T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/503 KARAR NO : 2026/559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/01/2026 NUMARASI : 2026/34 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/503 KARAR NO : 2026/559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/01/2026 NUMARASI : 2026/34 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; anılan abonelik sözleşmesi uyarınca davalı tarafa elektrik enerjisi temininin sağlandığını, fiilen gerçekleştirilen bu tüketim karşılığında mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde enerji kullanım bedellerinin tahakkuk ettirilerek faturalandırıldığını, buna karşın, davalı tarafın söz konusu elektrik enerjisinden kesintisiz biçimde faydalandığını, düzenlenen faturalara konu bedelleri ödemekten imtina ettiğini, bu suretle borca itiraz ederek başlatılan icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, ... ... faturası özetle, son kaynak tedariki tarifesindeki müşterilerin ... öngörüsü kapsamında hesaplanan aktif tutar ile gerçekleşen ...'e göre, geriye dönük on iki ay için hesaplanan aktif tutar arasındaki farkı içerdiğini, bir diğer deyişle on iki ay sonunda nihai halini alan ... birim bedelleri üzerinden ilgili dönemlere ait düzenlenen faturalar ile oluşan fark tutarları müvekkili şirket sistemlerinde hesaplandığını ve müşterilerin bir sonraki dönem faturalarına “... ...” kalemi olarak ilave edildiğini, mevcut durumda müvekkili şirketin portföyünde bulunmayan müşteriler için ise bu fark tutarı, okuma tarihleri ilgili döneme ait olacak şekilde ayrıca faturalandırılarak tebliğ edildiğini, beyanla davalı tarafın 1.909.150,58-TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davanın kabulü ile Merkezi Takip Sistemi'nin 2025/209562, 2025/209770, 2025/209594, 2025/209666, 2025/209756, 2025/209695, 2025/209586, 2025/209748, 2025/209581, 2025/209659, 2025/209552, 2025/209558, 2025/209546, 2025/209682 ve 2025/209673 sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme, icra takibine konu edilen faturalara ... ... ücretinin yansıtıldığı görülmekle alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı gerekçesi ile;"1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,2-Kararın taraflara tebliğine" dair istinafı kabil olarak 15/01/2026 tarihinde karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; ... ... bedeli, davacı şirketin sübjektif veya tek taraflı bir irade beyanına dayalı olarak belirlenen, muğlak ya da öngörülemez bir alacak kalemi olmayıp; EPDK düzenlemeleri, ... uzlaştırma verileri ve yürürlükteki elektrik piyasası mevzuatı uyarınca hesaplanması zorunlu olan, objektif kriterlere bağlı bir bedel olduğu,bu bedelin faturaya yansıtılmış olması, alacağın varlığını tartışmalı hale getirmemekte; aksine, alacağın hukuki dayanağının ve hesaplanma yönteminin açıkça belirli olduğunu gösterdiğini,ara kararda yer verilen gerekçede, yalnızca ... ... kaleminin varlığına işaret edilmekle yetinilmiş; bu kalemin sözleşmesel dayanağı, mevzuattan kaynaklanan zorunlu niteliği ve hesaplamanın tamamen dışsal, denetlenebilir verilerle yapılması hususlarının göz ardı edildiğini,taraflar arasında akdedilen abonelik ve ikili anlaşma hükümleri uyarınca, ... ... farklarının tüketiciye yansıtılacağı açıkça düzenlenmiş olup, davalının bu bedellerden sorumlu olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Alacağın dayanağının ödenmediği ileri sürülen ve ... ... bedellerinin tahsiline yönelik takip dosyaları olduğu belirtilmiştir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takiplere konu edilen alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur.Ayrıca tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır. İhtiyati haciz talep eden, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararı usul ve hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026