Başvuru, şüpheli ölüm olayının etkili soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, şüpheli ölüm olayının etkili soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Dargeçit ilçe merkezinde PKK mensuplarınca açılan hendekleri kapatmak, barikatları kaldırmak ve BTÖ mensuplarını tespit etmek ve yakalamak maksadıyla Dargeçit Kaymakamlığı tarafından ilan edilen üç gün süreli sokağa çıkma yasağı sırasında kolluk kuvvetlerince 12/10/2015 tarihinde, bir BTÖ mensubuna ait olduğu değerlendirilen ve daha sonra başvurucunun kardeşi İ.ye ait olduğu tespit edilen erkek cesedi bulunmuş ve olayın Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesiyle soruşturma başlatılmıştır. Cumhuriyet savcısı ve sağlık ekiplerince aynı tarihte olay yerinde yapılan ölü muayene işleminin ardından söz konusu ceset otopsi işlemleri için Mardin Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilmiştir. Ölü muayene ve otopsi işlemleri sonucunda, cesedin sol boyun bölgesinden ve bitişik atış mesafesinden giren mermi çekirdeğinin kafanın sol üst yan bölgesinden çıktığı ve ölümün bu yara nedeniyle gerçekleştiği tespit edilmiştir. Cumhuriyet savcısının talimatıyla 12/10/2015 tarihinde yapılan olay yeri incelemesinde; yolun sol tarafındaki üzüm bağı içinde bulunan cesedin ayak uç kısmında şarjörü takılı, emniyeti açık ve atım yatağında fişek olan bir adet Kaleşnikof marka tüfek olduğu, bu tüfeğe takılı olan şarjörün içinde 26 adet, sol kemerinin altındaki şarjörün içinde 8 adet, cesedin altında bulunan şarjörün içinde ise 30 adet 7,62x39 mm çaplı fişek, çevresinde ve altında aynı çapta 32 adet kovan, üzerindeki kemere bağlı kılıf içinde dürbün, sağ koltuk altında içinde birtakım eldiven, fener gibi malzemelerle birlikte çakmak gazı doldurma tüpüne şeffaf bant ile yapıştırılmış fitilden oluşan el yapımı patlayıcı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca cesedin bulunduğu üzüm bağı içinde ve cesedin civarında yaklaşık 5 adet roket patlama noktası, roket mühimmatı metal parçaları ve birçok mermi kovanı tespit edilmiştir. 12/10/2015 tarihinde düzenlenen Fiziki İnceleme ve İmha Tutanağı'na göre, ele geçen çakmak gazı doldurma tüpüne şeffaf bant ile yapıştırılmış fitilden oluşan el yapımı bombanın imha esnasında emsallerine eş değerde patladığı ve canlılar üzerinde öldürücü veya yaralayıcı, cansızlar üzerinde ise yakıcı ve tahrip edici nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmalarda kamera olmadığı tespit edilmiş ve olay yeri çeşitli açılardan fotoğraf ve kamera kaydına alınmıştır. Olay yerinden elde edilen bulgular ve özellikle tüfeğin üzerinde mukayeseye elverişli vücut izinin olmadığı, cesetten alınan parmak izlerine kolluğun kayıtlarında rastlanmadığı tespit edilmiştir. Kriminal incelemeler sonucunda olay yerinde bulunan 32 adet kovanın cesedin yanında ele geçen tüfekten atıldığı, cesede ait sağ el ve yüz svaplarının üzerinde ve cesetten alınan gömlek üzerinde atış artıklarının bulunduğu saptanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunca (ATK) düzenlenen 25/6/2016 tarihli raporda; olay yeri inceleme bulguları, ölenin anatomik yapısı, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının lokalizasyonu, traje özellikleri, atış mesafesi, ele geçen tüfeğin fiziki incelemesi, ölenin bulunduğu ortamın özellikleri ve el svap örneklerinde atış artığı incelemesi sonuçları, ölüme neden olabilecek başka bir travmanın olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde ölüme neden olan atışın ölenin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmiştir. Ölenin ağabeyi olan başvurucu 11/1/2016 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadede, İstanbul'da yaşadığını ancak ne zaman Dargeçit'e geldiğini bilmediği kardeşinin örgüte üye olup olmadığından ve nasıl öldüğünden haberdar olmadığını söylemiş; olayla ilgili bilgi sahibi olmadığı için şikâyetçi olmadığını belirterek olayın nasıl meydana geldiğinin tespit edilmesini istemiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 19/7/2016 tarihinde, BTÖ mensubu olduğu anlaşılan İ.nin intihar etmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara vekili aracılığıyla itiraz eden başvurucu, kardeşinin ölümüyle ilgili etkili bir soruşturma yapılmadığını belirtmiş ancak itiraz, Midyat Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/1/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu bu kararının tebliğinden sonra 13/2/2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-