Başvuru, işçi alacakları istemiyle açılan davada bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmaması, aleyhe ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçi alacakları istemiyle açılan davada bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmaması, aleyhe ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 21/12/2010 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde iki davalı şirket aleyhine açtığı işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında geçerli neden gösterilmeksizin hizmet akdine son verildiğini, işyerinde hafta tatili ve bayramlar dâhil olmak üzere haftanın yedi günü 00-00 saatleri arasında çalıştığını, sadece dini bayramların bir kısmında izin kullandığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 000 TL fazla çalışma ücreti ile 200 TL hafta tatili ve Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günleri (UBGT) alacaklarının akdin feshi tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ankara İş Mahkemesi 8/5/2014 tarihli karar ile hizmet akdi işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden dinlenen tanık beyanları, bordro örnekleri, banka kayıtları ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 179 TL brüt fazla mesai alacağı ile 59,88 brüt hafta tatili alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken tahsiline miktar itibariyle kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme, yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre taraflardan tahsiline, kendisini vekille temsil ettiren başvurucu lehine 500 TL ve yine kendilerini vekilletemsil ettiren davalılar lehine ayrı ayrı 500 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Başvurucu, Ankara İş Mahkemesine sunduğu 23/6/2014 havale tarihli dilekçe ile davalılar yararına ayrı ayrı olmak üzere 500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin maddi hata olduğunu, hüküm kısmında davalılar yararına ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekçesine yer verilmediğini belirterek söz konusu maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. Sunulan dilekçe üzerine Ankara İş Mahkemesi 25/6/2014 tarihli ek kararı ile taraflara tanınan haklar ve borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı ve her iki davalınında kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirip davanın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle vekâlet ücretine hak kazandıkları gerekçesiyle başvurucunun tavzih talebini reddetmiştir. Başvurucu bireysel başvuru formunda Ankara İş Mahkemesinin 8/5/2014 tarihli gerekçeli kararının 3/7/2014 tarihinde kalemde tebliğ alındığını ve kendisine tebligat belgesi verilmediğini beyan etmiştir. A. Kanun Hükümleri 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Yargılama giderleri şunlardır:...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti....'' 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Avukatlı ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder....'' 1136 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.'' Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.''B. Yargıtay İçtihatları Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/10/2008 tarihli ve E.2008/14498, K.2008/11843 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"e-) Karar tarihi itibariyle geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 nci maddesindeki 'müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur' düzenlemesi göz ardı edilerek davanın reddi sebebi ortak olan davalılar lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmemesi, isabetsizdir.'' Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/6/2011 tarihli ve E.2011/12439, K.2011/8326 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:" Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci maddesine göre müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunur'' Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/2/2017 tarihli ve E.2017/3365, K.2017/2728 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin maddesinin ikinci fıkrasında; 'Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur' şeklinde düzenlenme yer almaktadır.Somut olayda davanın ilgili tarife gereği belirlenen vekalet ücretinin aralarında asıl işveren-alt işverenlik bulunan bu açıdan müteselsil sorumluluğu olmakla aynı sebeple talebi kısmi red edilen davalılar lehine ayr ayrı vekalet ücrerine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.''