduğunu , söz konusu taşınmazı 25.03.2016 tarihinde satış suretiyle devralan müvekkili şirketin, o tarihte işgalci konumunda olan davalıya Kadıköy 26. Noterliğinin 06.04.2016 tarihli ve 07064 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek taşınmazı satın aldığını, davalının söz konusu taşınmazı işgal etmesine hiçbir şekilde muvafakat etmediğini, 15 gün içinde işgale son vererek taşınmazı tahliye ve teslim etmesini, aksi halde haksız işgal sebebiyle dava açılacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 11.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek davalının taşınmaza elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.04.2016 tarihinden itibaren şimdilik 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir . Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır . Mahkemece, davanın kabulüne, 19 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men'ine ve 15.340,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yerel mahkeme kararının ve 11.06.2018 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 19 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men'ine ve 15.340,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Somut olayda, Yerel Mahkeme hükmü akabinde davalı yanca karara karşı adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, bilahare mahkemece nispi istinaf harcının yatırılması için davalı yana muhtıra gönderilmiş, yerel mahkemece 31.10.2018 tarihli ek kararla mahkemece harç ikmali için çıkarılan muhtıranın tebliğine rağmen süresi içeresinde istinaf harçlarının yatırılmadığı, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile birlikte istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL masraf yatırılmış olduğu, nispi temyiz karar harcı için çıkarılan muhtıra gereğini yasal süresi içerisinde yerine getirilmeyerek nispi karar harcı ve duruşmalı inceleme talep edildiği için bir miktar daha istinaf gider avansının yatırılmadığı ancak istinaf dilekçesinde adli yardım talebi bulunduğundan HMK'nin 336/3 maddesi gereğince kanun yoluna başvuru sırasında adli yardım talebi bölge idare mahkemesine veya yargıtaya yapılır hükmü karşısında adli yardım talebi yönünden gereği için dosyanın bu haliyle gönderilmesine karar verildiği , bölge adliye mahkemesince adli yardım talebi hususunda bir karar verilmeksizin işin esasıyla ilgili hüküm tesis edilmiş olduğu sabittir . Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nin 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında yapılırsa bu talep Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır . HMK’nin 337/(1). maddesinde de, talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin kararlarda sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği yazılıdır. HMK’nin 334. maddesinin (1). fıkrasında, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”, 336. maddesinin (2). fıkrasında ise, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. O halde, yukarıdaki hükümler karşısında, kanun yolu aşamasında adli yardım isteğinin incelenmesi görevi kanun yolu incelemesini yapacak olan Bölge Adliye Mahkemesi ya da Yargıtay’a ait olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle adli yardım talebiyle ilgili olarak karar verilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmeksizin işin esasının incelenmiş olması doğru görülmemiştir . SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine , 01.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.