T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1125 - Karar No:2026/481 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/1125 KARAR NO : 2026/481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1125 - Karar No:2026/481 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/1125 KARAR NO : 2026/481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2023/310 E-2024/637 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin ... parselde kayıtlı davalıya ait inşaatın haritasını davalının iskan alabilmesi için talep üzerine hazırlandığını, davalının bu haritayı kullanarak Çankaya Belediyesi’nden ... parselde kayıtlı davalıya ait inşaa ettiği villalara iskan aldığını ancak bu haritanın bedelini ödenmediğini, dava konusu inşaata ait harita çizimi ile ilgili faturayı da sunduklarını belirterek, davanın kabulü ile davalının Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2023/4135 sayılı takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili kooperatif ile dava dışı ... Yapı İnş. ve Tic. A.Ş. arasında, Ankara 3. Noterliğinin 23.09.2013 tarih ve 14098 yevmiye sayılı işlemiyle “Düzenleme Şeklinde Bağımsız Bölüm Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi ile Devir Sözleşmesine Muvafakat Sözleşmesi” akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre, işin anahtar teslimi olarak yapımı ve tesliminin yüklenicinin sorumluluğu altında olduğunu, davacı şirketin ise yüklenicinin sorumluluğu altında bulunan bir konuda ve müvekkil ile yapmamış olduğu bir sözleşmeye istinaden müvekkil kooperatiften alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili kooperatif ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkil kooperatifin davacı ... hiç tanımadığını, aralarında sözlü veya yazılı olarak herhangi bir sözleşme yapılmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2023/4135 sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları, davalıya ait ticaret sicil dosyası getirtilmiş, dosya kapsamında mali müşavir, harita mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyetince sunulan 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosyada mevcut bilgi, belgeler ile alternatifli değerlendirmelere göre taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığının kabulü halinde davalının davacı tarafa borcunun olmadığından bahsedileceği, ... aksi kanaatte olunması durumunda davacı şirketin takip tarihinde takibe konu faturadan dolayı davalı şirketten 104.428,53-TL alacaklı olacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4135 sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 10/03/2023 tarihinde 25/11/2022 tarihli fatura dayanak gösterilmek suretiyle 104.428,53-TL toplam alacak üzerinde başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu görülmüştür. Dava, eser sözleşmesi mahiyetindeki harita hazırlama işinden kaynaklanan iş bedeline dair fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı özetle, takibe dayanak faturaya konu işin yapılmasına rağmen iş bedelinin ödenmediğini iddia etmekle, davalı ise özetle, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, sunulan sözleşmenin müvekkili yetkililerince imzalanmadığını savunmaktadır. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. 6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesi yönünden yazılı şekil veya diğer bir şekil koşulu öngörülmediğinden sözlü olarak dahi eser sözleşmesi yapılması mümkündür. Sözleşmenin kurulması bir şekle bağlı olmasa da sözleşmenin kurulduğunun ispatı bakımından ispat kurallarına uyulacaktır. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir. Tanıkla sözleşme ilişkisinin ispatlanması için, miktar ve değerinin kanunda düzenlenen miktarı aşmaması, karşı tarafın açık muvafakatı veya tanık dinlenmesini mümkün kılan delik başlangıcı niteliğinde belge bulunması gerekir (Öztürk/Gözütok, Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Ankara 2018, s. 823 vd.). Bu bağlamda davacının, davaya konu edilen işlerin bedelini davalıdan talep edebilmesi için davalı ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu kanıtlaması ya da davalının davacı şirkete karşı haksız zenginleşmesi gerekir. Bu bağlamda akdi ilişkinin tespiti hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine dair 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporundan, davacı şirketin aksine davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarında davacı şirkete dair bir kaydın bulunmadığı görülmüş olup ticari defter ve kayıtlardan akdi ilişkinin varlığının tespiti mümkün olmamıştır. Davacı, akdi ilişkinin varlığına ilişkin olarak Çankaya Belediyesi'nde bulunan işlem dosyasında yer alan davalı kooperatifin taraf olduğu belirtilen 25/11/2022 tarihli sözleşmeye dayanmış ise de davalı tarafından sözleşmedeki imzaya itiraz edilmiştir. Sözü edilen sözleşmenin incelenmesinden, taraflarının proje müellifi olarak dava dışı ..., işveren olarak ise davalı kooperatifin belirtildiği, sözleşme konusunun, ... nolu parselde "Poz XIV-Röperli Kroki" yapım işi olarak tanımlandığı, iş bedelinin ise 88.498,75-TL + KDV olarak belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce celp edilen davalı kooperatife ait ticaret sicil dosyasının incelenmesinden, 25/11/2022 tarihinde davalı kooperatifi temsil yetkisini haiz kişilerin, herhangi birisiyle "müşterek yetkili" olmak üzere ..., ... ve ... isimli kişilerin olduğu ve bu durumun 01/07/2021 tarih ve 10361 sayılı TTSG'de ilan edildiği görülmüştür. Davacı tarafından dayanılan 25/11/2022 tarihli sözleşmede ise davalı kooperatif adına atılı tek imzaya yer