Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5744 E. , 2024/3668 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5744 Karar No : 2024/3668 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Ltd Şti'nin vergi borçlarının tahs
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5744 E. , 2024/3668 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5744 Karar No : 2024/3668 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Ltd Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyl düzenlenen ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ...-... ve ... numaralı borç kalemlerine ilişkin olarak, söz konusu borçların asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırıldığı ve yeni bir borç haline dönüştüğü, yapılandırılan borçların ödenmemesi üzerine, öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla tüzel kişilik adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması üzerine herhangi bir malvarlığına rastlanılamaması sonrasında taksitlendirme tarihinde sorumluluğu bulunan kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, yapılandırma sonrası asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeden söz konusu borçlar nedeniyle davacının sorumlu tutularak ödeme emirleriyle takibe alınmasında hukuka uygunluk görülmediği, ... sayılı ödeme emrinde yer alan ...-..., ..., ...-..., ...-..., ...-..., ...-... numaralı borç kalemleri yönünden, bu vergi borçlarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek 11/12/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, ancak, asıl borçlu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emrine karşı 15 günlük itiraz süresi dolmadan 26/12/2019 tarihinde davacı adına söz konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşıldığından, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kesinleşmesi beklenmeksizin ve şirket adına gönderilen ödeme emrine ilişkin takip tamamlanmadan şirketten tahsili olanaksız hale gelmiş bir borçtan söz edilemeyeceğinden ve bu borçlardan dolayı davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibine yasal olanak bulunmadığından anılan ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin ... ve ... numaralı borç kalemleri ile ... sayılı ödeme emrinin ...-..., ..., ... numaralı borç kalemleri hariç kısımları yönünden ise; hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu 15 sayılı ödeme emri ile 16 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ...-..., ..., ..., ... ve ... numaralı borç kalemlerine ve 17 sayılı ödeme emrinde yer alan ...-..., ..., ...-..., ...-..., ...-..., ...-... numaralı borç kalemlerine ilişkin kısımların iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi Kararının; ... sayılı ödeme emrinin tamamı ile 2019/16 sayılı ödeme emrinin ...-..., ..., ..., ... ve ... numaralı borç kalemleri yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunda ileri sürülen iddiaların kararın belirtilen kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, bu kısım yönünden davalı idare istinaf başvurusunun reddine, ... sayılı ödeme emrinin 8-..., ..., ........., ...-..., ..., ... numaralı kaleminde yer alan vergi borçlarına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince; davacı adına düzenlenen ödeme emri her ne kadar şirket hakkında tanzim olunan dayanak ödeme emrinin tebliğini takip eden 15 günün öncesinde düzenlenmiş ise de tebligatının 27/01/2020 tarihinde gerçekleştirildiğinden, şirketin 15 günlük dava açma süresi dolduktan sonra davacıya ödeme emrinin tebliğ edildiğinin görüldüğü, ancak, dosya içerisinde yer alan şirket mal varlığı araştırmalarının 14/09/2018, 13/11/2019 ve 17/03/2020 tarihlerinde yapıldığı, ayrıca şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacakla ilgili 12/11/2019 tarihli tutanağın tanzim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edildiği 11/12/2019 tarihi ile davacıya ödeme emri tebliğ edildiği 27/01/2010 tarihleri arasında şirket mal varlığı araştırması yapılmadığı, bir başka ifadeyle gerçekleştirilen mal varlığı araştırmaların şirket ödeme emri tebliği öncesi ve davacıya ödeme emri tebliği sonrasına ilişkin olduğu görüldüğünden alacağın şirketten tahsil olanağı kalmadığı hususu ortaya konulmasından sonra davacı adına takip yapılmadığından düzenlenen ödeme emrinin ilgili kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ... Ltd Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan ...,..., ... ve ... numaralı borç kalemlerine ve ... sayılı ödeme emrinde yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı borç kalemlerine ilişkin kısımların iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emriyle tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliği olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabileceği öngörülmüştür. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde ise “Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenlemelere göre, kanuni temsilci sıfatıyla kişilerin takip edilebilmesi için vergi borcunun usulüne uygun tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi, amme alacağının asıl vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil edilemediğinin somut bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin ..., ..., ..., ... Ve ... numaralı borç kalemlerine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin ..., ..., ..., ..., ...,... numaralı borç kalemlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden, ... sayılı ödeme emrinin ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı borç kalemlerine ilişkin olarak, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, 11/12/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve söz konusu ödeme emrine karşı 15 günlük itiraz süresi dolmadan, 26/12/2019 tarihinde davacı adına söz konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşıldığından, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kesinleşmesi beklenmeksizin, şirket adına takibin usulüne uygun şekilde tamamlandığından ve şirketten tahsili olanaksız hale gelmiş bir borçtan söz edilemeyeceğinden ve bu borçlardan dolayı davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibine yasal olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında anılan kısım yönünden sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; ... sayılı ödeme emrinin ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı borç kalemlerine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.