3. Ceza Dairesi 2025/3246 E. , 2025/27732 K. "" TALEPTE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEP TARİHİ : 22.04.2025, 14.07.2025 TALEBE KONU DAİRE kararI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih, 2022/24021E., 2025/5246 K. sayılı ilamı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/ 30... /7 sayılı kararı BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin17.12.2021 tarih ve 2021/7 60... /1588 sayılı kara…
3. Ceza Dairesi 2025/3246 E. , 2025/27732 K. "İçtihat Metni" TALEPTE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEP TARİHİ : 22.04.2025, 14.07.2025 TALEBE KONU DAİRE kararI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih, 2022/24021E., 2025/5246 K. sayılı ilamı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/ 30... /7 sayılı kararı BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin17.12.2021 tarih ve 2021/7 60... /1588 sayılı kararı İtiraz yazıları ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I-İTİRAZIN KONUSU: 22.04.2025 tarihli itiraz yönünden: ''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 23.06.2017 Tarih ve 2016/103590 Soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 sayılı İddianamesi ile Sanık hakkında şüphelinin olay tarihinde Ankara İl Jandarma Komutanlığı'nda bulunduğu, İl Jandarma komutanlığı bünyesinde darbe teşebbüsünü desteklemek amacıyla faaliyetlerde bulunduğu iddia edilerek, şüphelinin üzerine atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü üyesi olmak, askeri komutanlıkların gasbı, kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma suçlarından işlediğinden TCK'nın 309/1-2, 311/1-2, 312/1-2, 317/1, 314/2, 266, 58/9, 63. maddeleri, Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle sanık ... hakkında kamu davası açılmıştır. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi 26.06.2020 tarih ve 2017/ 30... /7 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, diğer suçlardan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatına karar verilmiştir. Mahkumiyet hükmüne yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 17.12.2021 gün ve 2021/7 60... /1588 sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarihli ve 2022/24021 esas, 2024/5246 sayılı kararı ile "ONANMASINA" karar verilmiştir. Sanık ... hakkında 27.03.20 25... .04.2025 tarihli itiraz başvuruları ile; onama kararından önce, dosyanın temyiz incelemesinde olduğu aşamada 26.08.2024, 01.10.2024, 01.11.2024,19.12.2024,13.01.20 25... .04.2025 tarihli dilekçeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanma talebinde bulunduğunu, ek temyiz mahiyetindeki talepleri hakkında bir karar verilmediği gerekçesiyle Daire kararına itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmakla; Dosyanın incelemesinde, aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir denilerek; 14.07.2025 tarihli itiraz yönünden: Dosyanın fiziki ve uyap ortamında bulunan kayıtlardan da faydalanılmak suretiyle yapılan incelemesine göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarih ve 2016/103590 soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 karar sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayayasayı ihlal (TCK 309), Meclise karşı suç (TCK 311), Hükumete karşı suç (TCK 312), Silahlı terör örgütüne üye olma (TCK314/2), Askeri komutanlıkların gasbı (TCK 317), Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) ve Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK 170) suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 sayılı kararıyla sanık ...’in tüm suçlardan diğer sanıkların ise silahlı terör örgütüne üye olma suçu dışındaki suçlardan beraatlerine karar verildiği, sanıklar ..., ..., ..., .... .... ve ...’nın ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararlara yönelik temyiz istemlerini inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/24021 esas, 2025/5246 sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki beraat ve mahkumiyet hükümlerinin yanı sıra hüküm kurulmamış olan kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs ve alıkoyma suçlarından da inceleme yapıldığı ve ... hakkındaki Anayasayı ihlal (TCK 309), Meclise karşı suç (TCK 311), Hükumete karşı suç (TCK 312) ve Silahlı terör örgütüne üye olma (TCK 314/2) suçlarından verilen beraat hükümlerinin yanı sıra hüküm kurulmamış olan kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs ve alıkoyma suçlarından verilen beraat hükümlerinin onanmasına karar verildiği, diğer sanıklar ..., ..., ..., ve ... hakkındaki Anayasayı ihlal (TCK 309), Meclise karşı suç (TCK 311) ve Hükumete karşı suçtan (TCK 312) verilen beraat hükümlerinin yanı sıra hüküm kurulmamış olan kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs ve alıkoyma suçlarından verilen beraat hükümlerinin onanmasına hükmolunduğu, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma (TCK 314/2) suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde beraat kararı verilmiş gibi inceleme yapılarak onama kararı verildiği anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarih ve 2016/103590 soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 karar sayılı iddianamesi ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 sayılı kararıyla sanıkların atılı suçtan beraatlerine hükmolunduğu, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararlara yönelik temyiz istemlerini inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/24021 esas, 2025/5246 sayılı kararı ile sanıklar hakkında diğer suçlardan verilen beraat hükümlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüyle birlikte incelenerek hükümlerin onanmasına karar verildiği, ilamın devamında ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümleri tekrar inceleme konusu yapılarak eksik soruşturma gerekçesiyle bu kez hükümlerin bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarih ve 2016/103590 soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 karar sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında anayasayı ihlal (TCK 309), meclise karşı suç (TCK 311), hükumete karşı suç (TCK 312), silahlı terör örgütüne üye olma (TCK314/2), alıkoyma (TCK 109), kasten insan öldürme (TCK 82) ve kasten insan öldürmeye teşebbüs (TCK 82, 35) suçlarından kamu davası açıldığı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine, diğer suçlardan ise beraatine hükmolunduğu, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararlara yönelik temyiz istemlerini inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/24021 esas, 2025/5246 sayılı kararı ile sanık hakkında anayasayı ihlal (TCK 309), alıkoyma (TCK 109), kasten insan öldürme (TCK 82) ve kasten insan öldürmeye teşebbüs (TCK 82, 35) suçlarından verilen beraat hükümleri inceleme konusu yapılarak hükümlerin bozulduğu ancak Meclise karşı suçtan (TCK 311) kurulan hükme yönelik katılan TBMM Başkanlığı vekilinin temyizi bulunduğu halde herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2017 tarih ve 2016/103590 soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 karar sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında anayasayı ihlal (TCK 309), meclise karşı suç (TCK 311), hükumete karşı suç (TCK 312), silahlı terör örgütüne üye olma (TCK314/2), alıkoyma (TCK 109), Kasten insan öldürme (TCK 82) ve kasten insan öldürmeye teşebbüs (TCK 82, 35) suçlarından kamu davası açıldığı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 karar sayılı kararıyla sanığın tüm suçlardan beraatine hükmolunduğu, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği ancak bu hükümlere yönelik bir kısım katılanlar vekilinin temyizi bulunmasına rağmen herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarih ve 2016/103590 soruşturma, 2017/21803 esas, 2017/3796 karar sayılı iddianamesi ile; ... kışlasında meydana gelen darbe girişimi nedeniyle hayatını kaybeden maktul ...’e karşı sanıkların kasten öldürme suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 sayılı kararıyla adı geçen maktulün ... kışlasında meydana gelen olaylar sırasında değil başka bir mahalde cereyan eden darbe girişimi nedeniyle hayatını kaybettiği gerekçesiyle tüm sanıkların bu maktule yönelik kasten öldürme suçlarından beraatlerine karar verildiği, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği ancak bu hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekillerinin temyizi bulunmasına rağmen herhangi bir inceleme yapılmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında siyasal ve askeri casusluk (TCK 328) ve gizli kalması gereken bilgileri açıklama (TCK 330) suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2017/30 esas, 2020/7 sayılı kararıyla sanığın her iki suçtan da beraatine hükmolunduğu, bu kararlara karşı yapılan istinaf istemlerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 gün ve 2021/760 esas, 2021/1588 sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu hükümlere yönelik bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi bulunmasına rağmen sadece siyasal ve askeri casusluk (TCK 328) suçundan verilen beraat hükmü inceleme konusu edilerek onama kararı verildiği, ancak gizli kalması gereken bilgileri açıklama (TCK 330) suçundan verilen beraat hükmüne yönelik bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. İlk derece yargılaması sırasında davaya dahil edilen ... ve Emniyet Genel Müdürlüğünün sanıklar hakkındaki hükümlerin tamamına yönelik temyiz itirazında bulundukları, temyiz incelemesi sırasında bu kurumların davaya konu suçlar yönünden katılma haklarının bulunmadığı belirlendikten sonra ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, T.C hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerine, ... vekilinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, T.C Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, askeri komutanlıkların gasbı, silahlı terör örgütüne üye olma, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sahtecilik, dolandırıcılık, siyasal veya askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, suçu bildirmeme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazları incelenerek bölge adliye mahkemesince istinaf istemlerinin CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen kararlar anılan maddenin son cümlesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın bu hükümler yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE karar verildiği, ancak ... vekilinin askeri komutanlıkların gasbı (TCK 317) ve kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçlarına, ... vekilinin ise kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçuna ilişkin temyiz itirazlarının inceleme dışı bırakıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafii Av. ... 