22. Hukuk Dairesi 2015/15601 E. , 2017/14534 K. MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Üretim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının, davalı ... Güvenlik…
**22. Hukuk Dairesi 2015/15601 E. , 2017/14534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Üretim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının, davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin diğer davalı ...’dan ihale ile üstlendiği ... ili ... Barajı’nın Silahlı Koruma Özel Güvenlik Hizmeti işinde 01.02.2006-31.10.2010 tarihleri arasında silahlı özel güvenlik personeli olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 31.10.2010 tarihinde bildirimsiz ve haksız sona erdirildiğini,davacının ücretlerinin hizmeti süresince her ay ihale şartnamesine aykırı olarak ortalama 100,00 TL eksik yatırıldığını,tüm aylarda eksik ücret ödemelerinin olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Güvenlik Hzm. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin son yapılan ihaleyi alamadığını, yeni ihale ile güvenlik hizmetinin dava dışı ... Güvenlik Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirket nezdinde çalışan davacı ve işçilerin tümünün yeni ihaleyi üstlenen şirket nezdinde çalışmalarına hiç ara vermeksizin devam ettiklerini, davacının iş sözleşmesinin sona ermediğini, davacının aylık ücretlerinden kesinti yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, fazla mesai yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Üretim A.Ş. vekili, müvekkili idarenin taraf sıfatı bulunmadığını, davalı müvekkilinin sadece ihale makamı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını,davalı ... Güvenlik Ltd. Şti.'nin müvekkili idareye bağlı ... İşletme Müdürlüğü ... ... Güvenlik Hizmetlerini 16.02.2006-31.10.2010 tarihleri arasında yürüttüğünü, davacının dava konusu yapılan alacaklarından işvereni ... Güvenlik Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluğu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı ... Üüretim A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir. Somut olayda, Mahkemece, kısa kararda 4.560,00 TL brüt ücret alacağına hükmedildiği halde, gerekçeli kararda, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olarak, 100,00 TL ücret alacağına hükmedilerek kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Hata, ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Mahkemece, kısa karar tefhim edildikten sonra tavzih yolu ile de hüküm sonucu düzeltilemez. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olduğundan, kısa karar ile gerekçeli karar arasında bulunan çelişki sebebiyle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.