Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılında yayıncılık hayatına başlayan "..." grubu sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkartmaya başladığını, daha sonra da "..." adında Türkiye'nin en çok satan dergilerini yayınlamaya başladığını, "..." eğitim sistemini takip eden okullar, kurslar ile ülkenin dört bir yanına ve yavru vatan Kıbrıs ta 214 şube ve 6000 in üzerinde öğretmenle hizmet verdiğini, 15 yıldır ... ve ... markalarını gerek müvekkilinin ticaret unvanı olarak gerekse m
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının markalarının Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli olduğu gibi uluslararası alanda da tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davacı şirketin tescilli marka ürünleri yanında; her türlü çanta, ayakkabı, aksesuar ve deri mamulü ürünlerin imal ve ticareti ile de iştigal ettiğini, davacı şirketin tescilli markalarının izinsiz bir şekilde kullanılması, ürünlerin satışa arz edilmesi, depolanması üzerine, davacı şirketin ihlalin tespit edilmesi için davalı hakkında İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 2019/139 D.İş sayılı dosyasından verilen karar gereğince İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu düzenlenen tespit, el koyma ve yediemin tutanağını dosyaya sunduklarını, bilirkişiler tarafından davalı ...'a ait "... Mh. ... Cad. ... İş Merkezi No:... K:... Kapı No:... Bayrampaşa/Zeytinburnu/İST." adresinde yer alan isimsiz imalathane/depo/iş yerinde yapılan delil tespiti sonucunda; 4185 adet ... logolu/yazılı t-shirt, 1121 adet ... logolu/yazılı triko kazak, 190 adet ... logolu triko kazak cinsi eşya tespit edildiğinin, tespit sırasında bulunan bilirkişiler ile tespit edilen ürünlerde davacıya ait tescilli markaların birebir aynısının kullanıldığı ve ürünlerin orijinal olmadığı fikrine vardıklarını, tespit edilen ürünlere el konularak yediemine teslim edildiği iddia edilerek, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 2019/139 D.İş dosyası 28.06.2019 tarihli ara kararı ile el konulan ürünler hakkında ürünlerin muhafazasına devamına, Davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabet eylemi olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 163. Maddesine istinaden hızlı imhasına, depolama-sundurma ücretinin davalıya tahmiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Somut olayda; mahkememizce alınan rapor karşısında davalının ürünlerinde ..." ve "..." esas unsurlu kullanımının işitsel, anlamsal, görsel olarak ayrı ayrı değerlendirilmesinde ve bütün olarak tetkikinde ortalama tüketici nezdinde karışıklığa mahal verecek derecede benzerlik ve aynılık içermekte olduğu, aynı emtialarda kullanılan markaların görünüş itibari ile ortalama tüketici nezdinde benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu itibarla markaya tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama sırasında savunma haklarının hiçbir şekilde tarafıma kullandırılmadığını, -Bilirkişinin ehil olup olmadığının araştırılmadığını, -Dava konusu ürünlerin şahsınca bilinerek alınmadığını ve bilinerek de satışa arz edilmediğini, esasen burada olayın mağdurunun kendisi olduğunu, kastın bulunmadığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. Maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir. 556 Sayılı KHK.’nin 61/1-c maddesi uyarınca markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya ticari amaçlarla elde bulundurmak, marka hakkına tecavüz sayılmış, TTK.’nun 56 ve 57/5. maddelerinde de başkasının markası ile iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak fiilleri, hüsnüniyet kurallarına aykırı hareket ve dolayısıyla da haksız rekabet kabul edilmiştir. TTK’nun 57. maddesinin 5. bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerinin haksız rekabet teşkil edeceği hükme bağlanmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalıya tebligatların 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede, davalının yargılamanın sürdüğü 2019 yılında mernis adresinin olmadığı bu sebeple dava dilekçesinin ve tensip zaptının davalıya tebligat kanununun 35. maddesine göre yapılmış olduğu, tebliğin hukuka uygun olduğu, davalının bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece, davalının yaptığı iş sebebiyle işyerindeki malların davacının markasını taşıyan taklit ürünler olduğunu bilmemesinin mümkün bulunmadığı da gözetildiğinde, davalının fiilinin davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.