07.05.2025 tarihli dilekçesiyle müvekkili sanık hakkında kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve alıkoyma suçlarından açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığı halde Yargıtay ilamında bu suçlara ilişkin de inceleme yapıldığını belirterek bu hususun düzeltilmesini talep ettiği, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/05/2025 tarih ve 2025/385 muh. sayılı yazısıyla da Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/24021 esas ve 2025/5246 karar sayılı kararında sanıklar hakkındaki bir kısım hükümler yönünden temyiz incelemesi yapılmadığı, bir kısım hükümlerin ise hem onama hem de bozmaya konu edilerek çelişki oluşturulduğu belirtilerek CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması talebinde bulunması üzerine, gerek sanık müdafiinin ve ilk derece mahkemesi olan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talepleri, gerekse re’sen belirlenen sebepler gözetilerek Yüksek Dairenizin söz konusu kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca bir kısım sanıklar lehine itiraz yasa yoluna başvurulması ve maddi hataların giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.''denilerek, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Onama kararına itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. II-İTİRAZ NEDENLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.04.2025 tarihli itiraz 2022/20128 sayılı yazısında; "İtiraza konu uyuşmazlık; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip, bu karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulmasından sonra, sanığın henüz temyiz incelemesi yapılmadan ek dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunması halinde bu hususta sanığın beyanı alınarak talebin değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir. Dosyanın yapılan incelemesinde; ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilen sanık müdafiinin temyiz başvurusu yaptıktan sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesinde başlayan temyiz yasa yolu süreci henüz tamamlanmadan önce sanığın "etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüt içindeki konumu, eylemleri ve örgüt içinde tanıdığı bir kısım örgüt üyeleri hakkında beyanlarını içeren" 26.08.2024, 01.10.2024, 01.11.2024, 19.12.20 24... .01.2025 tarihli dilekçeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunduğu, ancak Dairece yapılan temyiz incelemesinde bu dilekçelerin dikkate alınmayarak, temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet hükümünün onanmasına karar verildiği görülmüştür. Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin etkin pişmanlıktan dolayı ceza indiriminden hükmün kesinleşmesine kadar faydalanma imkanının bulunduğu hususu da dikkate alınarak, sanığın duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanlarının alınıp, ek dilekçesi ile verdiği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesi lüzumu ile Yargıtay 3. Ceza Dairesince hükmün bozulması gerekirken, temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet hükümünün onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarihli ve 2022/24021 esas, 2025/5246 sayılı kararına karşı Sanık ... lehine 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. '' denilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.07.2025 tarihli itiraz 2022/20128 sayılı yazısında; I- Maddi hata yapıldığı düşünülen hususlar ; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesine 5560 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen ek cümlede Yargıtay Ceza Daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir hükmüne yer verilmiş olup, yapılan incelemede; a-Sanıklar ..., ..., ..., ve ... hakkında kasten öldürme, alıkoyma ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı gibi, verilmiş bir hüküm de olmadığı halde, Yüksek daireniz ilamının onamaya ilişkin (I) nolu bendi 32. sayfasında (Sanık ... hakkında ayrıca 29. sayfada) sanıklar hakkında bu suçlardan verilmiş bir hüküm varmış gibi inceleme yapılarak onama kararı verilmesi suretiyle, b-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu mahkumiyet hükmünün ilamın bozmaya ilişkin (II) nolu bendinin 32 ve F-2 başlığı altındaki 37. sayfalarında incelemeye konu edilip bozma kararı verildiği halde, ilamın onamaya ilişkin (I) nolu bendi 32. sayfasında bu suçtan verilmiş bir beraat hükmü varmış gibi inceleme yapılarak onama kararı verilmesi suretiyle, Yazım hatası / maddi hata yapıldığı belirlenmiştir. II- İtiraza konu uyuşmazlık; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümlerinin ilamın onamaya ilişkin (I) nolu bendi 32. sayfasında incelemeye konu edilerek onama kararı verildiği, devamında ilamın bozmaya ilişkin (II) nolu bendinin 32. ve F-2 başlığı altındaki 37. sayfasında tekrar inceleme konusu yapılarak bozma kararı verildiği görülmüştür. Aynı