20. Hukuk Dairesi 2019/4675 E. , 2020/41 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davalı tarafından anagayrimenkulün ortak yerlerinden çatı katına inşaat yapıldığını, merdiven altı boşluğun demir parmaklıkla kapatıl…
**20. Hukuk Dairesi 2019/4675 E. , 2020/41 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davalı tarafından anagayrimenkulün ortak yerlerinden çatı katına inşaat yapıldığını, merdiven altı boşluğun demir parmaklıkla kapatılmak suretiyle odunluk hale getirildiğini, ortak yerlerden olan çatıya çıkışın da demir kapı kapatılarak engellendiğini, yasaya aykırı olarak yapılan söz konusu imalatların kaldırılarak projeye uygun hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece 17/09/2015 tarih 2015/243 Esas - 2015/1054 Karar sayılı ilam ile davacının davasının kabulüne karar verilmiş, ilgili kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/10/2017 tarih, 2017/3729 Esas - 2017/8243 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Somut olayda, uygulamada duraksama ve kargaşaya yol açmayacak biçimde hangi tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu belirtilerek, ayrı ayrı projeye aykırılıkların somut şekilde belirlenerek, eski hale getirilmesine karar verilmemesi, kabule göre de hüküm fıkrasında müdahale edilen eylemlerin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde belirlenerek somut maddeler halinde tek tek yazılıp açıklanması gerekirken sadece bilirkişi raporuna atıf yapılması doğru görülmemiştir” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.