9. Ceza Dairesi 2021/9363 E. , 2023/6570 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/44 E., 2015/171 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e…
**9. Ceza Dairesi 2021/9363 E. , 2023/6570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/44 E., 2015/171 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası ve son fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2019 tarih 2015/361543 sayılı Tebliğnamesiyle dosya bozma istemiyle Başkanlığımıza gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sübutun gerçekleşmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraat istemine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR "Sanık ...'in mağdure ... ...'ın teyzesinin oğlu olduğu, orta öğrenimine devam etmek için 2001 yılı ile 2004 yılı arasında mağdur ... ...'ın ailesinin yaşadığı evine geldiği, 3 yıl süreyle bu evde kaldığı, kaldığı süre zarfında evde kimse olmadığı zamanlarda; ilki 2001 yılında mağdur ... 8-9 yaşlarında sanık ... de 13-14 yaşlarındayken ve evde kimse olmadığı bir anda mağdur uyurken elbisesini çıkardığı, daha sonra kendisinin soyunup geldiği, bu esnada annesi müşteki ... ...'ın her ikisi de çıplak vaziyette iken gördüğü ve bunu aşamalarda beyan ettiği; Sanığın ... Meslek Yüksek Okulunda başladığı dönemde zaman zaman mağdurun annesi müşteki ... ...'ın evine ziyarete geldiği, bu süreçte net olarak tespit edilemeyen bir günde eve geldiğinde gece evde ayrı bir odada kaldığı sırada su içmek için kalkan mağdur ... ...'ı zorla kolundan tutarak ve ağzını kapatarak odasına götürdüğü, mağdurun korktuğundan sesini çıkartamadığı, mağdurun elbisesini soyarak ve vücudunu mağdurun vücuduna bastırarak anal yoldan zorla cinsel ilişkide bulunduğu ve dışarıya boşaldığı, mağdurun canının acıdığını beyan ettiği, sanığın tehdidi nedeniyle, gerekse utandığından mağdurun şikayette bulunamadığı, Devam eden süreçte 2005 yılı Eylül - Ekim aylarında müşteki ... ... annesi ile birlikte sanık ...'in annesinin evine gittiklerinde müşteki ve sanığın annelerinin teravih namazı için evden çıktıklarında, sanık ... müştekiye yenidoğan hayvanlara bakma bahanesiyle ahıra inmesini sağladığı, burada zorla mağdurun elbiselerini çıkararak yine arkadan anal yoldan zorla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın tehdidi nedeniyle, gerekse utandığından mağdurun şikayette bulunamadığı, Sakarya Cumhuriyet Savcılığı'nca bir başka suça ilişkin olarak yapılan soruşturma sırasında mağdurun bu olaylara yönelik de açıklamalarda bulunduğu, Mağdur ... ...'ın gerek şüpheli ...'e gerekse diğer aile efradına iffetini ortaya koyarak iftira etmesini gerektirecek düzeyde husumet ve anlaşmazlık tespit edilemediği, mağdurun tutarlı şekilde oluşan olayları aşamalarda anlattığı ve sonradan bu beyanlarından dönmediği, ATK 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.11.2013 gün 5284 sayılı raporu ile ATK Genel Kurulunun 05.02.2015 gün 203 sayılı raporunda belirtildiği üzere mağdurun yaşamış olduğu olayların etkisiyle ruh sağlığının bozulmuş olduğu, Sanık ...'in eylem tarihlerinde suça sürüklenen çocuk (SSÇ) konumunda olduğu, son eylem tarihi olan 2005 Eylül ve Ekim Ayı itibari ile 15-18 yaş aralığında bulunduğu, gerçekleşen son eylemin 5237 Sayılı yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde vuku bulduğu, SSÇ ...'in isnat olunan '15 Yaşını Tamamlamamış Olan Çocuğa Karşı Cebirle Vücuda Organ Sokarak Zincirleme Şekilde Nitelikli Cinsel İstismar' suçunu işlediği; dinlenilen savunma ile katılan mağdurun anlatımı, katılan vekilinin savı ile tanık ifadeleri ve mağdurun ruh sağlığının bozulduğunu ortaya koyan ATK 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22/11/2013 gün 5284 sayılı raporu ile ATK Genel Kurulunun 05.02.2015 gün 203 sayılı raporu ile mağdur ve sanığın okul bilgilerine ilişkin yazılar ve katılan mağdur hakkında düzenlenen psikolog bilirkişi raporu ile mağdurun yaşını ortaya koyan nüfus kaydından sübuta erdiğinden ...nun 61/1 maddesi uyarınca SSÇ'nin suçu işleyiş biçimi ve özelliği ile saik ve sebebi ile suçun konusunun önemi ve suçun işleniş yeri ve zamanı ile oluşan sonucun ağırlığı ile SSÇ'nin suç kastının yoğunluğu ile fiil adedindeki sayısal çokluk gözetildiğinde ...nun 3/1.maddesi uyarınca fiile göre tayin olunacak olan cezanın adalet ve hakkaniyet ilkeleri dairesinde ölçülülük taşıması mülahazası da gözetilerek SSÇ'nin ıslahına imkan tanıyacak topluma yararlı bir kimse olarak kazandırılmasına sebebiyet verecek amaçlarla takdiren asgari hadde uzaklaşılarak takdiren üst hadde varılmaksızın temel ceza tayini yönüne gidilmiş; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı ...nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek 5237 sayılı yasanın 28.06.2014 tarihinde yapılan değişiklikten önceki haline göre cezanın alt sınırının 8 sene olduğu, değişiklikten sonraki haline göre cezanın alt sınırının 16 sene olduğu, değişiklik öncesi hükümlerin sanık lehine olduğu anlaşılmakla" sanık hakkında 6545 sayılı Kanun öncesi çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, mağdurenin birden fazla kişi tarafından istismar edildiğine dair iddiaları, Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin mağdurenin jinekolojik muayenesinde perine/vulva/vajen doğal, hymen annüler tarzda intakt Uterus ve overler doğal olduğunu ve mağdurenin bakire olduğunu bildirir 19.11.2012 tarih ve 139 sayılı rapor içeriği; Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin mevcut bulgularla fiili livatayı gösteren herhangi bir patolojiye saptanmadığını bildirir 02.01.2013 tarih ve 1278 Protokol sayılı raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurenin soyut beyanları dışında, sanığın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2013/44 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.