hükmün hem onamaya hem de bozmaya konu edilmesi düşünülemeyeceğinden bu yöndeki kararın hukuku aykırı olduğu açıktır. Ancak sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin onanması yönünden 30 günlük yasal itiraz süresi geçtiği için onama hükmünün bu aşamada kesinleştiği de nazara alınarak ilamdaki hukuka aykırılığın giderilmesi bakımından bozma kararına karşı inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere sanıklar lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir. III- İlamda temyiz incelemesi yapılmamış hükümler; a-Sanık ... hakkında TCK’nın 311. maddesinde düzenlenen yasama organına karşı suçtan verilen beraat hükmüne yönelik katılan TBMM başkanlığı vekilinin temyizi bulunduğu ve 25.02.2022 tarih ve 3-2022/20128 sayılı tebliğnamemizde hükmün onanması yönünde görüş belirtildiği halde incelemeye konu edilmediği, b-Sanık ... hakkında anayasayı ihlal (TCK 309), yasama organına karşı suç (TCK 311), hükumete karşı suç (TCK 312), askeri komutanlıkların gasbı (TCK 317), kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK 170), alıkoyma (TCK 109), kasten insan öldürme (TCK 82), kasten insan öldürmeye teşebbüs (TCK 82,35) dava açılıp sanığın tüm suçlardan beraatine karar verildiği, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu sanığa ilişkin hükümleri temyiz etmediği, Yasama organın karşı suç, Kasten öldürme ve Kasten öldürmeye teşebbüs suçları dışında kalan suçlara ilişkin temyiz isteminde bulunan bir kısım katılanların bu suçlar yönünden davaya katılma hakları bulunmadığından ilamın 14. sayfasında temyiz istemlerinin reddine karar verilmekle birlikte katılanlar ... (maktul ... yakını), ..., ... (maktul ... yakınları), ... ve ... (maktul ... yakınları) vekillerinin kasten öldürme, katılanlar ... ve ... vekillerinin kasten öldürmeye teşebbüs, katılan TBMM Başkanlığı vekilinin de yasama organına karşı suçtan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazında bulundukları halde bu hükümler yönünden tebliğnamemizde görüş belirtilmediği gibi ilamda da incelemeye konu edilmediği, c-Maktül ...’e karşı işlenen kasten insan öldürme suçu nedeniyle açılan davalarda tüm sanıkların beraatine karar verilmekle birlikte katılanlar ... ve ...’in bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla ilgili olarak temyiz tebliğnamemizde onama görüşü bildirildiği halde ilamda incelemeye konu edilmediği, d-Sanık ... hakkında siyasal ve askeri casusluk (TCK 328) ve gizli kalması gereken bilgileri açıklama (TCK 330) suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunduğu ve fakat dairece yapılan temyiz incelemesinde sadece siyasal ve askeri casusluk (TCK 328) suçuna ilişkin hükmün incelenip onandığı, gizli kalması gereken bilgileri açıklama (TCK 330) suçundan kurulan hükmün tebliğnamemizde onanması istendiği halde incelemeye konu edilmediği, e-Davaya konu hiçbir suçtan doğrudan zarar görmedikleri için katılma hakları bulunmayan ... ve ... vekillerinin tüm suçlardan hükmü temyiz ettikleri, ilamın 14. sayfasında temyiz talepleri incelenerek reddine karar verildiği ve fakat ... vekilinin askeri komutanlıkların gasbı (TCK 317) ve kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçlarından, ... vekilinin de kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talepleriyle ilgili tebliğnamemizde görüş belirtilmediği gibi ilamda da incelemeye konu edilmediği, anlaşılmıştır. Tebliğnamemizde de görüş bulunmayan Sanık ... hakkında hükumete karşı suçtan verilen beraat hükmüne yönelik katılan TBMM Başkanlığı vekilinin, kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar ... (maktul ... yakını), ..., ... (maktul ... yakınları), ... ve ... (maktul ... yakınları) vekilleri ile kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olarak da ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları incelendiğinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, katılanlar TBMM vekili, katılanlar ... (maktul ... yakını), ..., ... (maktul ... yakınları), ... ve ... (maktul ... yakınları), ... ve ... vekillerinin sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİ ile hükümlerin ONANMASINA, Tebliğnamemizde görüş bulunmayan ... vekilinin askeri komutanlıkların gasbı (TCK 317) ve kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçlarından, ... vekilinin de kamu görevine ait araçların suçta kullanılması (TCK 266) suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise; İstinaf mahkemesi ceza dairesince istinaf istemlerinin CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca reddine ilişkin kararlar anılan maddenin son cümlesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın bu hükümler yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.''denilmiştir. III- İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ: 22.04.2025 tarihli itiraz yönünden: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları). TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren değişik tarihlerdeki dilekçeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmiştir. 