(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/5908 E. , 2012/858 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... Aslan geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır buluna…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/5908 E. , 2012/858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... Aslan geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile 21.1.2010 tarihli konut inşaatına paylı katılım sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşme uyarınca davalı şirkete senetler verdiğini, ancak sözleşmede belirtilen 8 parselin tapuya kayıtlı olmadığını öğrendiğini ve sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirdiğini, ne var ki davalının 49.000 euro bedelli senedi icraya koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tesbiti ile sözleşme gereği verilen senetlerin iptalini istemiştir. Davalı şirket, 8780 ada 5 parselin malikleri olduklarını, başkasına ait 6 parsel içinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, 8780 adada 7 parsel olup, 5 ve 6 numaralı parsellerin tevhidi sonucu oluşacak parselin 8 parsel numaralı olacağını, daire tapusunun da 15.4.2011 tarihinde verileceğinin taahhüt edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede dairenin verileceği tarihin 15.4.2011 olarak kararlaştırıldığı, davacının dava açtığı tarihin daha önceki bir tarih olduğu, davalının edimini ifa zamanının henüz gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.