Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2921 E. , 2024/3803 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2921 Karar No : 2024/3803 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik ve San. Tic. A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafında…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2921 E. , 2024/3803 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2921 Karar No : 2024/3803 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik ve San. Tic. A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu hükümleri uyarınca verilen 92.799-TL idari para cezasının kesinleştiğinden bahisle İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Yeditepe Vergi Dairesi Müdürlüğünce tanzim edilen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri ile aynı Kanun uyarınca verilen 31.054-TL idari para cezasının kesinleştiğinden bahisle aynı idarece tanzim edilen .. tarih ve ... ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davanın 13/04/2022 tarihinde Av. ... tarafından açıldığı, dava dilekçesinin ekinde imza sirkülerinin bulunmadığı, davacı vekili tarafından 22/04/2022 tarihinde verilen beyan dilekçesinin ekinde sunulan Kadıköy 27. Noterliği'nin 03/04/2012 tarihine verilen imza sirkülerinde, davacı şirketin yetkilisinin 3 (üç) yıl süre ile ... seçildiği ve bu sürenin dolduğu, ayrıca davacı şirketin 2012 yılından beri toplanamadığını beyan etmesi üzerine Mahkememizin 27/04/2022 tarihli ara kararıyla güncel imza sirkülerinin gönderilmesinin istendiği, davacı vekili tarafından 09/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde, güncel imza sirkülerinin alınamadığının beyan edildiği, öte yandan dosya kapsamında sunulan Kadıköy 18. Noterliği'nin 26/11/2020 tarihli vekaletnamenin ...'nun kendi şahsi vekaletnamesinin olduğunun görüldüğü, olayda, şirket adına dava açma hak ve yetkisinin şirketin tüzel kişiliğinin devamı boyunca ancak şirketi temsile yetkili kişiye ait olup şirket adına dava açılırken şirketi temsile yetkili kişi tarafından yetkili olduğunu gösterir imza sirküleri eklenmek suretiyle açılmak zorunda olduğu, bu durumda, yetkili olmayan olmayan avukat ile şirket adına açılan davanın esastan incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali talep edilen ödeme emirlerinin şirketi temsilen ...'nun ikamet adresine tebliğ edildiği, dava konusu idari işlemin açık, somut, hukuka uygun ve yargı denetimini mümkün kılar şekilde ortaya konulmadığı, şifahen yapılan araştırma neticesinde anılan cezanın kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) bildirilmemesi nedeniyle verilmiş olabileceği öğrenilmişse de bu bilginin teyit edilemediği, ruhsat süresi 2012 yılında sona eren ve ruhsat yenileme talebinde bulunmayan şirketlere, 2018 yılında yürürlüğe giren mevzuatın geriye yürütülmesi suretiyle verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, adına ödeme emirleri düzenlenen şirketin son genel kurul toplantısının 13/08/2012 tarihinde yapılarak ...'nun üç yıllığına yönetim kurulu başkanı seçildiği, bu tarihten sonra bir daha toplantı ve seçim yapılamadığı, ...'nun görev süresinin dolması ile şirketin organsız kaldığı, ancak şirket hakkında kesilen para cezalarının haksız ve dayanaktan yoksun olması nedeniyle hak kaybı yaşamamak adına itiraz etme zarureti ile en son yetkili ...'nun şahsi vekaletnamesi ibraz edilerek bakılan davanın açıldığı, davacı ... Madencilik ve San. Tic. A. Ş. tarafından Av. ... adına verilen vekaletnamenin ibrazı istenmişse de temsil yetkisi sona eren ... nun böyle bir vekalet tanzim edemeyeceği hususunun Beyoğlu 57. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı tutanak evrakı ile belirtildiği, ... 'nun davayı kendisi adına asaleten takip etme isteği hakkında ise karar verilmediği, ...'nun yasadaki boşluklar arasında sıkışıp kaldığı, bu çözümsüzlük halinin kabulü durumunda hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının ihlal edileceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, ... tarih ve ... ana takip numaralı ve ... tarih ve ... ana takip numaralı idari para cezalarının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmış, 3/2-a maddesinde; dava dilekçelerinde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının gösterileceği, 14/c maddesinde; dilekçelerin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15/1-d maddesinde; ise işbu Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olmayan dilekçelerin 30 gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek üzere dilekçe ret kararı verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda; davacı ... Madencilik ve San. Tic. A.