T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1094 Esas KARAR NO : 2025/1184 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2025 NUMARASI : 2025/247 2025/605 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/09/2022 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HM…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1094 Esas KARAR NO : 2025/1184 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2025 NUMARASI : 2025/247 2025/605 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/09/2022 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu ... Yapı Malz.San.Tic.A.Ş.ünvanlı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında davalı ... ile gerçekleştirdiği faktoring ilişkisi kapsamında, müvekkili ve şirketin diğer ortağındandan davaya konu 500.000-TL bedelli, 28/12/2018 vade tarihli teminat senedinin davalıya verildiğini, davalı şirketin temlik aldığı fatura ve kambiyo senetleri ile borçlularına karşı takip yapmak yerine doğrudan davaya konu teminat senedini davacı aleyhinde İstanbul 27.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, takibe dayanak bononun bir teminat senedi olduğu, kambiyo senedi vasfı taşımadığını ileri sürerek, davacının borçsuzluğunun tespitine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senedin bu faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde ... Yapı'nın yetkili temsilcileri olan davacıdan ve diğer şirket ortağından tevdi alındığını ve kendilerine finansman sağlandığını, faktoring sözleşmesi gereğince davalı şirket alacaklı olup davacının ise davalı şirkete borcunu ödemeyen şirketin yetkilisi olarak borçtan sorumlu olduğunu, davalının takip yetkisi bulunduğunu savunarak, davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında akdedilen faktoring sözleşmesi çerçevesinde davalı tarafından dava dışı ... Yapı'nın ... Kağıt.. San.Tic.Ltd.Şti.adına düzenlenen 25/05/2018 tarihli 116.949,80-TL bedelli faturanın ödemesini teminen fatura borçlusu ... Kağıt tarafından ... Yapı şirketine teslim edilen 2 adet 50.000-TL bedelli çekin ciro edilerek davalı ... şirketine teslim edildiği, davalı ... şirketinin çeklerin karşılıksız kalması üzerine davaya konu bononun 100.000-TL'lik kısmı üzerinden kambiyo takibi başlattığı, dava dışı ... Kağıt firması tarafından keşide edilerek ve davalıya 100.000-TL bedelli 2 adet çekin için muhtelif tarihlerde asıl alacağın 07/07/2022 tarihinde, gecikme faizlerinin de 11/11/2022 tarihinde tahsil edilerek davalının faktoring işlemlerinden kaynaklanan herhangi bir alacağının kalmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine, borç ödenmesine rağmen takibe devam edildiği gerekçesiyle alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davaya ve takibe konu borç 11/11/2022 tarihi itibariyle dava dışı 3. şahıs ... Kağıt .. Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, 12/09/2022 tarihinde ikame edilen davadan sonra borcun ödenmiş olması nedeniyle takip ve davanın konusuz kaldığını, bu nedenle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesin ve borç ödendikten sonra takibe devam edildiği gerekçesiyle müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, faktoring ilişkisi kapsamında verilen çeklere ilişkin borca ilişkin 100.000-TL asıl alacağın dava dışı 3.kişi tarafından ödenmesine rağmen, davalının davaya konu senet borcunun tamamı üzerinden takibe devam ettiği, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta haklı olduğu, dava dışı 3.kişinin davadan sonra da gecikme faizlerini ödediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının kabulüne karar dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-İİK'nın 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine kötü niyet tazminatına karar verilebilmesi için icra takibin haksız ve kötü niyetli bulunmasının gerektiği, somut olayda davaya konu borcun takipten sonra sona ermesi nedeniyle davalının takip başlatmada haksız ve kötü niyetli sayılamayacağı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesinin yerinde olmadığı, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2025 gün ve 2025/247-605 E-K sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ve takip ve dayanağı 21/12/2017 tanzim, 28/12/2017 vade tarihli, 500.000-TL bedelli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,5-İlk derece yargılaması yönünden;a)Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 34.155,00 TL harçtan, peşin alınan toplam 8.552,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.602,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,b)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c)Davacı tarafından yapılan 1.707,75 TL peşin harç, 6.845,20 TL tamamlama harcı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 323,50 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.476,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,e)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarifehükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,6-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 270,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.953,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.08/10/2025