verildiği, dolayısıyla davalı kooperatifin temsilinin "müşterek imza" kuralına uygun olmadığı görülmüştür. TTK'nın 36/3. maddesinde ifadesini bulan ticaret sicilinin olumlu etkisi gereğince, kanunen tescil ve ilanı öngörülüp kanuna uygun olarak tescil ve ilan edilen sicil kayıtlarını üçüncü kişilerin bildiği farz edilir; üçüncü kişiler, ticaret siciline tescil ve ilan edilen hususları bilmediklerini iddia edemezler; tescil ve ilan, üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldırır. Mevcut hukuki durum karşısında; davacı tarafından da bilindiği farzedilen davalı kooperatife ilişkin müşterek imza kuralına uygun olmayan ilgili sözleşmenin öncelikle şeklen dahi davalı kooperatifi bağlayıcı yönünün olmayacağı anlaşılmış olup, bu bağlamda davalı vekilinin imzaya itirazı kapsamında yaptırılacak imza incelemesinin yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden HMK md. 30 gereğince usul ekonomisi de gözetilerek imza incelemesi yapılmaması uygun bulunmuştur. Davacının, davalı tarafından ilgili haritanın kullanılarak iskan alındığı, bu bağlamda vekaletsiz iş görme hükümlerine göre dahi müvekkiline iş bedelinin ödenmesi gerektiğine dair savunması bakımından ise; bu bağlamda davacının anılan işlerin bedelini davalıdan talep edebilmesi için öncelikle davalının davacı şirkete karşı haksız zenginleştiğinin kanıtlanması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı, sözleşme ilişkisinin varlığına dair muteber bir yazılı delil sunmamış, yemin deliline de dayanmamıştır. Davalı da akdi ilişkinin varlığını inkar etmiş, davacı tarafından yapıldığı belirtilen işlerin de dava dışı ... Yapı İnş. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasındaki, Ankara 3. Noterliğinin 23/09/2013 tarih ve 14098 yevmiye no.lu “Düzenleme Şeklinde Bağımsız Bölüm Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi ile Devir Sözleşmesine Muvafakat Sözleşmesi” kapsamındaki işlerden olduğunu beyan etmiştir. Adı geçen sözleşme ile onun eki mahiyetindeki Ankara 17. Noterliği'nin 07/05/2008 tarih ve 16308 yevmiye no.lu "Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" incelendiğinde, sözleşmelerin, davaya konu edilen işlerin ilgili olduğu taşınmazı ilgilendirdiği, işin anahtar teslim yapılmasının kararlaştırılıp davacı tarafından davaya konu edilen işlerin ilgili sözleşmeler kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Anılan işler, ilgili sözleşmeler kapsamında kaldığından davalının davacıya karşı haksız zenginleştiğinden söz edilmesi olanaklı olmayıp bu bağlamda davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre iş bedelinin ödenmesine dair talebinin de kabulü mümkün olmamıştır (Benzer şekilde bkz. Yargıtay (kapatılan) 15. HD.'nin 09/05/2012 tarih ve 2011/6008 Esas, 2012/3249 Karar sayılı ilamı). Böylece davanın reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın inşaatına iskan belgesi alınabilmesi için müvekkilinin hazırladığı haritanın belediyeye sunulduğunu ancak bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin ispatına gerek olmadığının haritanın kullanılması nedeniyle açık olduğunu, davalının anahtar teslim sözleşme yapması ile müvekkilinin çizdiği haritanın bedelinin ödenmemesi arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, yapı kullanma izin belgesi alınması için belediyeye sunulan haritanın yazılı delil sayılması gerektiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, kullanılan ve bedeli ödenmeyen bir harita varken müvekkili ile ilgisi olmayan sözleşmeye dayanılarak dava dışı şirketin sözleşmeye uyup uymadığına da bakılmadan davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmedeki imza ve kaşenin müvekkilinin yanında atılmadığını, imzaların tamamlandığının söylendiğini, müvekkilinin imza ve kaşenin doğru olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin çizdiği haritanın davalı tarafından kullanıldığını, sözleşme bulunması dahi haritadan fayda elde ettiği için davalının bedeli ödemesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararınının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosyaya sunulan harita çizimine ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilmiş ve davalı arsa sahibinin dava dışı şirketle anahtar teslim şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, davaya konu işlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında kaldığı, bu nedenle davalının davacıya karşı haksız zenginleştiğinden sözedilemeyeceği belirtilerek dava reddedilmiştir. Taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen sözleşme mahkemenin de kabulünde olduğu üzere geçersiz ise de, davacının yaptığını bildirdiği haritanın davalı tarafça belediyeye sunulduğunun ve bu haritaya göre işlem yapıldığının anlaşılması halinde davalının işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelini ödemesi gereklidir. Bu durumda, dava konusu inşaata ait belediye işlem dosyası getirtilerek, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, davacı tarafın çizdiği bir harita bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapıldığı anlaşılan haritanın belediye işlem dosyasına davalı kooperatifçe sunulup sunulmadığı, sunulmuş ise bu haritanın kullanılarak işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bu harita ile işlem yapıldığının böylece haritadan faydalanıldığının anlaşılması durumunda, yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplatılarak hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 gün ve 2023/310 Esas 2024/637 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 07/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır