(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/435 E. , 2013/3610 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Bilgili Köyü, 106 ada 65, 67, 68, 71, 73, 75, 78 parsel sayılı sırasıyla 2604 m2…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/435 E. , 2013/3610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Bilgili Köyü, 106 ada 65, 67, 68, 71, 73, 75, 78 parsel sayılı sırasıyla 2604 m2, 9215 m2, 3002 m2, 5103 m2, 6854 m2, 4458 m2, 3602 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak 65 parsel, ...; 67 parsel, ... ve ...; 68 parsel, ... ve ...; 71 parsel, ... ve ...; 73 parsel, ... mirasçıları ... ve paydaşları adına, 75 ve 78 parseller ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların köy orta malı olarak.. Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine dava konusu taşınmazların tesbit gibi tesbit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı ...’ın hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.10.2002 tarih ve 2002/3464 - 5055 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “3402 sayılı Kanunun 16/B maddesi hükmünde genel nitelikteki harman yerleri ile kamu mallarından sayılan mera niteliğindeki taşınmazlar hakkında Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı ve Hazine dava açabileceği gibi kişilerinde dava açmasında kanunî olanak bulunduğundan davanın esasına girilmesi gerektiği"ne değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazine vekili, 01.04.2004 tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu taşınmazların tesbit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, katılan Hazine vekilinin hükmü temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.01.2011 tarih ve 2010/13714 – 2011/323 sayılı kararı ile hüküm ikinci kez bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Hazine davaya katıldığı ve çekişmeli taşınmazların sınırında orman parselleri bulunduğu halde mahkemece taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yönünde araştırma yapılmadığı ve komşu köyden tanık dinlenmediği ve yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı belirtilerek usûlüne uygun orman, mera ve taşınmazların mera veya orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, zilyetlik araştırması yapılması gerektiği”ne değinilmiştir.