Ş. adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresinin kapalı olması nedeniyle Yönetim Kurulu Başkanı ... adına tebliğe çıkarıldığı, davacı şirketin 13/08/2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile ..., ... ve ...'nin seçildiği, 13/08/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...'nun 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanı seçildiği, şirket ünvan veya kaşesi altına atacağı münferit imzası ile şirketi her konuda en geniş manada temsil ve ilzama yetkili kılındığı hususunun 17/09/2012 tarih ve 8154 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edildiği, 13/08/2012 tarihinden sonra şirket genel kurulunun toplanamadığı, Yönetim Kurulu Başkanı ... 'nun Av. ...'ya verdiği vekalete istinaden davacının ... Madencilik ve San. Tic. A.Ş. olarak belirtildiği dilekçe ile 2012 tarihli imza sirküleri eklenerek işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. ... İdare Mahkemesi, 27/04/2022 tarihli ara kararı ile davacı şirkete ait güncel tarihli imza sirkülerini istemiştir. Davacı vekili 09/05/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile; güncel tarihli imza sirküleri alınması taleplerinin, şirketin son genel kurul tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin geçtiği ve yeni bir genel kurul toplanmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği hususuna ilişkin Beyoğlu 57. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı tutanağını beyan etmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi, 28/12/2022 tarihli ara kararı ile davacı ... Madencilik ve San. Tic. A.Ş. tarafından Av. ... adına verilen vekaletnamenin onaylı bir örneğini istemiştir. ..., anılan ara karara cevaben, 13/01/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile davacı ... Madencilik ve San. Tic. A.Ş.'nin son temsilci olarak şirketin menfaatine olan işlemlerde temsil yetkisinin olduğunun kabulü gerektiği, Av. ... tarafından yapılan tüm işlemleri kabul ettiği, bu vekalet ilişkisinin kabul görmemesi halinde davayı şahsen takip etmek istediğini beyan etmiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun görev süresi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 362. maddesinde üç yıl ile sınırlandırılmıştır. Bir anonim şirkette süresi biten yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerinin seçilmesi için yapılan genel kurulda yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilememesi veya genel kurulun toplanamaması nedeniyle seçim yapılamaması hallerinde, görev süresi dolan yönetim kurulunun görev ve yetkilerinin devam edip etmediğine yönelik 6102 sayılı Kanun'da herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı Kanun'un "Organların eksikliği" başlıklı 530/1 maddesinde, uzun süreden beri şirketin Kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirleyeceği, bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme tarafından şirketin feshine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddede yazılı kişiler tarafından şirketin feshinin istenilmemesi durumunda ise şirketin temsiline ilişkin nasıl bir yol izleneceğine dair bir düzenleme ise 6102 sayılı Kanun'da yer almamaktadır. Öte yandan 6102 sayılı Kanun'un 359 ve devamı maddelerinde yönetim kurulunun bu sıfatının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim kurulu seçilene kadar zorunlu görevlerine devam edeceğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, 28/11/2012 tarih ve 28481 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında, görev süresi sona ermiş olsa bile yönetim kurullarının, olağan ve olağanüstü genel kurullar ile imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunu toplantıya çağırabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bu halde yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz etmek imkanı da bulunmamaktadır. Konuya ilişkin Yargıtay kararları da bu yöndedir. Bu itibarla; şirket genel kurulunun yapılamaması ve/veya yapılmaması halinde şirketin tasfiyesi de istenmemişse son yönetim kurulunun zorunlu görevlerine devam edecekleri, idari para cezalarına ilişkin ödeme emirlerine karşı dava açılması hususunun şirketin menfaatleri ile ilgili zorunlu görevlerden olduğu, bu halde davacı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili son yönetim kurulu başkanı ...'nun şirket adına veya şirketi temsilen açtığı davanın ehliyetli kişi tarafından açılmış dava olarak kabulü ile, dava dilekçesinin bu doğrultuda düzeltilmesi için karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddinde ve bu karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 14/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.