Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalılar arasında "..." markasının kullanımını konu alan 22/01/2016 tarihli franchise/marka lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin üçüncü maddesi uyarınca... markasının kullanılması ve davalı şirketin kendi bağımsız ticari faaliyetlerini sürdürmesinin öngörüldüğünü, müvekkilinin sözleşmenin dördüncü maddesinde kendisine yüklenen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi ... ile davalı ... arasında 30/11/2016 tarihinde ödünç sözleşmesi imzalandığını ve 200.000,00 TL ödünç verildiğini, bu durumun müvekkilinin iyiniyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında sözleşmeden kaynaklanan tenimatların verilmemesi üzerine ek protokol düzenlendiğini, bu protokole göre davalıların ana sözleşmedeki yükümlülüklerinden olan cezai şartın ifası için 1.000.000,00 EURO'nun protokol tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 4 milyon TL tutarında bir teminat çeki verme yükümlülüğü altına girdiklerini, davalıların bu çeki keşide ettiğini, davalıların öğretmen ve personelin ücretlerini aksattığını, SGK borçlarını ödemediğini, ihtarname çekilerek uyarıldığını, ancak işlerin daha da kötüye gittiğini, bilgeadam markasının bu durumdan zarar gördüğünü, okula haciz geldiğini, daha sonra 08/01/2018 tarihli ihtarname ile marka kullanım lisans sözleşmesinin feshedildiğini, 07/01/2018 tarihinde ise bilgeadam ibaresi içeren tabela ve logoların söküldüğünü, konunun TBMM gündemine de taşındığını, davalı şirketin ve davalı ortakların borca batık olduklarını, davalı şirketin okula haciz geldiğini, araç ve gereçlerin de haczedildiğini, durumun medyaya da yansıdığını belirterek, franchise sözleşmesinden kaynaklanan ve tarafların da yazılı olarak mutabık kaldıkları cezai şartın en yüksek mevduat faizi de uygulanmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL tutarındaki kısmın müvekkiline ödenmesine, ayrıca davalı şirketin ve davalı ortakların mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.