14. Ceza Dairesi 2016/6593 E. , 2016/6840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı şiddetin önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılmasının kabul edildiği ve bakanlık vekilinin de mahkemece verilen hükmü temyiz ede
**14. Ceza Dairesi 2016/6593 E. , 2016/6840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı şiddetin önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılmasının kabul edildiği ve bakanlık vekilinin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de nazara alınıp 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılmasına, bakanlık vekilinin de katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03.11.2014 günlü, 2014/37027 sayılı kurul raporunda, mağdurede hafif düzeyde zeka geriliği bulunduğu, olayları algılama ve değerlendirme yeteneğinin tam gelişmediği, ifadesinin güvenilir olduğunun belirtilmesi ve yine... Üniversitesi Tıp Fakültesinde oluşturulan kurulca tanzim edilen 18.03.2015 tarihli raporda ise mağdurede hafif mental retardasyon bulunduğu benimsenip ruh sağlığının bozulduğu yönünde görüş bildirilmesi üzerine mahkemece anılan rapora istinaden ruh sağlığının bozulduğu kabul edilerek lehe Kanunun belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesi göz önüne alınmış ise de, anılan raporların içerik itibariyle yetersiz olması karşısında, mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibariyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği, anılan olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra neticesine göre sanığın hukuki durumu ile hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin tatbik edilip edilmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.