14.07.2025 tarihli itiraz yönünden: İnceleme dışı bırakılan hükümlerin incelenmesine, maddi hatanın kısmen sanık ... yönünden kasten insan öldürme,kasten insan öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik verilen beraat kararlarının onanmasına dair kısımdan isminin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, diğer maddi hata düzeltim taleplerine konu edilen hususlarda Dairemiz ilamında herhangi bir çelişki ya da hukuka aykırılık bulunmamakla düzeltim yapılmasına yer olmadığına, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükümlerinin ilamın onamaya ilişkin (I) nolu bendi 32. sayfasında incelemeye konu edilerek onama kararı verildiği, devamında ilamın bozmaya ilişkin (II) nolu bendinin 32. ve F-2 başlığı altındaki 37. sayfasında tekrar inceleme konusu yapılarak bozma kararı verildiği görülmüştür denilerek olağanüstü kanun yolu itirazına konu edilen hususlarda ise dairemiz ilamında herhangi bir çelişki ya da hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte sanıklar hakkında verilen bozma kararımıza konu yasa maddesine ilişkin olarak, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/1 32... /183 sayılı kararı ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce yasakoyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3'üncü maddesine ise “(3) örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanunun 10'uncu maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas - 2024/189 sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve yasakoyucu tarafından iptal edilen kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; anayasanın 153/5'inci maddesinde anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte anayasanın 38'inci maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2'nci maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7'nci maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve 2023/579 karar sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve 2023/344 karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 7'nci maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/ 81... /189 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bununla birlikte yasakoyucu tarafından iptal edilen kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme ihdas edilmediği, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 2'nci ve 7'nci maddelerinde yer alan düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek itirazın bu gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. IV-Karar: 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.20 25... .07.2025 tarihli itirazlarının gerekçe bölümünde izah edildiği üzere bir kısım maddi hata düzeltim talepleri haricinde KABULÜNE; 2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/240 21... /5246 sayılı kararına ek karar olmak üzere : Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... vekilinin askeri komutanlıkların gasbı ve kamu görevine ait araçların suçta kullanılması suçlarından, ... vekilinin kamu görevine ait araçların suçta kullanılması suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde, Bölge adliye mahkemesince istinaf istemlerinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen kararlar anılan maddenin son cümlesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın bu hükümler yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, Sanık ... yönünden kasten insan öldürme,kasten insan öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik verilen beraat kararlarının onanmasına dair kısımdan isminin çıkarılmasına, Diğer inceleme dışı bırakılan hükümler yönünden temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık ... hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan verilen beraat; sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs , Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen ayrı ayrı beraat; ...’e karşı işlenen kasten insan öldürme suçu nedeniyle hakkında dava açılan tüm sanıkların ayrı ayrı beraat; sanık ... hakkında gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,TBMM Başkanlığı vekilinin, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının , katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...,... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, 3-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/240 21... /5246 karar sayılı ilamında sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki 5237 sayılı TCK'nun 220/6 maddesi kapsamındaki bozma kararlarının ayrı ayrı KALDIRILMASINA, 4-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2022/240 21... /5246 karar sayılı onama kararının sanık ... yönünden KALDIRILMASINA, Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak; Silahlı terör örgütüne üye olan, temyiz aşamasında değişik tarihli dilekçeleri ile etkin pişmanlık talebinde bulunan sanığın, öncelikle yeniden ifadesi alınarak verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorularak sonucuna göre belirlenen cezadan TCK'nın 221/4-2 cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun oranda adil bir indirim yapılması gerekip gerekmediğine karar verilmesi , Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine ve mevcut delil durumuna nazaran 5271 sayılı CMK'nın 104/3 maddesi uyarınca sanık ... ve müdafiinin tahliye isteminin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.