12. Ceza Dairesi 2020/1227 E. , 2024/1644 K. D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3619 E., 2019/510 K. KATILANLAR : ..., ..., ...... Barosu Başkanlığı SUÇLAR : Taksirle öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... müdafii, Sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekilleri... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcıs…
**12. Ceza Dairesi 2020/1227 E. , 2024/1644 K.** **"İçtihat Metni"** D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3619 E., 2019/510 K. KATILANLAR : ..., ..., ...... Barosu Başkanlığı SUÇLAR : Taksirle öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... müdafii, Sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekilleri... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, ... vekili, ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ... Baro Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında... Baro Başkanlığının işlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, taksirle öldürme ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesinde belirtildiği şekilde vekilin kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi olmadığı anlaşılmıştır. ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında, Milli Eğitim Bakanlığının taksirle öldürme suçunun ve suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme suçunun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesinde belirtildiği şekilde vekilin kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... Somuncu müdafiinin ve katılanlar ... ve ... vekillerinin sanık ... hakkındaki temyiz istemleri yönünden; ilk derece mahkemesince sanık hakkında kurulan '' 5 yıl '' hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanık hakkında “2 yıl 6 ay” hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu karara yönelik temyiz isteminde bulundukları ve anılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi içinde yer aldığı anlaşılmıştır. Sanık ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun 281/1 maddesinde yer alan suç yönünden katılanlar ... ve ... vekillerinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 /1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; ilk derece mahkemesince sanık hakkında kurulan '' 5 yıl '' hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanık hakkında “3 yıl 20 gün” hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu karara yönelik temyiz isteminde bulunduğu ve anılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi içinde yer aldığı anlaşılmıştır. Sanık ...... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ..., ve ... müdafiinin... Bölge Adliye Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, katılanlar ... ve ... vekillerinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin, sanık ...... müdafiinin ve katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince; Taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3ve 53/6 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Taksirle öldürme suçundan sanıklar ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Taksirle öldürme suçundan sanık ...... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63/1. maddeleri uyarınca sanık ...'ün 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ...'in 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ...'nın TCK'nın 85/1, 22/3,62/1 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 85/1,62/1 maddeleri uyarınca sanık ...'nun 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar ..., ..., ... ..., ... haklarındaki taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi, sanıklar Taner ve ... hakkındaki suç delillerinin yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kurulan hükme karşı katılanlar Serkan ve Büket vekilleri ile ... vekilinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1 maddesi uyarında reddine, ... vekilinin sanıklar hakkındaki temyiz isteminin CMK'nın 294/1-2,2981 maddeleri uyarınca reddine, sanık ... hakkındaki temyiz itirazlarının ise CMK'nın 286/2-b, 298/1 maddesi uyarınca reddine, ... vekilinin temyiz itirazlarının CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri; cezanın alt hadden tayin edildiğine, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanıklar ... ve ... hakkında istinaf tarafından, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan verilen istinaf talebinin reddi kararının kanuna aykırı olduğuna ve vesaire ilişkindir. 