4. Hukuk Dairesi 2025/8343 E. , 2025/17242 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/496 Değişik İş, 2025/470 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2025-869 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/30855 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tet…
4. Hukuk Dairesi 2025/8343 E. , 2025/17242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/496 Değişik İş, 2025/470 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2025-869 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/30855 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü davacı ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 24.09.2020 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacının %9 oranında malul kaldığını, davalının 08.03.2021 tarihli başvuruya istinaden 40.338,76 TL ödeme yaptığını ancak yeterli olmadığını, bu nedenle davalıya 06.09.2021 tarihli dilekçe ile müracaat ederek bakiye tazminat isteminde bulunduklarını ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 127.781,01 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın 2021 E. 201505 sayılı başvuru ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu ve her iki başvurunun birleştirilmesini talep ettiklerini, davacıya 40.338,76 TL ödeme yaptıklarını, sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, usulüne uygun sağlık raporu ve son üç aya ilişkin gelir belgesi ibraz edilmediğini, davacının ibraz ettiği sağlık raporunun yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilmediğini bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı için Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvuru yapıp yapmadığının dosyadan anlaşılamadığını, zira yapılan ödemelerin rücu edilmesi gerektiğini, kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, koruyucu tertibat kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesini, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması ve yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihi itibari ile geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ortopedi kaynaklı yaralanmalarda iyileşme süresinin 1 yıl olarak öngörüldüğü ancak davacının ibraz ettiği raporun 8 ay 22 gün sonra tanzim edildiği, davalıya başvuru sırasında geçerli bir sağlık kurulu raporu ibraz edilmesi gerektiği bunun özel bir dava şartı olduğu, somut olayda davacının başvuru şartını yerine getirmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114 üncü maddesinde dava şartlarının sayıldığı, 114/2 nci maddesinde ise dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır denerek özel dava şartlarına atıf yapıldığı, başvuranın dava şartını yerine getirmediği, maluliyetin tahkim yargılaması sırasında tespitinin yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ İtiraz Hakem Heyeti 06.05.2022 tarihli ve 2022/İHK-21427 Karar sayılı kararıyla; davacının arazının uyluk ve ayakta olduğu, olay tarihinde meri olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve bizzat davacının muayenesine ve tıbbi evrak tetkikine dayalı, illiyet bağının tespit edildiği ... Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından kazadan yaklaşık 10,5 ay sonra ve raporda belirtilen iki aylık iyileşme süresinin bitiminden sonra düzenlenmiş kesin maluliyet belirtir raporun hükme esas alınabileceği kanaatine varıldığı ve davacının talep edebileceği tazminat tutarının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 22.04.2022 tarihli raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre %75 kusur oranı üzerinden 126.757,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, raporun taraflara tebliğ edildiği, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının talebini ıslah ettiği gerekçesi ile davacının itirazının kabulü ile talebin kabulüne, 127.781,01 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1-İtiraz Hakem Heyeti Kararına süresi içinde davacı ve davalı vekilinin tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 2- Dairenin 15.05.2024 tarih, 2022/9342 Esas, 2024/4781 Karar sayılı kararı ile "1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı başvuru dilekçesi ile %9 oranında malul kaldığını beyan ederek bakiye tazminat talebinde bulunulmuş olmasına, karara esas alınan maluliyet raporunda 1 yıllık bekleme süresine riayet edilmemiş ise de, davacı %9 maluliyet oranı ile kendisini bağlamış ve artan maluliyet iddiasında da bulunmamış ve bakiye alacak istemide %9 oranı üzerinden talep edilmiş olduğundan, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da %9 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmuş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 24.09.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır." denilerek bozma kararı verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya ibraz edilen İzmir .... Üniversitesi .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının %17 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği, söz konusu rapor usule uygun olmakla birlikte hükme esas alınan rapordan daha fazla oran ihtiva etmesi nedeni ile aleyhe bozma yasağı gereği yeniden tazminat hesaplaması yapılmadığı, davacı lehine maktu vekalet ücreti verilmesine karar verildiği gerekçesi ile davacının itirazının kabulü ile talebin kabulüne, 127.781,01 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur oranlarına itiraz ettiklerini, hesaplamaya yönteminin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam oranda vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.09.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, bozma kararından sonra alınan maluliyet raporu ile davacının %17 oranında malul kaldığının belirlenmiş olmasına, aleyhe bozma yasağı gereği %9 oranına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiş olmasına göre davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.