12. Ceza Dairesi 2023/765 E. , 2023/4312 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/870 E., 2016/128 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar …
**12. Ceza Dairesi 2023/765 E. , 2023/4312 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/870 E., 2016/128 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/870 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 02.03.2021 tarihli 2016/171973 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz istemi; Sanık ile aralarında husumet bulunduğuna, suçun unsurlarının oluştuğuna ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde; ''...Sanık hakkında katılana yönelik ısrarla telefon açmak suretiyle huzur ve sükununu bozma suçundan mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın üzerine atılı suçun oluşabilmesi için sanığın özel kast ile hareket etmek suretiyle sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak amacıyla ısrarla onu rahatsız etmesi gerektiği, katılanın alınan beyanında sanığın kendisini yedi defa aradığını, aramaların dördünün cevapsız çağrı olduğu, diğer üçünde ise sanık ile konuştuğunu ve sanığın kendisine kira borcunu ödemesi için fuhuşa teşvik etmeye çalıştığını ve kendisinden para koparmaya çalıştığını belirttiği, sanığın alınan savunmasında katılan ile aralarının bozuk olduğunu ve karşılıklı bir çok davalarının bulunduğunu, bu nedenle katılanın sebepsiz yere aramasının imkansız olduğunu, suç tarihinde katılanı arayıp aramadığını hatırlamadığını ancak katılanın sürekli kendisi hakkında dedikodular çıkarması nedeniyle kendisini aramış olabileceğini, soruşturma aşamasında katılanın telefonu incelendiğinde sanığın katılanı 7 defa aradığının görüldüğü ancak katılanın telefonu ile ilgili TİB kayıtları getirtilip incelendiğinde ise sanığın 3 defa katılanı aradığı ve görüşme sürelerinin çok kısa olduğunun görüldüğü, gerek katılanın beyanında belirttiği üzere sanığın kendisini belirli bir amaç uğruna aramış olduğu ve sanığın bu hususu kabul etmediği, gerekse de TİB kayıtlarından anlaşılan arama süreleri ve 15 dakika içerisinde 3 kez aramış olması hususları sanığın inkar yönündeki savunması ile birlikte değerlendirildiğinde özel kast aranan atılı suçun sanık tarafından sırf katılanı rahatsız etmek için işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' demiştir. 2.Katılan; "Ben bu konuda daha önce hazırlıkta ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Devamla, Sanığı tanırım. Kendisi ile aramızda husumet vardır. Kendisi beni 7-8 defa aradı. Bir kaçına cevap verdim. Cevap verdiğimde evimin borcunu ödeyemedim diyerek beni fuhuşa teşvik etmek istedi. Bunun karşılığında da para elde etmeye çalıştı ancak ben kabul etmedim. Bunun dışında bir şey konuşmadık. Ayrıca bana hakarette bulundu. olay nedeni ile herhangi bir zararım yoktur. Sanıktan şikayetçiyim. cezalandırılmasını istiyorum. Uzlaşmak istemiyorum. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3.Sanık; "Ben bu konuda daha önce hazırlıkta ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Devamla, Sanığı tanırım. Kendisi ile aramızda uzun süredir husumet vardır ve aramızda bir çok dava dosyası vardır. Kendisi bana ve yakınlarıma karşı sürekli hakaret eder arkamızdan konuşur. Olay tarihinde de kendisini aramış olabilirim. Aramışsam da yine arkamızdan laf etmiştir. Bunu sormak için aramışımdır. Kendisi olaydan sonra da yine beni rahatsız etmeye devam ediyor. Ablama benim hakkımda başkaları ile gezip tozmam konusunda iftiralarda bulundu. Bizi sürekli rahatsız eden kendisidir. Kayıtlarda birden fazla aradığım çıkıyorsa muhtemelen ilk aradığımda açmamıştır. Konuşmak için tekrar aramışımdır. Kendisini rahatsız etmek için kesinlikle aramadım. Katılanın iddia ettiği gibi kira borcum yoktur ve ondan da ödemesini istemedim. Sürekli aramızda davalar olduğu için ben kendisi ile konuşmak dahi istemiyorum. Bu nedenle benim onu sebepsiz aramam söz konusu değildir. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ederim. Hakkımda şikayetten vazgeçme olduğu takdirde vazgeçmeyi kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. HTS kayıtlarının dosyada olduğu görüldü. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/870 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.