Başvuru, iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinin ıslah ile artırılan kısmının bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinin ıslah ile artırılan kısmının bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, B. Mermer Maden Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait mermer ocağında işçi olarak çalışmakta iken 7/5/2014 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle 17/6/2014 tarihinde Antalya İş Mahkemesinde (Mahkeme) davalı işverene karşı iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmesi talebiyle belirsiz alacak davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde davalı işverene ait mermer ocağında 1/5/2011 tarihinden 7/5/2014 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, son bir haftalık çalışma ücretinin kendisine ödenmeden işine son verildiğini, çalışmak istediği hâlde işyeri yetkilileri tarafından mermer ocağına girmesine izin verilmediğini, daha sonra kendisi işe gitmemiş gibi ihtar gönderilerek haklı fesih sebebi oluşturulmaya çalışıldığını, kendisi ile birlikte otuzdan fazla kişinin işveren tarafından aynı tarihlerde işten çıkarıldığını belirterek 500 TL kıdem tazminatı, 500 TL fazla mesai, 420 TL son bir haftalık çalışma ücreti, 100 TL resmî tatillerde çalışma ücreti alacağını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir. Mahkeme 27/11/2014 tarihinde talep edilen alacak miktarının belirlenebilir olması nedeniyle açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Hukuk Dairesi 7/5/2015 tarihinde anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararının gerekçesinde; dava konusu alacakların ancak bilirkişi incelemesinden ve yargılama sürecinden sonra tespit edilebileceğini, bu nedenle söz konusu alacakların belirli olduğuna dair değerlendirmenin hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme bozma kararına uyulmasına karar vererek bilirkişi raporu aldırmıştır. 4/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda kıdem tazminatı alacağı 537,15 TL, fazla mesai alacağı 188,38 TL, resmî tatil alacağı 959,59 TL olarak belirlenmiştir. Başvurucu, bilirkişi raporu ile yapılan belirlemeden sonra 9/1/2018 tarihinde ıslah dilekçesiyle, talep ettiği alacak miktarını 105,12 TL'ye yükseltmiştir. Davalının hesaplanan işçilik alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine Mahkeme bilirkişiden ek rapor aldırmak suretiyle yeniden hesaplama yapmıştır. Mahkeme 19/4/2018 tarihinde bilirkişi ve bilirkişi ek raporunda belirtilen zamanaşımı hususunda yapılan tespit ve hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiş, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını belirterek başvurucunun bozma sonrasında verdiği ıslah dilekçesini dikkate almayıp talebiyle bağlı olmak üzere hüküm kurmuştur. Başvurucunun mahkeme kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 4/10/2018 tarihinde bozma kararı vermiş, kararın gerekçesinde belirsiz alacak davasında sadece davaya karşı cevap dilekçesinde zamanaşımı savunması ileri sürülebileceğini, Mahkeme tarafından kabul görmeyen ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasına değer verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, bozma kararına uyulmasına karar vererek 30/4/2019 tarihinde davanın kabulüne, bozma sonrası ıslah yapılamayacağından ıslah zamanaşımının dikkate alınmamasına, taleple bağlı kalınarak 500 TL kıdem tazminatının, 500 TL fazla mesai ücretinin, 420 TL ücret, 100 TL resmî tatil ücret alacağının davalıdan alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Yargıtayca yapılan temyiz incelemesi sonucunda anılan karar 23/12/2019 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Nihai karar 18/1/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 17/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.