T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/397 KARAR NO : 2025/1158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/251 Esas, 2023/826 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2025 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama s…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/397 KARAR NO : 2025/1158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/251 Esas, 2023/826 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2025 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/06/2018 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya konumunda bulunan müvekkili ...'a çarptığını, kaza sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakat kaldığını, kaza tespit tutanağına göre davalının kusurlu olduğunu, aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin öğrenci olduğunu, eğitiminin yarıda kaldığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin... Adliyesi olduğunu, davacı ...'in doğuştan engelli olduğunu, davacı beyanlarının asılsız olduğunu, iyi niyetli olmadıklarını, davacının kalıcı bir sakatlığının oluşmadığını, hatta yaralanmanın bile gerçekleşmediğini, kaza tespit tutanağına göre davacı ...'in de kusurlu olduğunu, kendisinin ise tali kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda, davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Mahkememizce denetime açık ve dosya içeriği ile uyumlu olduğu için isabetli bulunarak hükme esas alınan Adli Tıp Raporunda da belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı otomobilin sürücü olan davalı ...'nın, alacakaranlıkta aydınlatmanın olmadığı, "30 km hız limiti" ve "okul geçidi" trafik levhalarının olduğu mahalde hızını yağmurlu hava ve ıslak zemini de dikkate alarak ayarlamaması nedeniyle %20 oranında, yaya davacı ...'ın ise alacakaranlıkta sağından gelen araca ilk geçiş hakkını vermeden kontrolsüzce yola girmesi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu" gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 100,00 TL'nin davalılardan müşteren ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 22/09/2019 tarihinden, davalı ... yönünden 18/06/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL'nin 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilse de müvekkilin gerçek zararının hesaplanmadığını, söz müvekkilin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu itibarla yerel mahkemece aldırılan kusur raporunun hatalı ve müvekkilin hakkını zedeler nitelikte olduğunu, günümüz paranın alım gücü ve tazminat miktarının caydırıcı etki uyandırması gerekliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde müvekkil lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığını belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat İstemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince reddedilen manevi tazminat yönünden kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) ATK trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporun kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu, çelişkili bir tespit yapılmadığı, kusur oranlarının yazılı şekilde belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2-) Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminatın amacının; kişinin hukuka aykırı eyleminden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüştürülmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat kişinin çekmiş olduğu manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Manevi tazminatta takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ilk derece mahkemesince davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının olayın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu ve alınan maluliyet raporu kapsamında hakkaniyetli ve ölçülü olduğu kabul edilmekle aksi yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-) Bununla birlikte reddedilen manevi tazminata ilişkin davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekip gerekmeyeceği açısından yapılan değerlendirme neticesinde şu açıklamalara yer verilmesi gerekmektedir: Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 Esas-2024/226 Karar sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'ya aykırı bulunduğundan iptaline hükmedilmiş bununla birlikte iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak (14/03/2025) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği görülmüştür. İş bu kararın yürürlük tarihi Resmi Gazete'de yayım tarihinden itibaren 9 ay sonrası olarak belirlenmiş ise de mevcut durum itibariyle, Anayasa Mahkemesi tarafından HMK'nın 326-(2) maddesi hükmünün manevi tazminat davaları yönünden "kanunilik" şartını karşılamadığının tespit edildiği açıktır. Gelinen aşamada salt yürürlük tarihi esas alınarak eldeki davanın yargılama giderlerinin takdiri yönünden Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, yine Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı, bunun yanında mevcut uygulama doğrultusunda iptal kararında işaret edilen tespitlere aykırı olarak karar ihdas edilmesi ve iş bu hükmün yine Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruya konu edilmesi hâlinde Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlerin de ihlaline sebebiyet verildiği yönünde karar alınabileceği, eşitlik, kanunilik, iptal kararında yer verildiği üzere Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında hak arama hürriyeti gibi temel hukuk kaideleri göz önünde bulundurularak reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği takdir edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazının (3.) bentte yapılan açıklama dahilinde kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi delaletiyle kararın (yargılama gideri yönünden) kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 100,00 TL'nin davalılardan müşteren ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden 22/09/2019 tarihinden, davalı ... yönünden 18/06/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL'nin 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca; a)Maddi tazminat davası yönünden 100,00 TL üzerinden hesap olunan 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 0,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 269,50 TL karar ve ilam harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Manevi tazminat davası yönünden 5.000,00 TL üzerinden hesap olunan 341,55 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 102,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 239,09 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b)Manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 102,81 TL peşin harç, 3.388,00 TL ATK fatura bedeli, 750,00 TL bilirkişi ücreti ve 499,40 TL posta gideri olmak üzere toplam yapılan 4.799,51 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 15,94 TL'sinin tüm davalılardan, 4.783,57 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.360,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 4,52 TL'sinin tüm davalılardan, 1.355,48 TL'sinin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-Davacılardan alınan istinaf karar peşin harcının davacılara iadesine, IV-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL başvuru harcı, 509,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.247,00-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan davacılar tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine, VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.