2.Sanık ...... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura,cezanın üst hadden tayin edildiğine, takdiri indirim hükümlerinin ve seçenek yaptırımına çevrilme hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, cezanın üst hadden tayin edildiğine, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, olayda bilinçli taksir hükümlerinin olmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ve vesaire ilişkindir. Sanık ... Müdafinin temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi, adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve vesaire ilişkindir. 3.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ün...Anaokulu müdürü, sanık ...'in servis şoförü, sanık ...'in servis ablası, sanık ......'in öğretmen, sanık ...'in...Anaokulu kurucusu ve işletmecisi olduğu, olay günü sanık ...'in kullandığı ve sanık ...'in de servis ablası olarak görev yaptığı okul servisi ile okulda resmi kaydı bulunmayan içlerinde ...'in de bulunduğu anaokulu öğrencilerini evlerinden aldıkları ve daha sonra anaokulunun bahçesine getirdikleri, serviste bulunan ... dışındaki diğer çocukların tamamının araçtan indirildiği ancak ...'in servis aracında unutulduğu, sanık ...'in yaşları itibari ile küçük olan çocukların servis aracında unutulup unutulmadığını kontrol etmeden aracı anaokulu yanındaki alana park ederek kapısını kilitlediği, saat16:00 sıralarında ...'in anaokulunda olmadığı fark edilince servis aracının kontrol edildiği, küçük ...'in baygın halde bulunarak hastaneye kaldırıldığı, ...'in hastaneye getirildiğinde hayatını kaybetmiş olduğu, meydana gelen taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ...'in, sanığın servis aracını kontrol etmeden kapısını kilitlediği, öğrenci taşımada özen göstermediği, tedbirsiz davrandığı, yeterli meslek yeterliliği bulunmadığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ...'in denetim ve iş organizasyonu sağlamadığı, ...'in işe girişini usulüne uygun yapmadığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirmediği, ...'e bir eğitim aldırmadığı, belirli olgunluğa erişmemiş, yeterli eğitim verilmemiş bir kişi olarak çalıştırdığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ...'in servis ablası olduğu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, servis aracını kontrol etmeden kucağına aldığı çocuk ile okula girdikten sonra geri dönmediği, ...'i serviste uyurken unuttuğu, araç içi kontrolü yapmadığı, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, servise binen çocuklar için liste tutmadığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ......'in Özel...Anaokulu öğretmeni olduğu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, 2,5 yaş grubu çocukları ve ...'in bakım ve yükümlülüğünden sorumlu olduğu ancak ilgisiz davrandığı, okul içerisinde gözetim ve takip sorumluluğunu yerine getirmediği, çocuğun serviste unutulmasını geç fark etmesi nedeniyle kusurlu olan sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında yukarıda izah edilen olaydaki eylemleri nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, sanık ... hakkında cezanın üst hadden tayin edilmesi ile bilinçli taksir nedeniyle üst orandan arttırım yapılması, sanık ... ve Arzu hakkında üst hadden ceza tayin edilerek sabıkasız olan sanıklar hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında, Milli Eğitim Bakanlığının taksirle öldürme ve suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme suçlarının mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.... Baro Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; ... Baro Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında... Baro Başkanlığının taksirle öldürme ve suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme işlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık ... Somuncu müdafiinin ve Katılanlar ... ve ... Vekillerinin Sanık ... hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, D.Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, E. Sanık ... ve ... Hakkında Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden; Yargılama konusu 5237 sayılı Kanun 281/1 maddesinde yer alan suç yönünden katılanlar vekillerinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, F. Sanıklar ..., ..., ... ve ... 'in Taksirle Öldürme Suçundan Mahkumiyetlerine İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; Tüm dosya kapsamından, 2014 doğumlu ...'in olay günü sabah erken saatlerde Özel...Anaokulu'na ait servis aracı ile evinden alındığı ve servis aracının saat 08.08 sıralarında anaokuluna geldiği, serviste uyumakta olan ...'in araç içinde unutularak kapılarının kilitlenip park halinde bırakıldığı, yaklaşık 8 saat sonra ...'in anaokulunda olmadığının anlaşılması üzerine servis içinin kontrol edildiği ve ...'in yüksek sıcaklıkta kapalı ortamda kalmasına bağlı olarak hipertermi sonucu öldüğünün anlaşıldığı olayda, sanık ...'ün anaokulunun sahibi ve işletmecisi olarak Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28. maddesi uyarınca çocuk bakıcılarında, '' Lise mezunları öncelikli olmak üzere; en az kendi döneminin zorunlu eğitiminden mezun olup, Milli Eğitim Bakanlığınca çocuk bakımı eğitimi alanında düzenlenmiş bir sertifika şartı aranır. Kız Meslek Lisesi mezunlarında sertifika şartı aranmaz.'' şartı ile Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin taşıma işlerinde çalışanlar ile ilgili 8. Maddesinde belirtilen, rehber personelin 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olmak şartına aykırı olarak 1999 doğumlu 2015-2016 eğitim öğretim yılında 10/çocuk Gelişimi A sınıfında okumuş yıl sonunda 7 dersten başarısız olmuş ayrıca yıl sonu ortalaması 49,52 olduğu için ve daha önce sınıf tekrarı yaptığından dolayı öğrenim hakkını tamamlayan, bunun üzerinde E-okul tarafından öğrenim dışına çıkarılmış olan anılan maddelerdeki yeterlilik şartlarını taşımayan sanık ...'yı servis ablası olarak görevlendirerek, servis şoförü olan sanık ...'in yaşı itibariyle küçük olan çocukların taşındığı servis aracında kimse olup olmadığını kontrol etmeden uzaktan kumanda ile aracı kilitleyerek anaokuluna girmesi ile servis ablası olan Dilara'nın, servise binen öğrencilerin güvenli bir şekilde anaokulu içine girmelerini sağlamada gerekli tedbir ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyerek, ölenin öğretmeni olan sanık ...'nun, sabah yoklaması yapmayarak ölenin serviste unutulmasının geç fark edilmesine neden olması ile gözetim ve denetimi altında bulundurduğu anaokulu öğrencilerinin bakım ve denetim sorumluluğuna aykırı hareket etmesi karşısında, Mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkındaki kararın oy birliğiyle, sanıklar ..., ..., ... hakkındaki kararların oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, G.Sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Sanık Hakkında Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Aleyhe Temyiz İstemi ve Katılanlar ... ve ... Müdafinin Olası Kasta İlişkin Aleyhe Temyiz İstemi Yönünden; Sanık ... hakkında İlk derece mahkemesince kurulan '' 5 yıl '' hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak ''3 yıl 20 gün '' hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu karara yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin aleyhe temyiz istemi karşısında, Ceza Genel Kurulunun 11.10.2023 tarihli ve 2022/540 E. 2023/504 sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan suç vasfına yönelik temyiz istemleri üzerine hükmün temyiz denetimine tabi olabileceği belirtilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve temel cezanın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sair ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yukarıda izah edilen olayda, olayın vuku bulduğu anaokulunun 2010 yılından beri müdürü olan sanık ...'in, anaokulunda, denetim ve iş disiplini mekanizmasını oluşturmayarak, yoklama listelerinin düzenli tutulmasını sağlamayarak, servis ablası olan sanık ...'nın, servis ablası olabilmesi için gerekli olan koşullara sahip olmadığını bildiği halde çalışmasına göz yumarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilmeyerek sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Şüpheli ...'