3. Hukuk Dairesi 2025/2423 E. , 2025/5774 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/131 E., 2025/706 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/497 E., 2023/420 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
3. Hukuk Dairesi 2025/2423 E. , 2025/5774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/131 E., 2025/706 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/497 E., 2023/420 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının davalı bankadan parça parça kullanmış olduğu ihtiyaç kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında davalı bankanın davacıdan zorla kredi ödemelerinin yapılamaması halinde emekli maaşında kesinti yapılacağına dair muvafakat aldığını, davacının kanser hastası olması nedeniyle kredi taksitlerini ödeyememesi sonucunda davalı banka tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2019/3225 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacıdan kredi kullanımı sarısında zorla alınan muvafakatin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 83/A maddesi uyarınca geçerli olmadığını, hüküm gereği kesinti yapılabilmesi için maaş hamilinin icra takibinden sonra açık ve net imzalı muvafakatinin bulunması gerekmekte olduğunu, imzalanan muvafakatin takip öncesinde alındığını, davacının maaşını... Müdürlüğünden aldığını, yapılan kesintinin neden yapıldığını bilmemesi nedeniyle .... Müdürlüğünden bilgi istenilmesi sonucunda imzaladığı muvafakat nedeniyle kesinti yapıldığını öğrendiğini, İİK 83/a maddesi uyarınca davacının maaşından yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, davacının akciğer kanseri hastası olup tedavis.... Hastanesinde devam etmekte olduğunu, davalı banka tarafından yapılan kesintiler maaşından başka geliri olmayan davacıyı son derece mağdur edilmekte olduğunu, maaşının tamamının kredi ödemesine kesildiğini, yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; davacının maaş hesabından takas - virman suretiyle yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile maaş hesabındaki muarazanın giderilmesi ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla geçmiş dönemlere ait hesaptan yapılan kesintilere yönelik şimdilik 100,00 TL'nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; takibe konu kredinin özel bir kredi türü olup sadece emeklilere kullandırılan ....Emekli Kredisi olduğunu, kredi amacının kredi kullanan müşterilerin kredi taksitlerinin SGK tarafından ....'deki hesaplarına yatırılan emekli maaşından ödenmesi olduğunu, davacının kullanmış olduğu krediye ek olarak imzalamış olduğu Rehin Sözleşmesi, Taahhütname ve Virman-Takas-Mahsup Talimatı da imzalayan davacının kredi taksitlerini bu emekli maaşından ödemekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, .... nezdindeki SGK Emekli Maaşı hesabından 23.10.2017- 22.01.2022 tarihi arasında toplamda 53.735,69 TL kesilerek Aktifbank'a aktarıldığı, davacının kullandığı kredilerden kaynaklı borca istinaden davacının emekli maaşından kesinti yapılabilmesine yönelik olarak davalı banka takas, virman, mahsup ve rehin hakkı veren muvafakate istinaden kesinti yapmış ise de yukarıda zikredilen Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği gibi emekli maaşına kredilerin ödenmesi amacıyla bloke konulmasına veya kesinti yapılmasına yönelik alınan muvafakat geçersiz olduğundan, davalı bankanın davacının emekli maaşına bloke koyamayacağı, maaşından kesinti yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının emekli maaşından kesilen 53.735,69 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından imzalanan ek taahhütname ile kredi borcuna ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiği, bu muvafakatin geçerli olduğu, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı ve davalı bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredi kullandırdığı, yine kesintilerin kredi sözleşmesine istinaden yapılmış olduğu, icra müdürü tarafından yapılmış bir haczin de bulunmadığı dikkate alındığında kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu haliyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının kullandırdığı ihtiyaç kredilerine ilişkin başvuru sırasında davacıdan kredi taksitlerin ödenmemesi halinde emekli maaşından kesinti yapılacağına dair zorla muvafakat aldığını, muvafakatin İİK 83/a maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, davacının maaşından başka geliri olmadığını, kimi aylar maaşının tamamının davalı banka tarafından kredi ödemelerine kesildiğini, davacının taahhütnameyi bilinçli, açık rızasıyla ve özgür iradesiyle imzalamadığını, davacıya gerekli açıklamanın yapılmadığını, açık rızasının da alınmadığını, davcının yanıltıldığını, sözleşmenin açık şeklide geçersiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının emekli maaş hesabından takas-virman suretiyle yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile maaş hesabındaki muarazanın giderilmesi ve geçmiş dönemlere ait hesaptan yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. 1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır. 2. 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; " 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93/1 maddesi; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu fıkra ile hacizden önceki safhada bloke konulmasına muvafakat ile borçlunun haczedilmezlikten feragat etmesine izin verilmiştir. Bu ödemelerin emekli maaşından haciz kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü bir icra takibine bağlı olmayan kişinin rızasına dayalı olarak bankadan aldığı krediye ilişkin taahhüt ettiği yasal bir ödeme söz konusudur. 3. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır. 4.17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı doğrultusunda tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. 5. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütnamelerle kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığının, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılmış olup, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.