T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/460 KARAR NO : 2025/1491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.12.2022 NUMARASI : 2021/640 Esas 2022/1166 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2022 tarih 2021/640 Esas 2022/1166 Karar sayılı kar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/460 KARAR NO : 2025/1491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.12.2022 NUMARASI : 2021/640 Esas 2022/1166 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2022 tarih 2021/640 Esas 2022/1166 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ...A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçi iş görmezlik zararı, tedavi, ulaşım ve bakıcı gideri olmak üzere maddi ile manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar .... ve ....vekili, kazadan doğduğu iddia edilen maddi tazminata ilişkin zararların davalı ....'in ZMM sigortacısı....nın sorumlu olduğunu, yaralanmalı trafik kazasında oluşan hiç bir zararda davalının başlı başına bir kusuru olmadığını, davacının müvekkili ...'in arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, olay günü görüşüp konuşarak vakit geçirmek istediklerini, görüşmeleri esnasında tarafların her ikisinin de alkol aldığını, bu durumun davacının kusur oranının belirlenmesinde göz önüne alınarak yeni bir kusur değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiğini, taraflar arasında hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, maluliyetinin tespiti bakımından rapor alınmasını gerektiğini, manevi tazminat istemlerinin haksız olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş.vekili, kazaya karışan aracın olay tarihini kapsar şekilde davalı ezdinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, davacının şirkete eksik evrakla başvurduğunu, usulüne uygun yapılmış bir başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, poliçe üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının bu tutarın tamamının ödeneceği anlamına gelmediğini, gerçek maluliyet oranının tespiti hususunda inceleme yaptırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi, ulaşım ve geçici bakıcı giderlerinin SGK’nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğunu, bu giderlerden davalı şirketin sorumlu olmadığını, kaza sırasında davacının alkollü olarak araca binmiş olmasının da kaza ve olumsuz neticelerinin meydana gelmesinde payı olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza anında sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunudan hatır taşıması olduğunu, davalı hakkında ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/11/2020 tarihinde s davalı ...adına kayıtlı olan davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı aracın kullanan davalı sürücü ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki kamyonetin çarpılması sonucunda davacının yaralandığı, kaza esnasında davalı sürücü ...'in 1,25 promil alkollü olduğu, davalı sürücü ...'in meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, davacının trafik kazası nedeniyle % 11,7 oranında maluliyet oluştuğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğu, olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu, kazaya karışan aracın kaza tarihinde davalı ...adına kayıtlı olduğu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının ise davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 03.06.2020-03.06.2021 dönemi için kaza tarihi itibariyle ölüm-sakatlık halleri ve sağlık gideri bakımında şahıs başına 410.000,00'er TL limitle sigortalandığı, yapılan hesaplamalar sonucunda davacının 327.358,23-TL sürekli, 16.048,20-TL geçici iş göremezlik zararı, 5.886,00-TL bakıcı gideri, 7.725,60-TL tedavi amaçlı belgesiz yol gideri olmak üzere toplam 357.018,03-TL maddi tazminat hesaplandığı, davacının ıslah dilekçesiyle talebini aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan miktarlara göre yükselttiği, davalı sürücü ...'in haksız fiil hükümlerine göre, davalı işleten...'in 2918 sayılı yasanın 85. maddesi uyarınca sorumlu oldukları, davalı ZMMS sigortacısının ise KTK.nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca meydana gelen maddi zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olduğu, davacının arkadaşı olan davalı ...'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu ve taşımanın hatır taşıması niteliğinde olduğu, yine davacının meydana gelen kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında belirtilmediği gibi tüm dosya kapsamından da bunun tespit edilemediği, ancak davacının sürücü olan arkadaşı davalı ...'in alkollü olduğunu bilerek araca bindiğinden müterafik kusurlu olduğu, anlaşıldığından hesaplanan tazminatlardan yerleşik yargıtay kararlarına göre önce % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış, ardından hesaplanan tazminattan bu kez % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davalıların 209.509,26-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.270,85-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.767,04-TL bakıcı gideri, 4.944,39-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi amaçlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 228,491,54-TL maddi tazminattan sorumlu oldukları, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 01.03.2021 tarihinde başvuru yaptığı, talep edilen eksik belgelerin 05.03.2021 tarihli dilekçe ekinde 08.03.2021 tarihinde sigortacıya ulaştığından 8 iş günü ilavesiyle 18.03.2021 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, davalı işleten ...ve davalı sürücü ...'in ise ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın kaza tarihi olan 06.11.2020 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, olay nedeniyle davacı lehine 40.000,00-TL manevi tazminatına hükmedilmesi gerektiği, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi nedeniyle davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan indirim yapılması nedeniyle davanın kısmen reddine karar verildiğinden indirimden dolayı reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. Karara karşı davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, maddi tazminat alacağı hakkında bilirkişi raporu ile tespit edilen miktar üzerinden tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, davalılar lehine hatır taşıması ve müterafık kusur gereğince indirim yapılmış olması hatalı olduğunu, mahkemenin indirim oranı ve gerekçesinin açık olmadığını, davalı sürücü tam ve asli kusurlu olup davacının müterafık kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün ısrarla aracı çalıştırıp trafiğe çıkarak kazaya neden olduğunu, davalı sigorta şirketinin tazminata işleyecek faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, manevi tazminatın tamamının kabulüne karar verilmesini gerektiğini, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, davacı tarafından davalı şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığını, usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, kazanın gerçekleşmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olduğu değerlendirmesi hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, araç sürücüsünün salt alkollü olması kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, sigortalı aracın hızına yönelik değerlendirme yapılmadığını, dava dışı araç sürücülerinin kazanın oluşumunda etken olmadığı değerlendirmesi hatalı olduğunu, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporu erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in hükümlerine aykırı şekilde tanzim edildiğini, davacının yaşadığı iddia olunan kalça kırık ve çıkıklarına rağmen ortopedi uzmanı raporu tanzim eden kurulda yer almadığını, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bulunması hâlinde, bu uzmanın kurulda yer alması zorunlu olduğunu, maluliyet oranının tespiti için ilgili sağlık raporunun, adli tıp kurumu genel kurulu veya adli tıp kurumu 2. ihtisas dairesi tarafından düzenlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda amir mevzuat hükmüne aykırı olarak teknik faiz uygulanmadığını, davacının SGK'lı olarak herhangi bir işte çalışmadığından sebeple geçici iş göremezlik tazminatı talep hakkı bulunmadığını, bakıcı gideri sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerektiğini, tazminata aktüer hesabının yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli, geçici iş gücü kaybı, tedavi, yol ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, raporda ortopedi uzmanı bulunmuyor ise de davacının ortapedi uzmanınca yapılan konsültasyon ve muayenesine yer verilerek bilirkişi heyetince ortopedi muayenesinin değerlendirlmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, müterafik kusur ve hatır taşımasının varlığı nedeniyle yerleşik uygulama doğrultusunda tazminattan indiririm yapılmasına, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri ve bakıcı gideri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talep ile müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen talep ile bağlı olacak şekilde temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 14.424,83-TL'den peşin alınan 3.905,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.519,83-TL harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.