(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/16419 E. , 2013/5008 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşü…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/16419 E. , 2013/5008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazıları, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 31.12.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle % 7.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda % 20 oranında davacının kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili yargılama sırasında ibraname ve feragatname başlıklı belge ibraz ederek davacıya iş kazası nedeniyle 10.800 TL ödendiğini ileri sürmüş, davacı tarafça da yapılan ödemenin varlığı kabul edilmiş ancak bu ödemenin maaş olarak ödendiği belirtilmiştir. Söz konusu belgenin incelemesinden davacının imzasını taşıdığı, davacı tarafça imza inkarında bulunulmadığı, 31.12.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacıya bir miktar ödemelerde bulunulduğu ve senetler verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davacıya 10.800 TL ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasında değildir. Uyuşmazlık yapılan bu ödemenin tazminat olarak nileneip nitelenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Birçok Yargıtay kararında vurgulandığı üzere, alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve bu surette borçlunun borçtan kurtulmasını kapsayan akde "ibra" denir. İbra alacağın tasfiyesini içeren tasarrufi bir sözleşmedir. Konu ile ilgili doğrudan amir bir hüküm bulunmaması nedeniyle sorunun çözümlenmesinin ibranın doğruluk ve güven kuralına aykırı olmaması gereğine sıkı sıkıya sarılarak halledilmesinde yarar vardır.