(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/23008 E. , 2013/22162 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ücret, ikramiye ve hizmet ödeneği alacaklarının en yüksek mevduat faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: …
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/23008 E. , 2013/22162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ücret, ikramiye ve hizmet ödeneği alacaklarının en yüksek mevduat faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin 30.08.1986 tarihinden 27.01.2007 tarihine kadar davalı sendikanın Ankara 2 nolu şubesinde yöneticilik görevini yaptığını, seçildiği tarihten itibaren aralıksız görevini sürdürmekte iken davalı sendikanın şubenin üye sayısının ikinci profesyonel için gerekli sayının altında olması nedeni ile sendikanın bütçe yönetmeliğinin 2/B ve sendikanın ana tüzüğünün 44.maddesi gereğince profesyonel kadrosuna son verilerek 31.07.2006 tarihinden itibaren görevine amatör devam etmesine karar verildiğini, bu sebeple müvekkilin profesyonel kadrosunun sona erdirildiğini, ücret ve sair ödemelerinin 31.07.2006 tarihinden itibaren durdurulduğunu, bu durum karşısında müvekkilinin haklarını alamadığını, davacının profesyonel sendikacılığının sona erdirilmesine ilişkin Sendika Genel Kurulunca kabul edilen bütçenin uygulama sürecinde önemli bir değişiklik olmadığından Sendika Yönetim Kurulunca alınan kararın haksız olduğunu, müvekkilinin görev yapmakta olduğu şube ile aynı pozisyonda bulunan ve daha düşük üye sayısına sahip olan diğer şubede ise şube profesyonellik kadrolarında hiçbir işlem yapılmadığını, davalı sendikanın yapmış olduğu bu davranışla Anayasa'nın temel ilkesi olan eşitlik ilkesinin de çiğnendiğini iddia ederek ücret, ikramiye ve hizmet ödeneği alacaklarının en yüksek mevduat faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının 31.07.2006 tarihi itibariyle profesyonel sendikacılıktan amatörlüğe geçirilmesi ve bu tarihten itibaren sendika ile ilişkisinin son bulduğu 27.01.2007 tarihine kadar ödemelerin buna göre yapılmasının hukuka uygun olduğunu, bütçe hükümlerine göre davacının başkan yardımcısı olarak görev yaptığı Ankara 2 nolu şubesindeki Belediye-İş Sendikası üyelerinin 2000'in altında olduğu için profesyonel kadrosunun amatörlüğe düşürüldüğünü, davacının seçildiği tarihten itibaren şartlarda bir değişiklik olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıya tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve 15.10.2012 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak davacının iddiasının sübuta erdiği ve davacının ücret ile ikramiye alacakları bulunduğu, ancak hizmet ödeneği alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının amatör yöneticiliğe düşürülmesine dair davalı sendika işleminin hukuka aykırı olup olmadığı ile buna bağlı olarak davacının ücret, ikramiye ve hizmet ödeneği alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 44. maddesinde, “Sendikalar gelirlerini Sendikalar Kanunu ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetler dışında kullanamazlar ve bağışlayamazlar.” denilmiştir. Yine aynı Kanun'un 45. maddesinde, “Konfederasyonlar ile sendikaların ve şubelerinin yönetim kurulu üyeleri ile başkanlarına verilecek ücretler, her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur. Bunlar da yönetim kurulunca faaliyet raporunda gösterilir.” hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan Sendika Tüzüğününün 16/1-m maddesinde sendika yöneticilerine verilecek ücret ve hakların şubenin kapsamına, üye sayısına, hizmet gereğine göre belirlenmesinin genel kurulun yetki ve görevinde olduğu, uygulamalar bakımından da genel kurulca yönetim kuruluna yetki verilebileceği belirtilmiştir. Tüzüğün 47. maddesinde de aynı husus vurgulandıktan sonra maddenin “h” bendinde ücretli yöneticilere dört aylık ücretlerinin neti tutarında ek ödeme yapılacağı ifade edilmiştir. 2003 yılındaki 7. Olağan Genel Kurulda da oybirliğiyle kabul edilen bütçe hükümlerine göre ise; üye sayısı 501-2000 arasında olan şubelerde 1 profesyonel yönetici (şube başkanı); üye sayısı 2001-4000 arasında olan şubelerde 2 profesyonel yönetici (şube başkanı ve şube başkan yardımcısı) görev yapacağı belirtilmiş ve aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, bütçenin 27.06.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği, bütçenin yönetim kurulu tarafından yürütüleceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacının 07.07.2006 tarihli yönetim kurulu kararıyla profesyonel yöneticilikten amatörlüğe düşürüldüğü ve davacının 31.07.2006-27.01.2007 arası amatör sendika yöneticisi olarak çalıştığı, bu süreçte şubeye bağlı işyerlerinde çalışan sendika üyesi işçi sayısının ise 1649 olduğu anlaşılmaktadır. Davacı işlemin kötüniyetli, eşitliğe aykırı ve muhalefeti tasfiye amaçlı olduğunu iddia ederken davalı amatörlüğe düşürme işleminin hukuka uygun olduğunu savunmaktadır. Mahkemece çözülmesi gerekli hukuki problem davalı sendikanın davacıyı amatörlüğe döndürmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olup olmadığıdır. Bunun tespitine göre davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilmelidir. Öncelikle emsal olarak gösterilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2007/5635 esas ve 2007/5397 karar sayılı dosyası dosya kapsamına dahil edilmelidir. Bundan sonra davacının yöneticisi olduğu şubenin başkanlığına seçildiği tarihten dava tarihine kadar geçen sürede şubenin üye sayısı aylar ve yıllar itibariyle krolonojik olarak tesbit edilmelidir. Bu tespite göre de şube üye sayısının düşmesine müteakip amatör yöneticiliğe düşürme olup olmadığı değerlendirilmelidir. Eğer şube üye sayısının 2000’in altına düşmesi sebebiyle sendika yönetim kurulunca amatörlüğe düşürme işlemi uygulanmışsa diğer benzer şubelerde de üye sayısının düşmesi sebebiyle aynı işlemin yapılıp yapılmadığı yine bu şubelerin süreç içindeki üye sayıları ortaya konularak araştırılmalı ve yapılmamışsa bunun objektif nedenlere dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Bu noktada davacının emsal gösterdiği şubeler üzerine odaklanılmalıdır. Belirtilen esaslara aykırı olacak şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. 3-Ayrıca, mahkemece ulaşılan sonuca göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda hukuki dayanakları yeterince ortaya konulmaksızın varsayıma dayalı olarak zam uygulaması yapılıp davacının ücret talebinin hesaplanması ile yine hukuki dayanakları yeterince ve ikna edici şekilde açıklanmaksızın yılda dört ikramiye esasına göre davacının ikramiye talebinin hüküm altına alınması doğru olmamıştır. 4-Son olarak yine mahkemece ulaşılan sonuca göre; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olması sebebiyle hüküm altına alınan ücret alacağı açısından işçi ücretleri için öngörülen “bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin” somut olayda uygulanamayacağının göz ardı edilmesi de isabetsizdir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.