10. Hukuk Dairesi 2025/9609 E. , 2025/17008 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/302 E., 2025/655 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/346 E., 2024/376 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazır…
10. Hukuk Dairesi 2025/9609 E. , 2025/17008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/302 E., 2025/655 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/346 E., 2024/376 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya SGK İl Müdürlüğünün ... SGK 2022/25634 satış dosyasında borçlu ... Tarım Ürünleri Nak. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ... plakalı aracın 20.06.2022 tarihinde gerçekleşen satış sonucunda ihale edildiğini, müvekkiline ihaleye katılıp katılmayacağına ilişkin süre tanınmadığını, araç satışından bilgisi olmadan satışın gerçekleştiğini, satış şartnamesinin davacıya tebliğ edilmediğinden ve diğer açıkladığı nedenlerle usulsüz olan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davaya konu uyuşmazlığa bakma görev ve yetkisi icra hukuk mahkemeleri'ne ait olmakla dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ihalenin feshi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 77. v.d., 99. ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla, 10.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, “dava dışı kişinin Kuruma prim borcundan dolayı, üçüncü kişi konumunda olan davacının menkul niteliğindeki şirket aracına konulan haciz sonrası ihaleden haberdar edilmemesi nedeni ile ihalenin feshine ilişkin uyuşmazlıkta iş mahkemesinin mi genel mahkemelerin mi görevli olduğu” noktasında toplanmaktadır. 2. İş Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “6183 sayılı Kanun'da madde 77 ve devamında, menkul malların haczi ve satışı ile ilgili düzenlemeler yapılmış ancak menkul ihalesinin feshine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. İhalesin feshi, gayrimenkul malların haczi ve satışı bölümünde madde 99’da düzenlenmiştir. Madde 99, “Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebilir. 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun'un 51., 102. ve 106. maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı ayrıca Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu düzenlemesi mevcut olup bu düzenleme, primlerin tahsilinin takip usulü ile ilgilidir. Kanun koyucu, gayrimenkullerin ihalesinin feshine ilişkin görevli mahkemeyi münhasıran belirlediğine göre taşınırlar ve taşınmazlar bakımından ihalenin feshi istemlerinde görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.05.2024 tarihli ve 2024/4949 E. 2024/5417 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.)” gerekçesi ile görev yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 3. Kararın temyiz edilmesi üzerine çoğunluk görüşü ile kararın onanmasına karar verilmiştir. 4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”. Aynı kanunun 88/16 maddesi uyarınca “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51., 102. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Keza aynı maddenin 19. fıkrası uyarınca da “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz. 5. Diğer taraftan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca ise "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 6. Çoğunluğun dayandığı ve Mahkemenin gerekçesine esas aldığı 6183 sayılı Yasa’nın taşınmazlara uygulanan ve içtihat ile taşınır mallara ilişkin ihalenin feshinin icra mahkemesinde görüleceği kuralının 55 10... sayılı kanunların sonradan yürürlüğe girmesi nedeni ile uygulanması olanağı yoktur. 7. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun 1953 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6183 sayılı Kanunda genel olarak uyuşmazlıklar kişiler açtığında idari yargının görev alanına girmektedir. 8. Gerek 5510 sayılı SSGSS Kanunu, gerekse 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ise özel kanunlar olup, 6183 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girmişler ve özel düzenlemelere yer vermişlerdir. 9. Yukarıda belirtilen görev ile ilgili düzenlemelerde açıkça Kurumun taraf olduğu ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan ve açıkça primin 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili üzerine bu Kanun'un da uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olacağı belirtilmiştir. İhale edilecek araç üzerine haciz ve sonrası ihale ile satış kurumun prim alacağına dayanmaktadır. Burada Kurumun taraf olması ve uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'dan doğması yeterlidir. Karşı tarafın sigortalı veya üçüncü kişi olmasının önemi bulunmamaktadır. 10. Somut uyuşmazlıkta kurum 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan prim alacağının tahsili için, anılan Kanun'un 88. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca prim borçlusu hakkında takip başlatılmış ve kesinleşen haciz nedeni ile haciz uygulanan aracın ihale ile satışının yapılmasına karar verilmiştir. Dava tarihi itibari ile İş Mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Zira 88. maddenin 16. fıkrasında “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51., 102. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanacağı” belirtilirken, açıkça ihalenin feshi ile ilgili hükümler hariç bırakılmamıştır. Aynı maddenin 19. fıkrası ise açıklandığı gibi “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesini yetkili kılmıştır. Bu açık düzenleme karşısında, 6183 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki taşınmaz mallara ilişkin ihalenin feshine ilişkin kuralın uygulanması olanaklı değildir. Zira 5510 sayılı Kanunu özel kanun olduğu gibi 6183 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girmiş ve yetkili yer yanında görevli mahkemeyi de açıkça düzenlemiştir. 11. Mahkemenin kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun onama görüşüne katılınmamıştır.