Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3637 E. , 2024/1045 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3637 Karar No : 2024/1045 DAVACI : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Türkiye İş Kurumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik 2012 yılı Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesinin (c) bendinde yer alan ''07/06/2011 ta
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3637 E. , 2024/1045 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3637 Karar No : 2024/1045 DAVACI : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Türkiye İş Kurumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik 2012 yılı Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesinin (c) bendinde yer alan ''07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan İş ve Meslek Danışmanı (seviye 6) Ulusal Meslek Standardı ile İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterliliği çerçevesinde performansı Kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesi feshedilir.'' ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin muğlak ve yoruma açık olduğu, bu nedenle çalışma barışını bozduğu, 4/B statüsünde istihdamın yaygınlaştığı, bu anlamda artık iş güvencesinin önemli bir talep haline geldiği, bu konuda mağduriyetin en aza indirgenmesi gerektiği, düzenlemenin personelin güven ve huzurunu bozabileceği ve sebepsiz yere sözleşmenin feshedilme riski taşıdığı, bu nedenlerle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 2011/1762 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında iş ve meslek danışmanı olabilmek için asgari kriterlerin belirlendiği, iş ve meslek danışmanlığı göreviyle ilgili olarak hizmet gerekleri dikkate alınarak belirli bir eğitimi tamamlamış olma koşulu getirildiği, söz konusu şartın belirlenmesinde Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 15. maddesinde yer alan "Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler." hükmüne uygun hareket edildiği, bu nedenle işe alınırken aranan koşulların sonradan kaybedilmesi durumunda sözleşmenin feshi koşulu getirildiği, iptali istenen hükmün Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın ek 6. maddesinin (b) bendinde yer alan "Personelin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi halinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüyle birebir örtüştüğü, iptali istenen işlemin kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla getirildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, dava konusu düzenlemenin karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Büro Emekçileri Sendikası vekili tarafından, Türkiye İş Kurumu'nda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik 2012 yılı Hizmet Sözleşmesi'nin (Tip Sözleşme) 8/c maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onikinci Dairesinin 08/10/2018 tarih ve E:2016/9081, K:2018/3738 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı Sendikanın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 12/10/2020 gün ve E:2019/851, K:2020/1780 sayılı kararla, Danıştay Onikinci Daire kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; Danıştay idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı, hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir. Bu durumda 2577 sayılı Yasanın anılan maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davaya konu 2012 yılı Hizmet Sözleşmesi'nin 8/c maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Dairemizin 08/10/2018 tarih ve E:2016/9081, K:2018/3738 sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/10/2020 tarih ve E:2019/851, K:2020/1780 sayılı kararıyla; temyiz isteminin kabulü ile Dairemiz kararının bozulması üzerine; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Türkiye İş Kurumu'nda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik 2012 yılı Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesinin (c) bendinde yer alan ''07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan İş ve Meslek Danışmanı (seviye 6) Ulusal Meslek Standardı ile İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterliliği çerçevesinde performansı Kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesi feshedilir'' hükmünün, yoruma açık niteliği sebebiyle iş güvencesini yeteri kadar taşımadığı, personelin güven ve huzurunu bozabileceği ve sebepsiz yere sözleşmenin feshedilme riskini taşıdığı ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde, sözleşmeli personel; "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinde, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşme ile çalıştırılan personelin; işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, sözleşme dönemi içinde mazeretsiz (8) toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması hallerinden birinin gerçekleşmesi durumunda sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği hükme bağlanmıştır. Türkiye İş Kurumunda 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik dava konusu 2012 Yılı Hizmet Sözleşmesi'nin "Sözleşme Feshi" başlıklı 8. maddesinde, sözleşmenin sona erdirilmesi hallerine yer verilmiş, (c) bendinde ise, 07/06/2011 tarih ve 27957 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İş ve Meslek Danışmanı (seviye 6) Ulusal Meslek Standardı ve İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterliliği Çerçevesinde performansı kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesinin feshedileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın incelenmesinden; iş ve meslek danışmanlığı kadrosunun, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar eki 4 sayılı Cetvel'de gösterildiği, buna göre iş ve meslek danışmanı olabilmek için yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olma ve iş ve meslek danışmanı mesleki yeterlilik belgesine sahip olma şatlarının arandığı anlaşılmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin olarak, 07/06/2011 tarih ve 27957 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de, İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Meslek Standardı'nın yayımlandığı, ardından İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterlilik (seviye 6) Standardı'nın kabul edildiği, bu Standartlarda yer alan bilgi, beceri ve yetkinlikler dikkate alınarak davalı idarece 360 saatlik bir eğitim programı hazırlandığı, bu kapsamda 17 üniversitede başvuru yapan 18.500 kişi arasından KPSS 2010 P3 (B Grubu) puanına göre ilk 3.500 kişinin kursa alındığı, kurs süreci sonunda sınava giren 3.247 kursiyerden 2869'unun yeterlilik belgesi almaya hak kazandığı görülmüştür. Bu kişilerden ise, önce 2000'inin, daha sonra da 817'sinin istihdam edildiği ve davalı idarece Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar dayanak alınarak hazırlanan 2012 yılında uygulanacak Tip Hizmet Sözleşmenin düzenlendiği; bu Sözleşme'nin 8/c maddesinde ise, "07.06.2011 tarih ve 27957 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İş ve Meslek Danışmanı (seviye 6) Ulusal Meslek Standardı ve İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterliliği Çerçevesinde performansı kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesi feshedilir." şeklinde hüküm getirildiği anlaşılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde, istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin esas ve usullerin Bakanlar Kurulunca belirleneceği düzenlenmiş; anılan yetki doğrultusunda Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilerek yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinde, sözleşme feshine ilişkin hususlar tahdidi olarak sayılmış, ancak ne 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde ne de bu madde uyarınca sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin olarak Bakanlar Kurulunca belirlenen Esaslar'ın sözleşmenin feshine dair EK-6. maddesinde "performans değerlendirmesine" yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, idarenin de idari düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal ve idari düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Dava konusu düzenlemenin içeriğinde, performansı kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesinin feshedileceği öngörülmesine rağmen performans değerlendirmesi uygulamasının nasıl yapılacağı; hangi kriterlerin değerlendirmede dikkate alınacağı; ne zaman yapılacağı ve performans yeterlilik şartlarının neler olduğu yönünde herhangi bir kural bulunmamaktadır. Bu durumda, mevcut haliyle muğlak ve subjektif değerlendirmelere yol açabilecek nitelikte olan dava konusu düzenlemenin; idare karşısında hukuken güçsüz konumda bulunan sözleşmeli personel açısından iş güvencesini zedeleyecek, çalışma barışını bozabilecek, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde sözleşme feshine yol açabilecek, çalışanları sürekli sözleşmenin feshi tehdidi altında bırakabilecek bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu sözleşme maddesinde hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Türkiye İş Kurumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde istihdam edilen iş ve meslek danışmanlarına yönelik 2012 yılı Tip Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesinin (c) bendinde yer alan ''07/06/2011 tarih ve 27957 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan İş ve Meslek Danışmanı (seviye 6) Ulusal Meslek Standardı ile İş ve Meslek Danışmanı Ulusal Yeterliliği çerçevesinde performansı Kurumca yeterli görülmeyenlerin sözleşmesi feshedilir.'' ibaresinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.