Ceza Genel Kurulu 2016/639 E. , 2017/339 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 06.11.2014 Sayısı : 75-477 Sanık ...'nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5 ve 5237 sayılı TCK'nun 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı TCK'nun 265/1-4 ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 53, 58/9,…
**Ceza Genel Kurulu 2016/639 E. , 2017/339 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 06.11.2014 Sayısı : 75-477 Sanık ...'nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5 ve 5237 sayılı TCK'nun 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı TCK'nun 265/1-4 ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 53, 58/9, 54 ve 63. maddeleri gereğince hak yoksunluğuna, mahsuba, müsadereye ve her iki suçtan hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2014 gün ve 75-477 sayılı hükümlerin, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesince 28.09.2015 gün ve 5425-2734 sayı ile; “Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri 'doğrudan doğruyalık-vasıtasızlıktır.' Bu nedenle CMK'nun 193/1. maddesinde 'sanık olmaksızın yargılama olmaz' genel kuralına yer verildikten sonra istisnalar aynı Kanunun 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorguya çekilebilecektir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma yöntemi CMK'nun 196/4. maddesi hükmüne göre mümkün kılınmıştır. Somut olaydaki hukuki sorun, sanığın görüntülü ve sesli iletişim tekniğini kullanarak savunma yapmak istemediğini ısrarla beyan ederek duruşmada hazır bulunma isteği karşısında, bu sistemle savunma alınması durumunda, savunma hakkının kısıtlanarak 'adil yargılanma' ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, duruşmada hazır bulundurulması sadece ödev değil aynı zamanda bir haktır. (Y.C.G.K. 10.06.2008, 9-148/169 s.k.) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesine göre; Cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması hakları güvence altına almıştır. Duruşmada hazır bulunmaksızın bu hakları nasıl kullanabileceğinin anlaşılması zordur. (Colozza v. İtalya, 12 Şubat 1985) Adil bir ceza yargılaması sürecinin oluşumunda sanığın mahkeme nezdinde hazır bulunmasının büyük önemi bulunmaktadır. (Lala v. Hollanda 22 Eylül 1994) Bunun sebebi hem 'adil yargılanma hakkı'nın mevcudiyeti hem de beyanların doğruluğunun anlaşılması ve mağdur ile tanıkların beyanlarıyla karşılaştırılmasıdır. (Sedoviç v. İtalya) Temyiz aşamasında davalının duruşma salonunda şahsen hazır bulunması ilk derece mahkemesinde görülmekte olan duruşmalarda hazır bulunmasına nispeten daha az önem arzetmektedir. (Kamasinsıki v. Avusturya, 19 Aralık 1989)