ün...Anaokulu mesul müdürü, şüpheli ...'in servis şoförü, şüpheli ...'in servis ablası, şüpheli ...'in usta öğretici olarak...Anaokulunda görev yaptıkları, şüpheli ...'in...Anaokulu kurucusu olduğu, lise eğitimini henüz tamamlamamış olan 31.07.1999 doğumlu ...'i...Anaokuluna ait servis aracında servis ablası olarak görevlendirdiği, 15/08/2017 günü sabah saatlerinde 06/07/2014 doğumlu ...'in diğer çocuklar ile birlikte servis aracına alınarak anaokuluna getirildiği, serviste bulunan ... dışındaki diğer çocukların araçtan indirildiği ancak ...'in servis aracında unutulduğu, şüpheli ...'in yaşları itibariyle küçük olan çocukların servis aracında unutulup unutulmadığını kontrol etmeden aracı anaokulu yanındaki alana park ederek kilitlediği, saat 16:00 sıralarında ...'in anaokulunda olmadığı fark edilince servis aracının kontrol edildiği, küçük ...'in baygın halde bulunarak Medicalpark Hastanesine kaldırıldığı, ...'in hastaneye getirildiğinde hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine yapılan tahkikat sonucu sanıkların; Şüpheli ...'in TCK’nın 85/1, 22/3, 281/1, 53/6, şüpheli ...'in TCK’nın 85/1, 22/3, 38/1 ve 281/1. maddesinin 2. cümlesi, 53/6, Şüpheli ...'in TCK’nın 85/1, 22/3, 53/6, 63, şüpheli ...'ün TCK’nın 85/1, 22/3, 53/6, şüpheli ...'in TCK’nın 85/1, 53/6. maddeleri gereğince tecziyeleri için kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yapan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi, TCK’nın 85/1, 53/6, 22/3. maddeleri gereğince sanıklar ... ve ...’ün 5 sene, ... ve ...’in 9 sene, sanık ......’in ise, 6 sene hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiş, tarafların bu kararı istinaf etmesi üzerine dosyayı inceleyen... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi yeniden yargılama icra ederek olayın oluş ve kabulünde bir değişiklik olmaksızın TCK’nın 85/1, 22/3, 53/6, 62/1. maddeleri gereğince sanık ...’in 7 sene 6 ay, ...’in 6 sene 8 ay, ...’in 5 sene, ...’ in 2 sene 6 ay, ...’ün ise, 3 sene 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Sanık ...'ün...Anaokulu mesul müdürü, sanık ...'in servis şoförü, sanık ...'in servis ablası, sanık ......'in usta öğretici, öğretmen, sanık ...' in...Anaokulu kurucusu, işletmecisi olduğu belirlenmiştir. Olay günü sanık ...'in kullandığı ve Sanık ...'in de servis ablası olarak görev yaptığı okul servisi ile okulda resmi kaydı bulunmayan, içlerinde ...'in de bulunduğu anaokulu öğrencilerini evlerinden aldıkları ve daha sonra anaokulunun bahçesine getirdikleri, serviste bulunan ... dışındaki diğer çocukların tamamının araçtan indirildiği ancak ...'in servis aracında unutulduğu, servis ablası olan ...’in çocukları saymadan okula geçtiği, sanık ...'in ise, yaşları itibari ile küçük olan çocukların servis aracında unutulup unutulmadığını kontrol etmeden aracı anaokulu yanındaki alana park ederek kapısını kilitlediği, usta öğretici sanık ......’in basit bir yoklama yaparak sınıfa gelmeyen çocuk olup olmadığını kontrol dahi etmediği, mesul müdür olan sanık ...’ün bu konuda ilgilileri kontrol edip bu konuda yeterince uyarmadığı ve denetlemediği, saat: 16:00 sıralarında ...'in anaokulunda olmadığı fark edilince servis aracının kontrol edildiği, küçük ...'in baygın halde bulunarak hastaneye kaldırıldığı, ...'in hastaneye getirildiğinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Dairemiz ve ilk derece mahkemeler arasında olayın vasıf ve mahiyetinin tavsifi, sanık ... hakkında verilen cezanın onanması, Sanık ...’ün eylemine bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması yönündeki Dairemizin bozma kararlarında da bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ilk derece mahkemelerinin yukarıda bahsedilen sanıklar dışındaki sanıklar için belirlediği ceza miktarı ile tarafların temyizi üzerine inceleme yapan dairemizin bölge adliye mahkemesinin bir kısım sanıklar hakkında belirlediği cezaların miktarı üzerinde toplanmaktadır. Dairemiz uzun zamandır taksirle işlenen suçlara ilişkin davalara bakmaktadır. Dairemiz olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, eylemdeki ölen ... yaralanan sayısı gibi pek çok kriteri göz önüne alarak ilk derece mahkemesince verilen kararları incelemekte ve kriterlere uygun olduğunu düşündüğü kararları onamakta uymayanları ise bozarak ilk derece mahkemesinden bir kez daha değerlendirmesini istemektedir. Bu kriterler ise, Dairemiz kararlarına yansıdığı için ilk derece mahkemeleri tarafından takip edilmektedir. Bunun amacı da yasanın Yargıtay’a verdiği ülke çapında uygulama birliğini sağlamaktır. Davamızda da, taksirle bir kişinin öldürülmesi olayı gerçekleşmiştir. Taksirle bir kişinin öldüğü davalarda Dairemizin kriterleri ve uygulamaları ilamlarımız incelendiğinde kolayca anlaşılabilmektedir. Ancak bu dava trafik kazası, iş kazası ya da hekim hatası gibi sık rastlanılan dava türlerinden değildir. Olayda üç yaşındaki bir çocuk bir anaokuluna kaydedilmiştir. Çocuk her sabah Sanık ...’in kullandığı araç (servis aracı olmayıp bu maksatla kullanılan minibüs) ile evinin önünden alınmaktadır. Bunun yanında sanık 13 kişilik servis aracına 25-30 arasında çocuğu sıkıştırarak kuralları da hiçe saymakta, araçtan çocuklar indikten sonra araç içini kontrol etme ihtiyacı bile duymamaktadır. Bu aracın içinde çocukları kontrol eden araç ablası olarak bildirilen ancak mevzuattaki hiçbir şartı taşımayan sanık ... de bulunmaktadır. Sanık olay günü ağlayan bir çocuğu kucağına alıp okula girdiğini söylemiş ise de ağlayan çocuğu bıraktıktan sonra gelip aracı kontrol etmeye gerek duymamış, evinin önünden servis aracına aldığı hatta yerini değiştirdiği çocuğun okula girip girmediğini sabah 10.00’dan öğleden sonra saat 16.00’ya kadar fark etmemiştir. Anaokulu öğretmeni olan ... ise, hepsi yedi yaşından küçük olan çocuklar okula girdikten sonra yapması gereken yoklamayı yapmamış bunun sonucu olarak üç yaşındaki bir çocuğun ölümüne yol açmıştır. Bu değerlendirme sonrasında; mevzuata uymayan bir anaokulu, servis adı altında 7 yaşından küçük 25-30 çocuğun sıkıştırıldığı bir servis, mevzuattaki şartları taşımayan bir taşıt ablası, okula giren küçüklerin eksik olup olmadığını basit bir yoklama ile tespit etmeye ihtiyaç duymayan öğretmen, okulda idari konuları takip etmeyen, noksanlıkları saptayarak giderilmesini sağlamayan müdür ve olay meydana geldikten sonra olayı örtbas etmek için gayret gösteren bir anaokulu sahibi ve yöneticisi olayı bütün vahametiyle ortaya koymaktadır. Yaptığım araştırmada, olayın meydana geldiği yer olan... ili ... ilçesinde olay tarihi olan 15 Ağustos tarihinde hava durumu, gündüz parçalı bulutlu ve 35 derece olarak bildirilmektedir.... ilinin sıcak ve nemli havası da dikkate alındığında güneşin karşısında metal bir aracın içerisinde üç yaşındaki bir çocuğun ihmaller silsilesi sonucu yaklaşık olarak 6/7 saat güneşin karşısında bir minibüste unutulması ve... Adli Tıp Grup Başkanlığının raporuna göre yüksek sıcaklıkta kapalı ortamda kalmasına bağlı hipertermi (vücut ısısının aşırı yükselmesi) sonucu ölümüne sebep olunması en ağır biçimde cezalandırılması gereken bir durumdur. Çünkü kendi kendini koruyamayacak durumda olup bakım ve gözetime muhtaç bir çocuk birden çok bu işten sorumlu insanın ayrı ayrı ihmal göstermesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Küçük çocuklarla ilgilenen kurum işletenlerin bu bilinç ve şuurla hareket etmemesi bu konuda ihmal göstermesi kabul edilebilir ya da kadere bağlanabilecek bir durum olarak görülemez. Azami dikkat ve özen yükümlülüğü olanların ihmal göstermesi de en ağır şekilde cezalandırılmalı ve bu tür olaylarda örnek teşkil etmelidir. Bu açıklamalar doğrultusunda; sanıklar ..., ... ve ...’in ilk derece mahkemesinin verdiği cezalarını azaltarak yeni hüküm tesis eden... Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesi kararının bozulması yerine onanmasına karar veren çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.